Disiplin Cezasına İtiraz Süresi: Memur Uyarma ve Kınama Cezasında 7 Gün ve İptal Davası

Disiplin cezasına itiraz süresi, cezayı alan memurun elindeki ilk ve en kısa zaman sınırıdır. Kanun bu süreyi tebliğden itibaren yedi gün olarak belirler. Bu yazı önce memur disiplin cezası türlerini ve itiraz mercilerini açıklıyor. Ardından kınama cezasına itiraz yolunu, uyarma cezasındaki durumu ve disiplin cezası iptal davası sürecini ele alıyor.

Son güncelleme: 17.10.2026 · Mevzuat kontrolü 17.10.2026 tarihli mevzuat.gov.tr metinlerine dayanır. Kontrol kapsamı: DMK (657), İYUK (2577), Arabuluculuk Kanunu (6325) ve Harçlar Kanunu (492).

Memur Disiplin Cezası Türleri ve Cezayı Veren Merci

657 sayılı Kanun, Devlet memurlarının alabileceği disiplin cezalarını beş başlıkta sayar (DMK m. 125). Bunlar uyarma, kınama, aylıktan kesme, kademe ilerlemesinin durdurulması ve Devlet memurluğundan çıkarmadır. Uyarma, memura görevinde ve davranışlarında daha dikkatli olması gerektiğini yazıyla bildirmektir. Kınama ise memura görevinde ve davranışlarında kusurlu olduğunu yazıyla bildirmektir. Ayrıca Kanun her ceza için o cezayı gerektiren fiil ve hâlleri ayrı ayrı listeler.

Devlet memurlarına verilecek disiplin cezaları ile her bir disiplin cezasını gerektiren fiil ve haller…

DMK m. 125 güncel kanun metni →

Cezayı veren merci, cezanın türüne göre değişir. Disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını verir (DMK m. 126). Kademe ilerlemesinin durdurulmasında ise atamaya yetkili amir, disiplin kurulunun kararını aldıktan sonra cezayı verir. Ancak il disiplin kurulu kararına dayanan hâllerde bu yetki valiye aittir. Memurluktan çıkarma cezasında ise karar, amirlerin isteği üzerine kurumun yüksek disiplin kuruluna aittir.

Cezayı veren merciyi doğru tespit etmek, itiraz merciini belirlemek için gereklidir. İlgili kişi, her memur disiplin cezası kararında bu bilgiyi ayrıca kontrol etmelidir. Merciler hakkında ayrıntı disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurullar maddesi sayfasında yer alır. Özel kanunların bu konudaki hükümleri saklıdır. Bu nedenle hâkim, öğretim elemanı ya da emniyet mensubu gibi özel statüdeki personel kendi kanununu ayrıca kontrol etmelidir.

Bu yazı 657 sayılı Kanuna tabi Devlet memurlarını konu alır. Buna karşılık kamuda işçi statüsünde çalışanların disiplin uygulamaları farklı kurallara tabidir ve bu yazının kapsamı dışındadır.

Ceza Türüne Göre Disiplin Cezasına İtiraz Süresi ve Yargı Yolu

Ceza Cezayı veren İtiraz mercii ve süresi Yargı yolu Özlük dosyasından silinme başvurusu
Uyarma Disiplin amiri Disiplin kurulu; tebliğden itibaren 7 gün İdare mahkemesinde iptal davası; kural olarak 60 gün Uygulamadan 5 yıl sonra
Kınama Disiplin amiri Disiplin kurulu; tebliğden itibaren 7 gün İdare mahkemesinde iptal davası; kural olarak 60 gün Uygulamadan 5 yıl sonra
Aylıktan kesme Disiplin amiri Disiplin kurulu; tebliğden itibaren 7 gün İdare mahkemesinde iptal davası, kesinti için ayrıca tam yargı istemi; kural olarak 60 gün Uygulamadan 10 yıl sonra
Kademe ilerlemesinin durdurulması Disiplin kurulu kararıyla atamaya yetkili amir (il disiplin kurulu kararında vali) Yüksek disiplin kurulu; tebliğden itibaren 7 gün İdare mahkemesinde iptal davası; kural olarak 60 gün Uygulamadan 10 yıl sonra; disiplin kurulu mütalaası alınır
Devlet memurluğundan çıkarma Yüksek disiplin kurulu kararı DMK m. 135’te itiraz yolu öngörülmemiştir İdare mahkemesinde iptal davası; kural olarak 60 gün Silinme hükmü uygulanmaz

Tablodaki 60 günlük süre, özel kanunda ayrı süre bulunmayan hâller için geçerlidir. Özel statüdeki personelde hem itiraz yolu hem dava süresi farklı olabilir.

Disiplin Cezasına İtiraz Süresi Kaç Gündür?

Kanuna göre disiplin cezasına itiraz süresi, kararın ilgiliye tebliği tarihinden itibaren yedi gündür (DMK m. 135). Uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı itirazı disiplin kurulu inceler. Kademe ilerlemesinin durdurulmasına karşı itirazı ise yüksek disiplin kurulu inceler. Öte yandan kanuna göre memurun süresi içinde itiraz etmediği disiplin cezaları kesinleşir.

Disiplin amirleri tarafından verilen uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarına karşı disiplin kuruluna, kademe ilerlemesinin durdurulması cezasına…

DMK m. 135 güncel kanun metni →

İtiraz merciinin de bir karar süresi vardır. Merci, itiraz dilekçesi ile karar ve eklerinin kendisine ulaşmasından itibaren otuz gün içinde karar vermek zorundadır. İtiraz mercii itirazı kabul ederse disiplin amirleri kararı gözden geçirir ve cezayı hafifletebilir ya da tamamen kaldırabilir. Maddenin son fıkrası ayrıca memurun disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurabileceğini belirtir.

Maddenin tam metni 657 sayılı Kanunda disiplin cezalarına itiraz maddesi sayfasında yer alır. 6111 sayılı Kanun ise 136. maddeyi yürürlükten kaldırmıştır. Bu nedenle eski kaynaklarda 136. maddeye dayanan süre bilgileri bugün geçerli değildir.

Yedi Günlük Disiplin Cezasına İtiraz Süresi Nasıl Hesaplanır?

Süre, kararın memura tebliğiyle başlar. Bu nedenle memur, tebliğ tarihini gösteren belgeyi, tebellüğ şerhini ya da elektronik kaydı saklamalıdır. Madde, ilk günün hesaba girip girmeyeceğini ve son günün tatile denk gelmesini ayrıca düzenlemez. Dolayısıyla hesap tartışmasına girmemek için itirazı tebliği izleyen ilk günlerde yapmak en güvenli yoldur.

Adli tatil, kural olarak bu idari itiraz süresini uzatmaz. İYUK m. 8’deki çalışmaya ara verme kuralı, yalnız o Kanunda yazılı süreleri kapsar. Bu yüzden disiplin cezasına itiraz süresi yaz aylarında da yedi gün olarak işler. Dava açma süresi ise İYUK’a tabidir; yazının devamı bu süreyi ayrıca açıklar.

Memurluktan Çıkarma Cezasında Disiplin Cezasına İtiraz Süresi İşler mi?

Madde, itiraz yolunu uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezaları ile kademe ilerlemesinin durdurulmasına karşı düzenler. Devlet memurluğundan çıkarma cezası bu sayımda yer almaz. Bu cezaya zaten yüksek disiplin kurulu karar verir. Bu nedenle çıkarma cezasında 657 sayılı Kanuna göre disiplin cezasına itiraz süresi değil, doğrudan dava açma süresi önem taşır.

Kınama Cezasına İtiraz Dilekçesi Nereye ve Nasıl Verilir?

Memur, kınama cezasına itiraz dilekçesini yetkili disiplin kuruluna yöneltir. Disiplin kurullarının kuruluşunu ve hangi memurlar hakkında karar vereceklerini Cumhurbaşkanının çıkardığı yönetmelik düzenler (DMK m. 134). Hangi kurulun yetkili olduğu kurumdan kuruma değişebilir. Dolayısıyla memur, ceza kararındaki itiraz merci bilgisini ve kurum içi yazışma yolunu kontrol etmelidir.

Uygulamada memurun itiraz dilekçesini evrak kaydına aldırması ve tarih-sayı numarasını belgelemesi önem taşır. Bu kayıt, memurun süresinde itiraz ettiğini ileride ispat etmenin en somut aracıdır. Ayrıca dilekçe, ceza kararının tarih ve sayısını, tebliğ tarihini ve itiraz sebeplerini açıkça göstermelidir. Uyarma cezasında da memur aynı yolu izler; merci yine disiplin kuruludur.

Kınama cezasına itiraz dilekçesinde sebeplerin somut olması gerekir. Genel ve soyut bir haksızlık iddiası, kurulun kararı gözden geçirmesine yeterli malzeme sunmaz. Aşağıdaki başlıklar, itirazda en sık öne çıkan noktalardır:

  • Fiilin, Kanunun o ceza için saydığı fiil ve hâllerden birine gerçekten uyup uymadığı (DMK m. 125).
  • İdarenin savunmayı usulüne uygun alıp almadığı ve savunma süresinin yedi günden az olup olmadığı (DMK m. 130).
  • İdarenin soruşturmayı ve cezayı zamanaşımı süreleri içinde başlatıp verip vermediği (DMK m. 127).
  • Geçmiş hizmetleri olumlu olan ve ödül veya başarı belgesi alan memur için idarenin bir derece hafif ceza uygulama imkânı.
  • İdare tekerrür nedeniyle cezayı ağırlaştırmışsa önceki cezanın silinme süresi içinde kalıp kalmadığı.

İtiraz sebeplerini baştan eksiksiz yazmak, memurun ileride açacağı davada da yarar sağlar. Çünkü dava dilekçesi büyük ölçüde aynı hukuki sorunlara dayanacaktır. Bir kınama cezasına itiraz başarısız olsa bile, dilekçedeki tespitler memurun açacağı disiplin cezası iptal davası dosyasının temelini oluşturur.

Savunma Hakkı ve Zamanaşımı: İtirazda Öne Çıkan Sebepler

DMK m. 130’a göre idare, Devlet memurunun savunmasını almadan ona disiplin cezası veremez. Soruşturmacı ya da yetkili disiplin kurulu, savunma için yedi günden az olmamak üzere süre verir. Bu süre içinde ya da belirtilen tarihte savunma yapmayan memur, savunma hakkından vazgeçmiş sayılır. Bu nedenle itirazda, savunma istemindeki sürenin kanuna uygunluğunu ayrıca incelemek gerekir. İdarenin savunma almadan verdiği bir memur disiplin cezası, bu yönüyle hukuka aykırılık iddiasına açıktır.

Devlet memuru hakkında savunması alınmadan disiplin cezası…

DMK m. 130 güncel kanun metni →

Anayasa da disiplin cezalarında savunma hakkını ve yargı denetimini güvence altına alır. Anayasa m. 129, memur ve diğer kamu görevlilerine savunma hakkı tanımadan idarenin disiplin cezası veremeyeceğini düzenler. Ayrıca aynı madde, disiplin kararlarını yargı denetimi dışında bırakmayı yasaklar. Hükmün tamamı Anayasa’nın kamu görevlilerine ilişkin 129. maddesi sayfasındadır.

Zamanaşımı ise iki ayrı süreden oluşur (DMK m. 127). Uyarma, kınama, aylıktan kesme ve kademe ilerlemesinin durdurulmasını gerektiren fiillerde idare, fiilin öğrenilmesinden itibaren bir ay içinde disiplin soruşturmasına başlamalıdır. Bu süre, memurluktan çıkarma cezasında altı aydır. İdare bu sürelerde soruşturmaya başlamazsa disiplin cezası verme yetkisi zamanaşımına uğrar.

Bu Kanunun 125 inci maddesinde sayılan fiil ve halleri işleyenler hakkında, bu fiil ve hallerin işlendiğinin öğrenildiği tarihten…

DMK m. 127 güncel kanun metni →

İkinci süre, fiilin işlendiği tarihten itibaren işler. 7573 sayılı Kanunla değişen fıkraya göre, idare bu tarihten itibaren nihayet iki yıl içinde disiplin cezası vermezse ceza verme yetkisi zamanaşımına uğrar. Bunun yanında disiplin amirleri uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarını soruşturmanın tamamlandığı günden itibaren 15 gün içinde vermek zorundadır (DMK m. 128). Zamanaşımı süreleri dolmuşsa Kanun, ceza verme yetkisinin zamanaşımına uğradığını açıkça düzenler. Disiplin amirinin karar süresini aşmasının memur disiplin cezası üzerindeki etkisi ise somut olaya göre değerlendirilir.

İtiraz, Dava Açmanın Ön Şartı mı?

Yazının en kritik sorusu budur. DMK m. 135, itiraz için “edilebilir” ifadesini kullanır ve itirazı açıkça dava şartı olarak düzenlemez. Aynı maddenin son fıkrası, memurun disiplin cezalarına karşı idari yargı yoluna başvurabileceğini ayrıca belirtir. Kanun, itiraz etmeden dava açan memurun davasının reddedileceğine dair açık bir hüküm içermez.

Okur, Danıştayın bu itirazı dava açmadan önce zorunlu bir idari başvuru yolu sayıp saymadığını güncel kararlardan ayrıca kontrol etmelidir. Bu soru uygulamada önem taşır. Çünkü mahkemenin itirazı zorunlu saydığı bir durumda İYUK m. 14/3-b uyarınca “idari merci tecavüzü” incelemesi gündeme gelir.

Mahkeme idari merci tecavüzü tespit ederse davayı reddetmez; dilekçeyi görevli idari mercie gönderir (İYUK m. 15/1-e). Bu durumda mahkemeye başvurma tarihi, o mercie başvurma tarihi olarak kabul edilir. Ancak memur davayı yedi günlük itiraz süresi geçtikten sonra açmışsa bu aktarma itirazı süresinde hâle getirmeyebilir. Bu risk de memurun iki süreyi birlikte korumasını gerektirir.

Disiplin Cezasına İtiraz Süresi Kaçırılırsa Dava Açılabilir mi?

DMK m. 135’e göre memurun süresinde itiraz etmediği ceza kesinleşir. Bu kesinleşmenin, idari yargıda iptal davası açma hakkını ortadan kaldırıp kaldırmadığı Kanunda açıkça yazılı değildir. Dolayısıyla yedi günlük süreyi kaçıran memurun dava açma süresi içinde iptal davası açıp açamayacağını Danıştay kararlarından ayrıca kontrol etmek gerekir.

Bu belirsizlik karşısında okur için güvenli yol açıktır: memur iki süreyi de kaçırmamalıdır. Önce yedi günlük disiplin cezasına itiraz süresi içinde itiraz etmelidir. Ardından itirazın sonucu ne olursa olsun, dava açma süresini ayrıca takip etmelidir. Sonuç olarak bir süreyi kaçırmak, diğerini de koruyamama riskini artırır.

Disiplin Cezasına İtiraz Süresi İçinde Yapılan Başvuru Dava Süresini Durdurur mu?

İYUK m. 11, ilgilinin dava açmadan önce üst makama başvurmasını düzenler. İlgili bu başvuruyu idari dava açma süresi içinde yapar; başvuru, işlemeye başlamış dava süresini durdurur. Üst makam otuz gün içinde cevap vermezse istek reddedilmiş sayılır. Ret hâlinde dava süresi yeniden işler ve başvuruya kadar geçen süre de hesaba girer.

İlgililer tarafından idari dava açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan…

İYUK m. 11 güncel kanun metni →

Mahkemenin DMK m. 135’teki itirazı İYUK m. 11 anlamında bir üst makam başvurusu gibi değerlendirip değerlendirmeyeceği ayrı bir sorudur. Süresindeki itirazın dava süresini nasıl etkilediğini ve sürenin hangi tarihten işleyeceğini de güncel içtihattan kontrol etmek gerekir. Üst makama başvurunun genel kurallarını İYUK’ta üst makamlara başvurma maddesi açıklar.

Disiplin Cezasına İtiraz Süresi ve Dava Süresi İçin Temkinli Takvim

En güvenli hesap, dava süresini ilk tebliğ tarihinden de ayrıca saymaktır. Örneğin idare kınama kararını ayın 2’sinde tebliğ etmişse, disiplin cezasına itiraz süresi bu tarihten itibaren yedi gün olarak işler. Memur, aynı tarihten itibaren işleyen altmış günlük dava süresini de takvime ayrıca not eder. En temkinli yol, davayı bu ilk tarihten başlayan süre dolmadan açmaktır. Merci itirazı bu süre içinde reddetmişse, memur ret kararını da dava dilekçesine ekler.

İtiraz merciinin kararı ilk tebliğden itibaren altmış gün içinde gelmezse, davayı bu süre içinde açmak hak kaybı riskini azaltır. Ayrıca dava sırasında itiraz kararı çıkarsa, davacı bu kararı da mahkemeye sunar. Böylece memur hem idari yolu hem yargı yolunu korumuş olur.

Disiplin Cezası İptal Davası: Süre, Mahkeme ve Yetki

Disiplin cezası iptal davası, İYUK m. 2/1-a’daki iptal davası türündendir. Bu dava, idari işlemin yetki, şekil, sebep, konu ve maksat yönlerinden hukuka aykırılığı iddiasına dayanır. Davayı, menfaati ihlal edilen kişi açar. Cezaya muhatap olan memurun bu menfaati kural olarak açıktır.

Dava açma süresi, özel kanunun ayrı süre göstermediği hâllerde idare mahkemelerinde altmış gündür (İYUK m. 7). Süre, idari uyuşmazlıklarda yazılı bildirim tarihini izleyen günden başlar. 657 sayılı Kanun, disiplin cezası iptal davası için ayrı bir süre öngörmez. Ancak özel statüdeki personelin kanununda farklı bir süre bulunabilir.

Dava açma süresi, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz…

İYUK m. 7 güncel kanun metni →

İYUK m. 8’e göre tatil günleri sürelere dahildir. Ancak sürenin son günü tatile denk gelirse süre, izleyen çalışma gününün bitimine kadar uzar. Sürenin bitişi çalışmaya ara verme zamanına rastlarsa süre, ara vermenin sona erdiği günü izleyen tarihten itibaren yedi gün uzamış sayılır. Ancak bu kural dava süresi içindir; yedi günlük itiraz süresini doğrudan kapsamaz.

Disiplin Cezası İptal Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

Görevli mahkeme idare mahkemesidir. Yetkili mahkemeyi ise cezanın türü belirler (İYUK m. 33). Görevle ilişkiyi kesmeyen disiplin cezalarında yetkili mahkeme, ilgilinin görevli bulunduğu yer idare mahkemesidir. Buna karşılık görevine son verilmesi sonucunu doğuran davalarda kamu görevlisinin son görev yaptığı yer idare mahkemesi yetkilidir.

(Değişik: 5/4/1990-3622/12 md.) Kamu görevlilerinin atanması ve nakilleri ile ilgili davalarda yetkili mahkeme, kamu görevlilerinin yeni veya eski…

İYUK m. 33 güncel kanun metni →

Davacı, idare mahkemesi başkanlığına hitaben yazdığı imzalı dilekçeyle davayı açar (İYUK m. 3). Dilekçe; tarafların bilgilerini, davanın konusu ve sebeplerini, davacının dayandığı delilleri ve işlemin yazılı bildirim tarihini gösterir. Davacı, dava konusu kararın ve belgelerin asıllarını ya da örneklerini dilekçeye ekler. Bu kurallar disiplin cezası iptal davası için de geçerlidir.

Cezanın mali sonucu da davanın kapsamını etkiler. İdare aylıktan kesme cezasını, cezayı verdiği tarihi takip eden aybaşında uygular (DMK m. 132). Memur kesintinin iadesini de istiyorsa, iptal ve tam yargı istemlerini birlikte ileri sürebilir (İYUK m. 12). Memur önce iptal davası açmışsa, bu davadaki kararın tebliğinden itibaren dava süresi içinde ayrıca tam yargı davası açabilir.

Dava Kime Karşı Açılır?

Kural olarak memur, disiplin cezası iptal davasını cezayı veren disiplin amirine şahsen değil, işlemi tesis eden idareye karşı açar. Davalı, kural olarak işlemi yapan makamın bağlı olduğu idaredir. Örneğin bir il müdürlüğündeki amirin verdiği kınama cezasında davalı, o teşkilatın bağlı olduğu bakanlık olabilir. Davalıyı doğru tespit etmek için ceza kararını veren makama ve kurumun teşkilat yapısına bakmak gerekir.

Davacı hasmı hiç göstermemişse ya da yanlış göstermişse mahkeme davayı bu nedenle reddetmez. İYUK m. 15/1-c’ye göre mahkeme, dava dilekçesinin tespit edeceği gerçek hasma tebliğine karar verir. Yine de davalıyı baştan doğru göstermek, yargılamanın gecikmesini önler.

Yürütmenin Durdurulması (Geçici Koruma)

Disiplin cezaları, idarenin onları verdiği tarihten itibaren hüküm ifade eder ve idare bunları derhal uygular (DMK m. 132). Dava açmak da dava edilen idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz (İYUK m. 27/1). İdari yargıdaki geçici koruma aracı yürütmenin durdurulmasıdır. Hukuk davalarındaki ihtiyati tedbirin bu davada aynı biçimde yeri yoktur.

Danıştayda veya idari mahkemelerde dava açılması dava edilen idari işlemin yürütülmesini…

İYUK m. 27 güncel kanun metni →

Mahkeme, iki şartın birlikte gerçekleşmesi hâlinde yürütmenin durdurulmasına karar verebilir. Bu şartlar, işlemin uygulanması hâlinde telafisi güç veya imkânsız zararların doğması ve işlemin açıkça hukuka aykırı olmasıdır. Mahkeme bu kararı kural olarak davalı idarenin savunmasını aldıktan ya da savunma süresi geçtikten sonra verir. Mahkeme, kararında hukuka aykırılığın gerekçesini ve doğacak zararları göstermek zorundadır.

Telafisi güç zarar bakımından mahkeme, uyarma ve kınama gibi cezalarda bu şartın gerçekleşip gerçekleşmediğini somut olaya göre değerlendirir. Buna karşılık aylıktan kesme ya da kademe ilerlemesinin durdurulması gibi mali sonuç doğuran cezalarda bu değerlendirme farklı sonuç verebilir. Mahkeme yürütmenin durdurulmasına kural olarak teminat karşılığında karar verir; ancak durumun gereklerine göre teminat aramayabilir. Mahkeme, idareden ve adli yardımdan yararlananlardan teminat almaz.

Yürütmenin durdurulmasına ilişkin karara karşı, tebliği izleyen günden itibaren yedi gün içinde bir defaya mahsus itiraz yolu açıktır (İYUK m. 27/7). İdare mahkemesi kararlarına karşı itirazı bölge idare mahkemesi inceler. Ancak aynı sebeplere dayanarak ikinci kez yürütmenin durdurulmasını istemek mümkün değildir. İYUK m. 20/A’daki ivedi yargılama usulüne tabi işlemler arasında disiplin cezaları yer almaz.

Arabuluculuk Dava Şartı mı?

Arabuluculuk, disiplin cezası iptal davasında dava şartı değildir. 6325 sayılı Kanun, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri iş veya işlemlerden doğan özel hukuk uyuşmazlıklarını kapsar (m. 1/2). Buna karşılık disiplin cezası bir kamu hukuku işlemidir ve idari yargının konusudur. Ayrıca 2577 sayılı İYUK, iptal davaları için arabuluculuğa başvuru şartı öngörmez.

6325 sayılı Kanunun 18/A maddesi de arabuluculuğun dava şartı olmasını, ilgili kanunda bu yönde açık hüküm bulunmasına bağlar. 657 sayılı Kanunda disiplin cezaları için böyle bir hüküm yoktur. Bu nedenle memur, itiraz ve dava süreleri işlerken arabulucuya başvurmayı beklememelidir.

Hangi Deliller Kullanılır?

İdari yargıda yazılı yargılama usulü geçerlidir ve mahkeme incelemeyi kural olarak evrak üzerinde yapar (İYUK m. 1). Mahkeme, davaya ilişkin incelemeyi re’sen yürütür ve gerekli evrakı taraflardan isteyebilir (İYUK m. 20). Bununla birlikte davacının delillerini dilekçede göstermesi, incelemenin yönünü belirler. Memur disiplin cezası davalarında davacının kullanabileceği başlıca deliller şunlardır:

  • Ceza kararı ve tebliğ belgesi ya da tebellüğ şerhi.
  • Disiplin soruşturması dosyası, soruşturmacı raporu ve soruşturma onayı.
  • Savunma istem yazısı, savunma süresini gösteren belge ve memurun yazılı savunması.
  • Tanık ifadeleri, olay tutanakları ve varsa görüntü veya yazışma kayıtları.
  • İtiraz dilekçesi, evrak kayıt numarası ve itiraz merciinin kararı.
  • Özlük dosyası, önceki disiplin kayıtları, ödül veya başarı belgeleri.

Mahkeme gerekli gördüğünde soruşturma dosyasının tamamını idareden isteyebilir. Yine de memurun kendi elindeki belgeleri dava dilekçesine eklemesi, tarih ve süre iddialarının ispatını kolaylaştırır.

Harç ve Dava Değeri

İdare mahkemesinde dava açan kişi, Harçlar Kanununa ekli (1) sayılı tarifedeki yargı harçlarını öder. Tarife, idare mahkemeleri için başvurma harcını ayrıca gösterir. Öte yandan maktu harç tutarları her yıl yeniden değerleme oranına göre değişir. Bu nedenle davacı, güncel tutarı dava açarken mahkeme veznesinden ya da UYAP üzerinden kontrol etmelidir.

İptal davasında uyuşmazlık konusu bir para miktarı yoktur; bu nedenle dilekçede dava değeri yer almaz. Memur aylıktan kesme cezasındaki kesintiyi tam yargı istemiyle istiyorsa, dilekçede uyuşmazlık konusu miktarı gösterir (İYUK m. 3/2-d). Bu yazı harç tutarını rakamla vermez. Çünkü tutarlar her yıl değişir ve dava türüne göre farklılaşabilir.

Karar Sonrası: İstinaf, Temyiz ve Cezanın Yeniden Verilmesi

İdare mahkemesi kararlarına karşı, taraflar tebliğden itibaren otuz gün içinde bölge idare mahkemesine istinaf yoluyla başvurabilir (İYUK m. 45). Bölge idare mahkemesinin İYUK m. 46’ya göre temyize açık olmayan kararları kesindir. Belli bir kamu görevinden çıkarılma sonucunu doğuran işlemlere karşı iptal davalarında ise temyiz yolu açıktır (İYUK m. 46/1-d). Uyarma ve kınama cezası bu sayımda yer almaz. 7589 sayılı Kanunun eklediği m. 46/2 ise ayrı bir imkân tanır. Bölge idare mahkemesi ilk derece kararını kaldırıp yeniden karar verirse taraflar bu kararı, kanundaki istisnalar dışında otuz gün içinde temyiz edebilir. Tek hâkimin baktığı davalar bu istisnalar arasındadır (m. 46/2-a). Uyarma cezasına karşı davalara tek hâkim baktığından (2576 m. 7/1-d) bu imkân uyarma davalarında yoktur. Bu hâller dışında uyarma ve kınama davalarında bölge idare mahkemesi kararı kural olarak kesindir.

Kanundaki parasal sınırı geçmeyen bazı davalarda ise idare mahkemesi kararı kesindir ve istinaf yolu kapalıdır (İYUK m. 45/1). Sınır 2024 metninde otuz bir bin Türk lirasıdır ve her yıl yeniden değerleme oranında artar (İYUK ek m. 1). Aylıktan kesme cezasında mahkemenin bu sınırı uygulayıp uygulamayacağını somut dosyada kontrol etmek gerekir.

İstinafa ilişkin bazı fıkralar 7589 sayılı Kanunla 2026 yılında değişti. Bu değişikliklerin özeti 12. Yargı Paketi ile gelen değişiklikler yazısında yer alır.

İptal kararı, idareye aynı fiil için yeniden ceza verme imkânını her durumda kapatmaz. DMK m. 127’nin 7573 sayılı Kanunla değişen fıkrası bu durumu düzenler. Cezanın yargı kararıyla iptali hâlinde idare, kararın kendisine ulaşmasından itibaren kalan zamanaşımı süresi içinde yeniden ceza verebilir. Zamanaşımı dolmuşsa ya da altı aydan az süre kalmışsa idare bu imkânı en geç altı ay içinde, karar gerekçesini dikkate alarak kullanabilir.

Bu hüküm, iptal gerekçesinin önemini artırır. Mahkeme usul eksikliği nedeniyle iptal etmişse idare, eksikliği gidererek yeni işlem kurabilir. Esasa ilişkin bir iptal gerekçesi ise yeni işlemin içeriğini doğrudan sınırlar.

Özlük Dosyasından Silinme, Tekerrür ve Atama Engelleri

İdare disiplin cezalarını memurun özlük dosyasına işler (DMK m. 133). Memurluktan çıkarma dışındaki bir cezayı alan memur, sonradan silinme başvurusu yapabilir. Uyarma ve kınama cezalarında memur bu başvuruyu, idarenin cezayı uygulamasından beş yıl sonra atamaya yetkili amire yapar. Buna karşılık diğer cezalarda bu süre on yıldır. Her iki durumda da amir, memurun bu süredeki davranışlarını isteği haklı kılacak nitelikte görmelidir.

Silinme süresi aynı zamanda tekerrür bakımından önemlidir. DMK m. 125’e göre aynı fiilin silinme süresi içinde tekrarında idare bir derece ağır ceza uygular. Aynı derecede cezayı gerektiren ayrı fiillerden doğan cezaların üçüncü uygulamasında da Kanun bir derece ağır cezayı öngörür. Bu yüzden kesinleşen tek bir uyarma ya da kınama, ileride daha ağır bir cezanın zeminini oluşturabilir.

Bazı cezalar atama hakkını da sınırlar. DMK m. 132’ye göre aylıktan kesme cezası alanlar beş yıl, kademe ilerlemesinin durdurulması cezası alanlar on yıl boyunca belirli üst kadrolara atanamaz. Kanun bu kadrolar arasında daire başkanı ve dengi ile daha üst kadroları, il teşkilatlarının en üst yönetici kadrolarını ve vali kadrolarını sayar. Silinme hükmünün ayrıntısı disiplin cezalarının özlük dosyasından silinmesi maddesi sayfasındadır.

657 sayılı Kanunun tamamı ve son değişiklikleri Devlet Memurları Kanunu resmî metni sayfasında yer alır.

Sonuç

Özetle disiplin cezasına itiraz süresi, kararın memura tebliğinden itibaren yedi gündür ve memurun süresinde itiraz etmediği ceza kesinleşir. İtiraz mercii, uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarında disiplin kuruludur. Kademe ilerlemesinin durdurulmasında ise itiraz mercii yüksek disiplin kuruludur. Memurluktan çıkarma cezası için Kanun ayrı bir itiraz yolu öngörmez. İtiraz mercii otuz gün içinde karar vermek zorundadır. Adli tatil, kural olarak bu yedi günlük süreyi uzatmaz.

Disiplin cezalarına karşı idari yargı yolu açıktır. Özel kanunda ayrı süre yoksa disiplin cezası iptal davası için süre, idare mahkemesinde altmış gündür. Kanun, itirazın dava şartı olup olmadığını ve memur itiraz süresini kaçırdığında davanın akıbetini açıkça düzenlemez. Bu nedenle güvenli yol, her iki süreyi de ayrı ayrı korumaktır. Davalı, cezayı veren amir şahsen değil, işlemi tesis eden idaredir. Arabuluculuk dava şartı değildir. Dava açmak cezanın uygulanmasını durdurmaz; geçici koruma için davacı yürütmenin durdurulmasını ayrıca istemelidir.

İptal kararından sonra idarenin yeniden ceza verme imkânı, DMK m. 127’deki sürelerle sınırlıdır. Öte yandan kesinleşen ceza özlük dosyasında kalır ve tekerrür hesabına girer. Bu sonuçları somut dosyanın özelliklerine göre ayrıca değerlendirmek gerekir.

Sık Sorulan Sorular

Disiplin cezasına itiraz süresi kaç gündür?

Memur itirazını, ceza kararının kendisine tebliğinden başlayarak yedi gün içinde yapar (DMK m. 135). Bu süre uyarma, kınama ve aylıktan kesme cezalarında ve kademe ilerlemesinin durdurulmasında geçerlidir. Memurun süresinde itiraz etmediği ceza kesinleşir. Özel kanunlara tabi personelde farklı hükümler bulunabilir.

Kınama cezasına itiraz nereye yapılır?

Kınama cezasına itirazı yetkili disiplin kurulu inceler; itiraz süresi yedi gündür. Hangi kurulun yetkili olduğunu yönetmelik ve kurum teşkilatı belirler. Uyarma ve aylıktan kesme cezalarında da merci disiplin kuruludur. Kademe ilerlemesinin durdurulmasına itirazda ise merci yüksek disiplin kuruludur.

Disiplin cezasına itiraz etmeden dava açılabilir mi?

DMK m. 135 itirazı açıkça dava şartı olarak düzenlemez ve idari yargı yolunun açık olduğunu belirtir. Ancak bu konudaki içtihadı somut dosyada ayrıca kontrol etmek gerekir. Hak kaybı riskini azaltmak için memur hem yedi günlük itiraz süresini hem altmış günlük dava süresini korumalıdır.

Disiplin cezası iptal davası kaç gün içinde açılır?

Özel kanunda ayrı süre yoksa memur davayı idare mahkemesinde altmış gün içinde açar (İYUK m. 7). Süre, yazılı bildirimi izleyen günden başlar. Süresindeki itirazın bu süreye etkisi tartışmalı olabileceğinden, süreyi ilk tebliğ tarihinden de ayrıca hesaplamak gerekir.

Dava açmak disiplin cezasının uygulanmasını durdurur mu?

Hayır. Dava açmak idari işlemin yürütülmesini kendiliğinden durdurmaz. Davacı, yürütmenin durdurulmasını ayrıca istemelidir. Mahkeme bu istemi, telafisi güç veya imkânsız zarar ve açık hukuka aykırılık şartları birlikte varsa kabul edebilir.

Uyarma ve kınama cezası özlük dosyasından ne zaman silinir?

Memur, uyarma ve kınama cezalarının uygulanmasından beş yıl sonra atamaya yetkili amire başvurarak cezanın silinmesini isteyebilir. Bu sonuç kendiliğinden doğmaz. Amir, memurun bu süredeki davranışlarını isteği haklı kılacak nitelikte görürse silinmesine karar verir.

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya danışmanlık niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir.
Mobil sürümden çık