DMK Madde 196
(1) (Mülga: 2/12/1993 – 3920/2 md.)
Açıklama
DMK Madde 196, ‘Ödeme usulü ve mahrumiyet yeri derecesi’ kenar başlığını taşıyan, fakat 2/12/1993 tarihli ve 3920 sayılı Kanun’la mülga edilmiş bir hükümdür. Bu madde, kalkınmada öncelikli ve mahrumiyet sayılan yerlerde görev yapan memurlara yapılacak ödemelerin usulünü ve görev yerinin derecesini düzenleyen bir sisteme aitti. Söz konusu rejimin yürürlükten kaldırılmasıyla birlikte, mahrumiyet yeri ödeneği uygulaması bu madde üzerinden sona ermiş ve memurların görev yerine bağlı mali haklarının düzenlendiği farklı mekanizmalara geçilmiştir. Bugün maddenin kenar başlığı, yalnızca terk edilmiş bir ödeme rejiminin tarihsel izini taşır ve kanun metnindeki madde numarası sürekliliğini korumak için yerinde bırakılmıştır.
Mülga olması nedeniyle bu hükme dayanarak herhangi bir ödeme yapılması ya da idari işlem tesis edilmesi mümkün değildir. Mahrumiyet yeri ve görev yerine bağlı tazminat benzeri uygulamalar, sonraki yıllarda farklı kanun ve düzenlemelerle yeniden şekillendirilmiş; özellikle yan ödeme, özel hizmet tazminatı ve mahrumiyet bölgeleri için öngörülen ek mali kalemler bu alanı kısmen kapsamıştır. Dolayısıyla zorlu görev yerlerinde çalışan memurların mali hakları, DMK Madde 196 yerine yürürlükteki tazminat ve ödenek mevzuatına ve bunlara dayanan Cumhurbaşkanı kararlarına göre belirlenir. İdare, artık var olmayan bu kurala dayanarak ne bir hak tanıyabilir ne de bir yükümlülük yükleyebilir; aksi hâlde tesis edilen işlem dayanaktan yoksun kalır.
Mülga bir hükmün pratik sonucu, kendisine bağlanacak güncel bir hak ya da yükümlülüğün bulunmamasıdır. Bir uyuşmazlıkta memur, mahrumiyet yeri ödemesi talebini bu yürürlükten kalkmış madde üzerinden ileri süremez; idari yargı da bu hükmü uygulamaz, talebi güncel mevzuat çerçevesinde inceler. Örneğin mahrumiyet sayılan bir ilçede görev yapan memurun ek mali hak talebi, DMK Madde 196’ya değil, görev yerine bağlı yürürlükteki tazminat düzenlemelerine göre değerlendirilir ve sonuçlandırılır. Danıştay uygulamasında mülga hükümlere dayanan istemler reddedilmekte, uyuşmazlık güncel kurallara göre çözülmektedir. Mülga maddenin metinde korunması, kanunun geçirdiği evrimi ve mahrumiyet yeri ödeme sisteminin nasıl terk edilip yeni düzenlemelere devredildiğini gösteren bir kayıt değeri taşımaktan öteye gitmez.
