Anayasa ▸ Madde 173
MADDE 173
Esnaf ve sanatkarların korunması

Anayasa Madde 173

(1) Devlet, esnaf ve sanatkarı koruyucu ve destekleyici tedbirleri alır.

(2) ÇEŞİTLİ HÜKÜMLER

Danışma Meclisi Gerekçesi

Esnaf ve sanatkârların korunması Esnaf ve sanatkârlar hem sayıları itibariyle hem de toplumda işgal ettikleri yer itibariyle Devlet tarafından korunması gerekli olan bir grubu oluşturmaktadırlar. Ülkemizdeki ekonomik gelişmenin mahiyeti, esnaf ve sanatkârların sosyal ve ekonomik durumunu başka ülkelerde olduğundan daha önemli bir noktaya getirmiş bulunmaktadır. Esnaf ve sanatkârlar kendi bedenî çalışma ve yaratıcılığını bağımsız bir işyerinde değerlendiren, bazan az sayıda olmakla beraber yanında işçi de çalıştıran şahıslardır. Esnaf ve sanatkârların yanında çalışan işçi sayısı her bir işyeri itibariyle azdır, ne var ki bunların sayısı düşünülünce yanlarında çalışanların sayısının fazlalığı ortaya çıkar. Esnaf ve sanatkârlar; işçiler, memurlar, çiftçiler ve sanayiciler bakımından bir temas ve odak noktası niteliğinde olan ve topluma devamlı hizmet veren toplumsal katman olarak genelde bir demokrasinin iskeletini oluştururlar. Geneldeki bu yargı, Türkiye’deki gerçekler karşısında, esnaf ve sanatkârın demokrasi geleneği ve demokrasinin yaşaması için onların taşıdığı önemi artırmaktadır. Dar çerçevedeki sermayesini bedenî çalışmasına ekleyerek mahallî geleneklere göre geliri tacir sayılmasını gerektirmeyen esnaf ve küçük sanatkârın korunması için, herşeyden önce teşkilatlanmalarının tamamlanması gerekir. İkinci planda ise, bunların sosyal güvenlik haklarından tam olarak yararlanmalarının sağlanması icabeder. Bu konuda, 507 sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkârlar Kanunu teşkilatlanmayı sağlamışsa da, 1479 sayılı Bağ – Kur Kanununa göre, sayıları 2 500 000 olarak tahmin edilen esnaf ve sanatkârın ancak 1 250 000’inin Bağ – Kur’a kayıtlı olmaları gibi bir gediğin giderilmesi ihtiyacı, esnaf ve sanatkârın korunmasının Anayasa güvencesine kavuşturulmasındaki gereği ortaya koymaktadır.

Esnaf ve sanatkârlar, sadece statik bir grup değildir. Bunlar bir taraftan tacir olmaya yönelirler, diğer taraftan sanayie yardımcıdırlar, bir başka açıdan da esnaf ve sanatkârlar ülkemizdeki şehirleşme sürecinin öncüleri durumundadırlar. Şehirleşme vakıasının birinci planda gelen meselelerden birini oluşturduğu ülkemizde esnaf ve sanatkârın desteklenmesi bu sürecin sağlıklı gelişmesine de hizmet edecektir.

Konut hakkının ve çevre sorunlarının yer aldığı bir anayasada, küçük işyerlerinin işyeri sahibinin esnaf veya sanatkâr veya tacir olmasına bakılmaksızın sosyal huzura kavuşturulmak istenen bir Anayasada esnaf ve sanatkârların korunması ve bu korumanın güvenceye bağlanması âdeta bir zorunluluktur.

Esnaf ve sanatkârların korunması müşahhas olmalı, desteklenmeleri, işyeri temini, kredi sağlanması, sosyal güvenlik hakları, aile fertlerinin kolaylıklardan yararlanmaları, aralarında kurulacak sandık ve bankaların özendirilmesi, bu amaca yönelmiş olan Halk Bankası gibi Devlet bankalarının hizmetlerinden birinci derecede ve öncelikle yararlanmaları, kültürel ihtiyaçları ile yerleşim, konut, intibak gibi sorunlarının çözümlenmesinde yardım görmeleri gibi hedefler Anayasa ile güvence altına almak istenmiştir.