TMK 313. Madde
(1) (Değişik birinci cümle: 3/7/2005-5399/1 md.) Evlât edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle ergin veya kısıtlı aşağıdaki hâllerde evlât edinilebilir:
1. Bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli olarak yardıma muhtaç ve evlât edinen tarafından en az beş yıldan beri bakılıp gözetilmekte ise,
2. Evlât edinen tarafından, küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş ise,
3. Diğer haklı sebepler mevcut ve evlât edinilen, en az beş yıldan beri evlât edinen ile aile hâlinde birlikte yaşamakta ise.
(2) Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlât edinilebilir.
(3) Bunlar dışında küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin hükümler kıyas yoluyla uygulanır.
TMK 313. Madde Gerekçesi
Erginlerin ve kısıtlıların evlât edinilmesi koşullarınıdüzenleyen bu madde, İsviçre Medenî Kanununun 266 ncımaddesinden alınmıştır. Üçbentten oluşan birinci fıkrada, erginlerin ve ya kısıtlıların hangi hâllerde evlât edinilebilecekleri, alternatif şartlar olarak, ancak sınırlayıcıbir şekilde sayılmaktadır. Üçalternatif hâlde de geçerli olan ortak koşul, fıkranın ilk cümlesine göre, evlât edinenin altsoyunun bulunmamasıdır. Yürürlükteki Kanunun 253 üncümaddesinde ise, altso ya sahip olm ama koşulu hem erginlerin hem de küçüklerin evlât edinilmesinde aranmaktadır. Fıkranın (3) numaralıbendindeki “Diğer haklısebepler mevcut… ise” deyimi, “yukarıda sayılanlardan başka haklısebepler mevcut ise…” anlamındadır. İkinci fıkrada, evli kişinin ancak eşinin rızasıyla evlât edinilebileceği hükme bağlanmakta ve son fıkrada ise, bu maddede getirilen ayrık kurallar dışında, küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin hükümlerin kıyas yoluyla, ergin ve kısıtlıların evlât edinilmesinde de uygulanacağıaçıklanmaktadır.
Açıklama
TMK Madde 313, kural olarak küçüklere özgülenmiş olan evlât edinme kurumunun, hangi sınırlı koşullarda erginleri ve kısıtlıları da kapsayabileceğini düzenler. Hüküm, 5399 sayılı Kanunla değiştirilen birinci cümlesiyle, ergin veya kısıtlı kişinin evlât edinilebilmesini her hâlde evlât edinenin altsoyunun açık muvafakatine bağlamıştır; gerekçede de vurgulandığı üzere İsviçre Medenî Kanununun 266. maddesinden alınmış olan düzenleme, üç alternatif hâli sınırlayıcı biçimde saymaktadır. Maddenin son fıkrası, küçüklerin evlât edinilmesine ilişkin TMK 305-312 hükümlerinin kıyas yoluyla uygulanacağını öngördüğünden, ergin evlât edinme bağımsız bir kurum değil, küçük evlât edinmenin ayrık kurallarla genişletilmiş hâlidir. Erginin evli olması durumunda eşinin rızası da aranır.
Uygulamada erginin evlât edinilebilmesi için sayılan üç durumdan birinin gerçekleşmesi şarttır: bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli yardıma muhtaç olup en az beş yıldır bakılıp gözetilmesi, küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp eğitilmiş olması ya da diğer haklı sebeplerin varlığıyla birlikte en az beş yıldır aile hâlinde birlikte yaşanması. Bu beş yıllık süreler, kurumun istismarını önleyen ve fiilî bir bağın varlığını kanıtlayan asgari koşullardır. Evlât edinenin altsoyunun açık muvafakati, sözlü beyandan ziyade duruşmada veya yazılı olarak tutanağa geçirilmesi gereken bir irade açıklamasıdır. Evli kişi yönünden eşin rızası, evlât edinilenin yeni soybağının aile bütünlüğünü etkilemesi nedeniyle zorunlu kılınmıştır.
Sayılan koşullardan biri gerçekleşmeden ya da altsoyun muvafakati alınmadan kurulan evlâtlık ilişkisi, esasa ilişkin eksiklik taşıdığından TMK 318 uyarınca iptal davasına konu olabilir; hâkim, koşulların oluşmadığını saptarsa istemi reddeder. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, ergin evlât edinmede beş yıllık fiilî bakım ve birlikte yaşama olgusunun tanık ve belgelerle somut biçimde ispatını aramakta, salt akrabalık ya da maddî yardımı yeterli görmemektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: çocukluğundan beri üvey annesi tarafından sekiz yıl boyunca bakılıp eğitilen, ancak resmen evlât edinilmemiş bir kişi ergin olduktan sonra, üvey annenin kendi çocuklarının açık muvafakatiyle TMK Madde 313 kapsamında evlât edinilebilir ve böylece miras dahil tüm hukukî sonuçlardan yararlanır.
