TTK ▸ Madde 826

TTK 826. Madde

(1) Senet metninde poliçe olarak gösterilmemekle beraber, açıkça emre yazılı olarak düzenlenen ve diğer hususlarda da poliçede aranılan unsurları içeren havaleler poliçe hükmündedir.

TTK 826. Madde Gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 738 inci maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

TTK 826. Madde Açıklaması

TTK Madde 826, çek ve bono hukuku alanında genel olarak konusunu düzenlemektedir. Hüküm, poliçe borçluları arasındaki hukuki ilişkiyi belirli koşullar çerçevesinde ele almakta; genel olarak meselesine dair açık bir kural öngörmektedir. Fikra yapısı incelendiğinde, kanun koyucunun kambiyo hukuku ilkeleriyle uyum içinde hareket ettiği görülmektedir. TTK ve 5941 sayılı Çek Kanunu kapsamında düzenlenen bu hüküm, 6762 sayılı eski TTK’nın 738. maddesiyle örtüşmekte; dil güncellemesi yapılmış olmakla birlikte esas itibarıyla aynı koruma amacını sürdürmektedir. Poliçe ilişkilerinde borcun doğumu, devri veya ifasına ilişkin hususlarda bu madde belirleyici bir işlev üstlenmektedir. Çek hukukunun kambiyo senetleri arasındaki özgün konumu, bu maddenin uygulanmasında bankacılık ve ticaret hukukunu birbirine bağlayan bir köprü işlevi görmesini sağlamaktadır.

Uygulamada TTK Madde 826 kapsamında öne çıkan başlıca sorun, bankanın ödeme yükümlülüğü ve hamilin korunmasına ilişkin sınır koşullarının doğru uygulanamamasıdır. Çek hamilinin iyiniyetli olup olmadığı, çekin sahte ya da tahrif edilmiş olması ve hesapta karşılık bulunmaması gibi durumlar genel olarak kapsamında ayrı ayrı ele alınmaktadır. Örneğin hamilin sahte imzayı bilmeden çeki devralmış olması hâlinde banka ile keşideci arasındaki sorumluluk paylaşımı mahkeme kararlarında tartışmalı olmaya devam etmektedir. 5941 sayılı Çek Kanunu ile TTK hükümleri arasındaki ilişki de bu bağlamda dikkatle incelenmesi gereken bir alan oluşturmaktadır.

TTK Madde 826 hükmüne aykırılığın sonuçları arasında en sık karşılaşılan durum, hamilin başvurma haklarını yitirmesi ya da bankanın ödeme ret gerekçesinin mahkemece meşru sayılmasıdır. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, bu madde kapsamındaki uyuşmazlıklarda şekil ve süre koşullarına katı biçimde uyulmasını aramakta; iyi niyetli hamilin korunmasını da ön planda tutmaktadır. 5941 sayılı Çek Kanunu’yla birlikte oluşan bütüncül yasal çerçeve, hem ticaret hem de icra hukukunda bu hükmün uygulanmasını yakından etkilemektedir. Hukuki süreçlerde avukatların ilgili Yargıtay içtihadını ve TTK sistematiğini eş zamanlı değerlendirmesi, müvekkillerinin haklarının etkin korunması açısından büyük önem taşımaktadır.

Açıklama

Kıymetli evrak hukukunda poliçe, sıkı şekil şartlarına bağlı bir kambiyo senedidir ve metninde ‘poliçe’ kelimesinin bulunması kural olarak zorunlu unsurlardandır. Ne var ki uygulamada, poliçe ibaresini taşımamakla birlikte poliçenin bütün işlevini gören havale türü belgeler düzenlenebilmektedir. TTK Madde 826, kaynağını 6762 sayılı eski Kanun’un 738. maddesinden alarak bu durumu çözüme bağlar: senet metninde poliçe olarak gösterilmemiş olsa bile, açıkça emre yazılı düzenlenen ve poliçede aranan diğer bütün unsurları içeren havaleler poliçe hükmündedir. Hüküm böylece, biçimsel bir eksikliğin esasen poliçe niteliği taşıyan belgeyi kambiyo hukukunun dışına itmesini önler.

Bu kuralın işleyebilmesi için belgenin iki koşulu birlikte taşıması gerekir. İlk olarak havale, açıkça emre yazılı olarak düzenlenmiş olmalıdır; nama ya da hamile yazılı havaleler bu kapsamda değerlendirilmez. İkinci olarak belge, TTK’nın poliçe için aradığı diğer zorunlu unsurların tamamını içermelidir; yani belirli bir bedelin kayıtsız şartsız ödenmesi havalesi, muhatabın ve lehtarın gösterilmesi, vade, düzenlenme yeri ve tarihi ile düzenleyenin imzası gibi unsurların bulunması şarttır. Bu unsurların eksiksiz biçimde yer alması hâlinde belge, üzerinde ‘poliçe’ yazmasa dahi poliçe statüsüne kavuşur ve poliçeye ilişkin bütün hükümler ona uygulanır.

Düzenlemenin pratik sonucu, salt ‘poliçe’ kelimesinin yokluğuna dayanılarak senedin kambiyo niteliğinin reddedilememesidir. Örneğin emre yazılı düzenlenmiş, bedeli, muhatabı, vadesi ve imzası tam olan bir havale belgesi, başlığında poliçe ibaresi taşımasa bile hamiline kambiyo senedine özgü başvuru haklarını, cirolanabilirliği ve kambiyo takibi imkânını sağlar. Bu sayede dürüst hamilin, düzenleyenin biçimsel bir özensizliği yüzünden alacağını sıradan bir alacak hakkına indirgenmiş olarak görmesi önlenir. Buna karşılık emre yazılılık ya da poliçenin diğer zorunlu unsurlarından biri eksikse belge poliçe hükmünü kazanamaz; dolayısıyla kural, şekil şartlarını tümüyle bertaraf eden değil, yalnızca poliçe ibaresinin yokluğunu telafi eden sınırlı bir genişlemedir. TTK Madde 826 bu yönüyle, kıymetli evrak hukukundaki şekilcilik ile ekonomik gerçeklik arasında dengeli bir köprü kurarak ticari hayatın güvenliğine ve senedin tedavül kabiliyetine hizmet eder.