TMK 1027. Madde
(1) İlgililerin yazılı rızaları olmadıkça, tapu memuru, tapu sicilindeki yanlışlığı ancak mahkeme kararıyla düzeltebilir.
(2) Düzeltme, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması biçiminde de olabilir.
(3) Tapu memuru, basit yazı yanlışlıklarını, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik uyarınca re’sen düzeltir.47
TMK 1027. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 935 inci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 1027 nci maddesi, tapu sicilindeki yanlışlıkların ne şekilde düzeltileceğini düzenleyen hükümdür. Tapu sicili, taşınmaz mülkiyeti ve diğer aynî hakların aleniyetini sağlayan resmî bir kayıt sistemidir; bu sicilin doğruluğuna duyulan güven, taşınmaz hukukunun temel taşıdır. Bu nedenle sicildeki bir yanlışlığın gelişigüzel değiştirilmesine izin verilmez. TMK Madde 1027, düzeltme işlemini kural olarak ilgililerin yazılı rızasına veya bunun bulunmadığı hâllerde mahkeme kararına bağlayarak, sicilin güvenilirliğini ve üçüncü kişilerin haklarını koruma altına alır. Hüküm, 1025 ve 1026 ncı maddelerle birlikte tapu sicilinin düzeltilmesine ilişkin bütünleşik bir sistem oluşturur.
Maddenin işleyişi üç farklı durumu ayırır. İlgililerin yazılı rızası varsa düzeltme doğrudan yapılabilir; rıza yoksa tapu memuru ancak mahkeme kararıyla düzeltme gerçekleştirebilir. İkinci fıkra, düzeltmenin yalnızca kaydın değiştirilmesi biçiminde değil, eski tescilin terkini ve yeni bir tescilin yapılması suretiyle de gerçekleştirilebileceğini öngörür. Üçüncü fıkra ise basit yazım yanlışlıklarını ayrı tutar: tarih, isim ya da rakam hatası gibi maddi yazım yanlışlıklarını tapu memuru, Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelik uyarınca re’sen düzeltebilir. Bu ayrım, hakkın özüne dokunan değişiklikler ile salt teknik hataların düzeltilmesini birbirinden ayırarak hem güvenliği hem de işlem ekonomisini gözetir.
Düzeltme talebinin reddi ya da yanlışlığın giderilmemesi hâlinde ilgili kişi, tapu sicilinin düzeltilmesi davası açabilir. Bu davada hâkim, kaydın gerçek hukuki duruma uygun hâle getirilmesine karar verir; ancak iyiniyetli üçüncü kişilerin yolsuz tescile dayanarak kazandıkları haklar saklı kalır. Örneğin malikin adı sicile yanlış yazılmışsa, yazım hatası niteliğindeki bu durum memurca re’sen düzeltilebilirken, mülkiyetin kime ait olduğu konusundaki bir ihtilaf ancak mahkeme kararıyla giderilir. Yargıtay içtihatlarında, hakkın esasını etkileyen düzeltmelerin re’sen yapılamayacağı, mutlaka yargısal denetimden geçmesi gerektiği vurgulanır. TMK Madde 1027 böylece sicilin doğruluğunu korurken, düzeltme yetkisinin sınırlarını da açıkça belirler.
