TMK 880. Madde
(1) Acele karar alınması gereken hâllerde, borçlunun veya diğer bir ilgilinin istemesi üzerine, şahsen hareket etmesi kanun hükmü gereği olup da adı veya nerede olduğu bilinmeyen alacaklıya, rehinli taşınmazın bulunduğu yer sulh hâkimi tarafından bir kayyım atanır.
TMK 880. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 795 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle yerleşim yeri, adı, soyadı ve adresi, daha başka bir anlatımla “adıve ya nerede olduğu bilinmeyen” alacaklıya, hakkında acele bir kararın alınmasıgerektiği hâllerde bir kayyım atanmasıöngörülmektedir. Bu hususta rehinli taşınmazın bulunduğu yer mahkemesi yetkili kılınmıştır.
Açıklama
TMK Madde 880, rehinli taşınmaz ilişkisinde adı veya nerede olduğu bilinmeyen alacaklının temsili için kayyım atanmasını düzenler ve mülga 743 sayılı Kanun’un 795. maddesini karşılar. Hüküm, taşınmaz üzerinde rehin hakkı bulunan, ancak kimliği, soyadı, yerleşim yeri veya bulunduğu yer belirsiz olan bir alacaklının varlığında, rehin ilişkisinin gerektirdiği acele kararların alınamaması sorununa çözüm getirir. Bu düzenleme, vesayet hukukundaki kayyımlığa ilişkin genel hükümlerle (TMK m. 426 ve devamı) bağlantılı, fakat taşınmaz rehnine özgü özel bir temsil mekanizmasıdır. Amaç, alacaklının yokluğu nedeniyle borçlunun veya diğer ilgililerin haklarının askıda kalmasını önlemektir.
Uygulama mekanizması belirli koşulların birlikte gerçekleşmesine bağlıdır. Öncelikle ortada acele karar alınmasını gerektiren bir durum bulunmalıdır; örneğin rehnin terkini, taşınmazın korunmasına ilişkin bir işlem veya sigorta tazminatına dair bir tasarruf gibi gecikmeye tahammülü olmayan bir gereksinim. İkinci olarak, alacaklının kanun hükmü gereği şahsen hareket etmesi gerekmeli, fakat adı veya nerede olduğu bilinmemelidir. Bu koşullar varsa, borçlunun veya diğer bir ilgilinin istemi üzerine, rehinli taşınmazın bulunduğu yer sulh hâkimi tarafından alacaklıya bir kayyım atanır. Yetki, gerekçede de vurgulandığı üzere rehinli taşınmazın bulunduğu yer mahkemesine bırakılmıştır; bu, işlemlerin taşınmazın bulunduğu yerde hızla yürütülmesini sağlar.
Hükmün sonucu, atanan kayyımın bulunamayan alacaklı adına gerekli işlemleri yaparak rehin ilişkisindeki tıkanıklığı gidermesidir. Kayyım, temsil ettiği alacaklının menfaatlerini gözetmekle yükümlüdür ve yalnızca acele kararın gerektirdiği çerçevede hareket eder. Bu yolla borçlu, alacaklıyı bulamadığı için örneğin borcunu ifa edip ipoteği terkin ettiremez hâle gelmekten kurtulur. Yargıtay’ın taşınmaz rehni ve kayyımlığa ilişkin içtihadı, sulh hukuk mahkemesinin yetkisini ve atamanın somut bir aciliyete dayanması gerektiğini kabul eder. Somut örnek: yıllar önce kurulmuş bir ipoteğin alacaklısı vefat etmiş, mirasçıları ve adresi tespit edilemiyorsa, borcunu ödeyip ipoteği terkin ettirmek isteyen taşınmaz maliki, taşınmazın bulunduğu yer sulh hâkiminden alacaklıya kayyım atanmasını isteyerek terkin işlemini gerçekleştirebilir.
