TBK ▸ Madde 162

TBK 162. Madde

I. Birden çok borçludan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse, müteselsil borçluluk doğar.

II. Böyle bir bildirim yoksa, müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar.

TBK 162. Madde Gerekçesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 141 inci maddesini karşılamaktadır.

Tasarının iki fıkradan oluşan 161 inci maddesinde, müteselsil borçluluğun doğuşu düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 141 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “A. Borçlular Arasında Teselsül / I. Şartları” şeklindeki ibareler, Tasarıda “A. Müteselsil borçluluk / I. Doğuşu” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 162. maddesi, müteselsil borçluluğun nasıl doğduğunu düzenleyen temel hükümdür. Müteselsil borçluluk, birden fazla borçlunun aynı borçtan tam olarak sorumlu olduğu ve alacaklının herhangi birine tam ödeme için başvurabileceği özel bir borç ilişkisi türüdür. Bu madde, bu önemli kurumun kaynağını düzenlemektedir. 818 sayılı Kanun’un 141. maddesini karşılamaktadır.

Maddenin birinci fıkrasına göre birden çok borçludan her biri alacaklıya karşı borcun tamamından sorumlu olmayı kabul ettiğini bildirirse müteselsil borçluluk doğar. Bu hüküm, müteselsil borçluluğun sözleşmesel kaynağını düzenler. Borçluların açık ve iradi beyanıyla, her birinin alacaklıya karşı borcun tamamını ödeme yükümlülüğü altına girdiği bir ilişki kurulur. Bu beyan yazılı veya sözlü olabilir; önemli olan iradenin net biçimde ortaya konmasıdır. Uygulamada genellikle sözleşmeye "müteselsil borçlu olarak" veya "birlikte ve müteselsilen" ibareleri eklenerek bu irade yansıtılır.

Müteselsil borçluluğun sözleşmesel kaynağı, tarafların özgür iradesine dayanır. Birden fazla kişinin birlikte borç altına girmesi her zaman müteselsil sorumluluk doğurmaz; sadece müteselsil olma yönünde açık bir beyan olduğunda bu sonuca varılır. Aksi hâlde her borçlu, kendi payından sorumlu olan "kısmî borçluluk" ortaya çıkar. Örneğin üç kişi 300 bin TL borçlanmışsa ve müteselsil olmayı bildirmemişlerse, her biri sadece 100 bin TL’lik payından sorumludur.

İkinci fıkra, müteselsil borçluluğun ikinci bir kaynağını düzenler: böyle bir bildirim yoksa müteselsil borçluluk ancak kanunda öngörülen hâllerde doğar. Bu hüküm, kanuni müteselsil borçluluk kategorisini düzenler. Türk hukukunda belirli durumlar için müteselsil sorumluluk doğrudan kanun tarafından öngörülmüştür. Örneğin Türk Ticaret Kanunu’nda bono, çek ve poliçe imzalayanlar müteselsilen sorumludur; şirket ortaklarının bazı durumlarda müteselsil sorumluluğu; haksız fiilde birden fazla failin müteselsil sorumluluğu; ortaklık borçlarından ortakların müteselsil sorumluluğu gibi.

Bu ikili kaynak yaklaşımı, müteselsil borçluluğun istisnai bir nitelik taşıdığını gösterir. Kural olarak birden fazla borçlu arasında kısmî sorumluluk esastır; müteselsil sorumluluk ancak açık sözleşme veya kanun hükmü ile doğar. Bu yaklaşım, borçluları gereksiz yere ağırlaştırılmış sorumluluğa maruz bırakmamak için önemlidir.

Doktrinde müteselsil borçluluk, "tek borçlu kütlesi" mantığı etrafında değerlendirilmektedir. Borçluların sayısı artsa da alacaklı açısından sanki tek bir borçluyla muhatap gibidir ve istediğinden tam ödeme alabilir. Yargıtay kararları, sözleşmesel müteselsil borçluluğun doğması için iradenin açıklığını aramakta; tereddütlü durumlarda kısmî sorumluluğun esas alınmasını öngörmektedir.

Uygulamada müteselsil borçluluk, banka kredilerinde (kredi alan ve kefiller), ortaklık borçlarında, ticari senetlerde, aile şirketlerinin borçlarında, inşaat sektöründe yapısal olarak kullanılır. Bankalar, kredi sözleşmelerinde müteselsil kefalet alarak alacaklarını güvence altına alır. Kira sözleşmelerinde birden fazla kiracı varsa genellikle müteselsil olarak sorumlu tutulur. Bu düzenleme, alacak güvenliğini artıran ve ekonomik ilişkileri kolaylaştıran temel bir kurumdur.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-162/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık