TBK ▸ Madde 147

TBK 147. Madde

I. Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır:

1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler.

2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri.

3. Küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar.

4. Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar.

5. Vekâlet, komisyon ve acentalık sözleşmelerinden, ticari simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar.

6. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.

TBK 147. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesini kısmen karşılamaktadır.

Tasarının tek fıkraya bağlı altı bentten oluşan 146 ncı maddesinde, beş yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı hâller düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Beş senelik müruruzaman” şeklindeki ibare, Tasarıda “II. Beş yıllık zamanaşımı” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (1) numaralı bendinde kullanılan “Alelumum kiralar” ibaresi, Tasarıda “Kira bedelleri” şeklinde; maddenin aynı bendinde kullanılan “muayyen zamanlarda meşrut aidat” şeklindeki ibare ise, Tasarıda “…ücret gibi diğer dönemsel edimler” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (2) numaralı bendi, Tasarıda “2. Otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedelleri” şeklinde değiştirilmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (3) numaralı bendi, Tasarıda “3. Küçük sanat işleri ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacaklar” şeklinde kaleme alınmış; aynı maddenin (3) numaralı bendinde kullanılan “noterlerin meslekî hizmetleri karşılığı, başkalarının maiyetinde çalışan veya müstahdemi olan kimselerin, hizmetçilerin, yevmiyecilerin ve işçilerin ücretleri hakkındaki davalar” şeklindeki ibareler, Tasarı metnine alınmamıştır. Gerçekten, kamu hizmeti yapmakta olan noterlerin, meslekî hizmetleri karşılığında hak ettikleri ücretleri, 1512 sayılı Noterlik Kanunu hükümleri çerçevesinde, genellikle peşin olarak tahsil edip ödeme makbuzlarını düzenledikleri göz önünde tutulursa, özel hukuk hükümlerine tâbi gerçek ve tüzel kişilerin, birbirlerinden olan alacakları için öngörülen zamanaşımı süresine ilişkin maddede, noter ücretlerinin zamanaşımının düzenlenmesi gereksiz görülmüştür. Hizmet sözleşmesi hükümlerine göre çalışanların “dönemsel edimler” niteliğindeki ücret alacakları, Tasarının 146 ncı maddesinin (1) numaralı bendinin kapsamına girdiği için, (3) numaralı bendinde yeniden düzenlenmemiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde düzenlenen hâller, Tasarının 146 ncı maddesinin (4), (5) ve (6) numaralı bentlerinde ayrı ayrı düzenlenmiştir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde kullanılan “ticarî olsun olmasın, bir şirket akdine dayanan ve ortaklar arasında veya şirketle ortaklar arasında açılmış bulunan bütün davalar ile bir şirketin müdürleri, temsilcileri, murakıplarıyla şirket veya ortaklar arasındaki dâvalar” şeklindeki ibare, Tasarının 146 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde “Bir ortaklıkta, ortaklık sözleşmesinden doğan ve ortakların birbirleri veya kendileri ile ortaklık arasındaki; bir ortaklığın müdürleri, temsilcileri, denetçileri ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (5) numaralı bendinde kullanılan “vekâlet akdinden, komisyon acentelik mukavelesinden, ticarî tellaklık ücreti davası hariç, tellallık akdinden doğan bütün davalar” şeklindeki ibare, Tasarının 146 ncı maddesinin (5) numaralı bendinde “Vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden, ticarî simsarlık ücreti alacağı dışında, simsarlık sözleşmesinden doğan alacaklar” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde kullanılan “müteahhidin kasıt veya ağır kusuru ile akdi hiç veya gereği gibi yerine getirmemiş ve bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar hariç olmak üzere, istisna akdinden doğan bütün davalar” şeklindeki ibare de, Tasarının 146 ncı maddesinin (6) numaralı bendinde “Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi dışında, eser sözleşmesinden doğan alacaklar.” şekline dönüştürülmüştür. Bu hüküm uyarınca, yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla (yani kasten ya da ağır ihmaliyle) hiç ya da gereği gibi ifa etmemesi durumunda, eserin taşınır veya taşınmaz eser niteliğine bakılmaksızın, sözleşmeden doğan alacaklar, Tasarının 145 inci maddesinde öngörülen on yıllık genel zamanaşımına tâbi olacaktır.

818 sayılı Borçlar Kanununun 126 ncı maddesinin (4) numaralı bendinde söz konusu edilen “bilhassa ayıplı malzeme kullanmış veya ayıplı bir iş meydana getirmiş olması sebebiyle açılacak davalar”ın tâbi olduğu zamanaşımı, Tasarının 478 inci maddesinde yeniden düzenlendiği için, (6) numaralı bende alınmamıştır.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 147. maddesi, on yıllık genel zamanaşımından ayrılan ve beş yıllık daha kısa zamanaşımı süresine tâbi olan alacak türlerini düzenleyen özel hükümdür. Bu madde, belirli alacakların niteliği ve pratiği gereği daha kısa sürede zamanaşımına uğramasını öngörerek, tarafların alacak ilişkilerini makul sürede sonuçlandırmalarını teşvik etmektedir. 818 sayılı Kanun’un 126. maddesini kısmen karşılamaktadır.

Maddenin birinci bendine göre kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler beş yıllık zamanaşımına tâbidir. “Dönemsel edim” kavramı, belirli zaman aralıklarında tekrarlanan edimleri ifade eder. Kira, aylık veya yıllık olarak ödenen edim niteliğinde olup beş yıllık süre her bir dönemsel edim için ayrı ayrı işler. Ana paranın faizi de dönemsel edim olup aynı süreye tâbidir; ancak ana paranın kendisi on yıllık genel süreye tâbi kalır. İşçi ücretleri de dönemsel edim kategorisinde değerlendirilir ve beş yıllık süreye tâbidir.

İkinci bent, otel, motel, pansiyon ve tatil köyü gibi yerlerdeki konaklama bedelleri ile lokanta ve benzeri yerlerdeki yeme içme bedellerini kapsar. Bu kategori, turizm ve gıda sektörünün hızlı döngülü yapısına uygun olarak kısa zamanaşımı öngörmektedir. Üçüncü bent, küçük sanat işlerinden ve küçük çapta perakende satışlardan doğan alacakları içerir. Bu hüküm, esnaf ve küçük ticaret erbabının alacaklarını kapsar; marangoz, berber, terzi gibi mesleklerden doğan alacaklar bu kategoriye girer.

Dördüncü bent, ortaklık ilişkilerinden doğan alacakları beş yıllık süreye tâbi tutar: bir ortaklıkta ortaklık sözleşmesinden doğan ortakların birbirleri veya ortaklıkla arasındaki, ortaklığın yöneticileri (müdürler, temsilciler, denetçiler) ile ortaklık veya ortaklar arasındaki alacaklar. Beşinci bent ise vekâlet, komisyon ve acentelik sözleşmelerinden ve (ticari simsarlık ücreti dışında) simsarlık sözleşmelerinden doğan alacakları kapsar. Bu kategori, ticari aracılık hizmetlerinden doğan alacakları düzenler.

Altıncı bent, eser sözleşmesinden doğan alacakları, yüklenicinin ağır kusuru dışında, beş yıllık süreye tâbi tutar. Yüklenicinin yükümlülüklerini ağır kusuruyla (kasıt veya ağır ihmal) yerine getirmemesi durumunda 10 yıllık genel süre uygulanır; bu hüküm, iş sahibini ağır ihmal karşısında koruma amacı taşır. Normal eser sözleşmelerinden doğan ücret alacakları, ayıp istemleri ise bu bentte öngörülen beş yıla tâbidir.

Doktrinde beş yıllık zamanaşımı süreleri, “alacakların hızlı tasfiyesi gerekliliği” ilkesine dayanmaktadır. Dönemsel alacaklar biriktikçe karışıklık artar; uzun süre sonra geriye dönük talep, ispat zorluğu doğurur. Turizm ve gıda sektörünün günlük hesap düzeni, bu alanlarda kısa zamanaşımı gerektirir. Ortaklık ilişkilerinde ise defterlerin düzenli tutulması ve alacakların zamanında talep edilmesi beklenir.

Yargıtay kararları, beş yıllık zamanaşımının her dönemsel edim için ayrı başlayacağını vurgulamaktadır. Örneğin 2015 Ocak kirası için zamanaşımı 2020 Ocak’ta, 2015 Şubat kirası için 2020 Şubat’ta biter. Uygulamada kira uyuşmazlıklarında, işçi ücret davalarında, otel-restoran alacaklarında, esnaf alacaklarında, vekalet ücret davalarında bu madde kritik rol oynar. Kiralayanların kirayı düzenli takip etmemesi ve beş yıldan eski kiraları kaybetmesi, uygulamada sık karşılaşılan bir durumdur.