TMK 997. Madde
(1) Taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicili tutulur.
(2) Tapu sicili, tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri ve belgeler ile plânlardan oluşur.
(3) Sicilin örneği, nasıl tutulacağı ve yardımcı siciller Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir.
TMK 997. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 910 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde metni, kaynak Kanunun 942 nci maddesi dikkate alınarak yeniden düzenlenmiştir. Birinci fıkra, kaynak Kanunun Almanca metninde olduğu gibi, taşınmazlar üzerinde haklarıgöstermek üzere tapu sicili tutulacağınıbelirtmektedir. Yürürlükteki Kanunda yer almayan ikinci fıkra, tapu sicilinin unsurlarınıdüzenlemektedir. Kaynak Kanundan farklı olarak Ülkemizde 634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanunu uyarınca tutulan “Kat mülkiyeti kütüğü ”de bu unsurlar arasına eklenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 997, tapu sicilinin amacını ve unsurlarını düzenleyen temel başlangıç hükmüdür. Birinci fıkra, taşınmazlar üzerindeki hakları göstermek üzere tapu sicilinin tutulacağını belirterek sicilin aleniyet (kamuya açıklık) işlevini ortaya koyar; böylece taşınmaz üzerindeki mülkiyet ve sınırlı aynî haklar herkesçe görülebilir hâle gelir. İkinci fıkra, tapu sicilinin hangi unsurlardan oluştuğunu sayar: tapu kütüğü ve kat mülkiyeti kütüğü ile bunları tamamlayan yevmiye defteri, belgeler ve plânlar. Bu hüküm, kat mülkiyeti kütüğünü düzenleyen TMK m.1001, yevmiye defteri ve belgeleri düzenleyen TMK m.1002 ve plânı düzenleyen TMK m.1003 ile bir bütün oluşturur; her biri sicilin bir parçasını ayrıntılandırır.
Uygulamada bu madde, tapu sicilinin yalnızca bir kütükten ibaret olmadığını, birbirini tamamlayan birden çok unsurdan oluştuğunu ortaya koyar. Tapu kütüğü mülkiyeti ve aynî hakları, kat mülkiyeti kütüğü bağımsız bölümleri, yevmiye defteri tescil taleplerinin sırasını, belgeler işlemlerin dayanağını, plânlar ise taşınmazın sınır ve konumunu gösterir. Üçüncü fıkra uyarınca sicilin örneği, nasıl tutulacağı ve yardımcı siciller Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir; bu yetki devriyle Tapu Sicili Tüzüğü ve ilgili yönetmelikler teknik düzeni şekillendirir. Günümüzde tapu sicili büyük ölçüde elektronik ortamda (TAKBİS) tutulmakta olup, kâğıt ve dijital kayıtların bütünlüğü bu mevzuata göre sağlanır. Sicilin aleniyeti sayesinde, ilgisini ispatlayan herkes kayıtları inceleyebilir.
Hükmün sonucu, tapu sicilinin bütün unsurlarıyla birlikte taşınmaz hukukunun güven temelini oluşturmasıdır; sicile duyulan güven, TMK m.1023’teki iyiniyetli üçüncü kişinin korunması ilkesiyle pekiştirilir, sicilin yanlış tutulmasından doğan zararlar ise TMK m.1007 uyarınca Devletin sorumluluğunu doğurur. Yargıtay’ın taşınmaz davalarına bakan daireleri, bir hakkın aleniyet kazanıp kazanmadığını ve üçüncü kişilerin güven korumasından yararlanıp yararlanmayacağını değerlendirirken sicilin bu bütünsel yapısını esas alır. Somut örnek olarak, bir taşınmaz satın almak isteyen kişi tapu kütüğünü inceleyerek mülkiyet durumunu, üzerindeki ipotek ve şerhleri görebilir; TMK Madde 997 ile kurulan bu açıklık düzeni, alıcının güvenli biçimde işlem yapmasını ve hukuki belirliliğin korunmasını sağlar.
