TMK 572. Madde
(1) Mirasbırakan, sağlığında bütün malvarlığını miras sözleşmesiyle atadığı mirasçıya devretmişse, bu mirasçı resmî defter düzenlenmesini isteyebilir.
(2) Mirasbırakan, malvarlığının tamamını devretmemişse veya tamamını devrettikten sonra yeni mallar edinmişse; miras sözleşmesi, aksine bir kural içermedikçe, yalnız sağlıkta devredilmiş olan malları kapsar.
(3) Mirasbırakanın sağlığında malvarlığını devretmesi hâlinde, miras sözleşmesinde başka türlü bir kural yoksa, miras sözleşmesinden doğan hak ve borçlar atanmış mirasçının mirasçılarına geçer.
TMK 572. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 514 üncümaddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre MedenîKanununun 534 üncümaddesine uygun olarak üçfıkra hâline getirilmiştir. Birinci fıkrada “mallarınıteslim eylediği mirasçı” ifadesi yerine, anlamıdaha iyi ifade etmek üzere “malvarlığınımiras sözleşmesiyle atadığımirasçıya devretmişse” ifadesi kullanılmıştır. Maddenin İsviçre MedenîKanununun 534 üncümaddenin birinci fıkrasının Fransızca metninde “resmîdefter” tutma yanında ayrıca “resmîilân” koşuluna da yer verilmiştir. Maddenin Almanca metninde ise resmîilân koşulu yoktur. Almanca metnindeki düzenleme isabetlidir. Zira İsviçre MedenîKanununun resmîdefter tutulmasıyla ilgili 560 ıncımaddesi ve devamıhükümlerinde resmîilân koşulu zaten aranmıştır. Ayrıca burada böyle bir koşula yer vermek gereksizdir.
Açıklama
TMK Madde 572, mirasbırakanın sağlığında bütün malvarlığını miras sözleşmesiyle atadığı mirasçıya devretmesi durumunu düzenlemektedir. Hüküm, miras sözleşmesini düzenleyen TMK 527 ve resmî defter tutulmasına ilişkin TMK 590 ve devamı hükümleriyle bağlantılıdır. Maddenin birinci fıkrasına göre, malvarlığını sağlığında devralan atanmış mirasçı, terekenin borç durumunu güvence altına almak amacıyla resmî defter düzenlenmesini isteyebilir. İkinci fıkra, malvarlığının tamamı devredilmemişse veya devirden sonra yeni mallar edinilmişse, miras sözleşmesinin aksine kural yoksa yalnız sağlıkta devredilen malları kapsayacağını öngörür. Üçüncü fıkra ise sözleşmeden doğan hak ve borçların atanmış mirasçının mirasçılarına geçeceğini belirtir. Gerekçede, maddenin İsviçre Medenî Kanununun 534 üncü maddesine uygun olarak üç fıkraya ayrıldığı ve mallarını teslim eylediği mirasçı ifadesinin daha açık biçimde yeniden kaleme alındığı açıklanmaktadır.
Maddenin uygulama mekanizması, sağlararası mal devri ile ölüme bağlı miras sözleşmesinin bir arada bulunduğu özel durumu çözüme bağlar. Atanmış mirasçı, malvarlığını sağlığında devraldığında, mirasbırakanın bilinmeyen borçlarına karşı kendini koruyabilmek için resmî defter tutulmasını talep edebilir; bu sayede terekenin aktif ve pasifi resmen tespit edilir. İkinci fıkradaki kapsam kuralı, devirden sonra mirasbırakanın yeni mal edinmesi halinde önem kazanır: aksine açık bir düzenleme yoksa, miras sözleşmesi yalnızca sağlığında fiilen devredilen malları kapsar, sonradan edinilen mallar genel hükümlere göre paylaşılır. Üçüncü fıkra, atanmış mirasçının mirasbırakandan önce ölmesi ihtimalini düzenleyerek, sözleşmeden doğan hak ve borçların onun kendi mirasçılarına geçeceğini kabul eder. Örneğin malvarlığını devralan atanmış mirasçı erken ölürse, sözleşmedeki haklar onun çocuklarına intikal eder; ancak miras sözleşmesinde aksi kararlaştırılmışsa bu kural uygulanmaz.
TMK Madde 572 uyarınca, atanmış mirasçının resmî defter talebi yerine getirilmezse terekenin borçlarından doğan sorumluluk kapsamı belirsiz kalır; defter düzenlenmesi, mirasçının sınırlı sorumluluk imkanından yararlanmasını sağlar. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, sağlığında malvarlığını devreden mirasbırakanla atanmış mirasçı arasındaki miras sözleşmesinin, aksi kararlaştırılmadıkça yalnızca devredilen malları kapsayacağını ve sözleşmeden doğan hakların atanmış mirasçının ölümü halinde onun mirasçılarına geçeceğini kabul etmektedir. Somut bir örnekle: yaşlı bir çiftçi, kendisine ölünceye kadar bakması karşılığında tüm tarlalarını sağlığında miras sözleşmesiyle yeğenine devretmiş, ancak sonradan bir miras yoluyla yeni bir ev edinmişse, sözleşmede aksi yazılı değilse bu ev sözleşme kapsamına girmez ve genel hükümlere göre yasal mirasçılara kalır. Yeğen, çiftçiden önce ölürse, sözleşmeden doğan haklar yeğenin çocuklarına intikal eder; sözleşmede bu konuda farklı bir hüküm varsa ona göre işlem yapılır.
