Testis Torsiyonu Nedir?
Testis torsiyonu, testisleri besleyen damar ve sinir paketinin (spermatik kordon) kendi etrafında dönerek testisin kan akımını kesmesi sonucu gelişen acil bir tıbbi durumdur. Bu durum, hızlı tanı ve cerrahi müdahale gerektirir; zira testis canlılığı için kritik bir zaman penceresi mevcuttur. Tanı veya tedavideki gecikme, testisin kaybına ve beraberinde ciddi hukuki sorumluluğa yol açabilir. Testis torsiyonu, genellikle ani başlangıçlı şiddetli skrotal ağrı ile kendini gösterir. Testisin kanlanmasının kesilmesi, doku hasarının başlamasına neden olur ve bu hasar zamanla geri döndürülemez hale gelir.
Genel kabul gören tıbbi standartlara göre, torsiyonun başlangıcından itibaren ilk 4-6 saat içinde kanlanma sağlanabilirse testisin kurtulma şansı yüksektir. Gecikme arttıkça, testis kaybı riski hızla yükselir ve 24 saatten sonra neredeyse %100’e ulaşabilir. Tanı, genellikle hastanın öyküsü ve fizik muayene ile konulur, ancak renkli Doppler ultrasonografi ile testis kan akımının kesildiğinin gösterilmesi kritik öneme sahiptir. Tanı ve tedavi sürecindeki her gecikme, hastanın iyileşme şansını yitirmesi (Loss of Chance) riskini artırır.
Testis Torsiyonunda Malpraktis Nasıl Gerçekleşebilir?
Testis torsiyonu, komplikasyon yönetimindeki en sık rastlanan malpraktis türüdür. Hastanın acil servise başvurması üzerine sergilenen aşağıdaki ihmaller, doğrudan kusur teşkil edebilir:
Tanı ve Değerlendirmede İhmal
-
Atipik Semptomların Dikkate Alınmaması: Hastanın testis torsiyonunu düşündüren şiddetli ağrı şikayeti ile başvurmasına rağmen, hekim veya ilgili sağlık çalışanı tarafından bu tanının düşünülmemesi ve bu yönde değerlendirme yapılmaması.
-
Gereken Tetkiklerin Yapılmaması: Tıbbi aciliyet göz önüne alınarak, tanıyı doğrulamak veya dışlamak için renkli Doppler ultrasonografi gibi gereken tetkiklerin yapılmaması veya gecikmeli istenmesi.
-
Gecikme: Hastanın şikayetleri olmasına rağmen, “grip teşhisi konulması” veya “ağrı kesici verilerek taburcu edilmesi” gibi hatalı değerlendirmeler sonucu tedavinin gecikmesidir. Tıbbi müdahalenin zamanında ve gecikmeksizin yapılması, hekimin özen borcunun temelidir.
İyileşme Şansının Yitirilmesi (Loss of Chance)
Testis torsiyonu davalarında hukuken en çok tartışılan konulardan biri illiyet bağı (nedensellik bağı) sorunudur. Malpraktis davalarında, hastanın torsiyon nedeniyle testis kaybına uğradığını iddia etmesi durumunda Tıbbi müdahale zamanında ve standartlara uygun yapılsaydı, hastanın testis kaybı engellenebilirdi ve iyileşme şansı vardı. Geleneksel hukukta, kurtulma şansı %50’nin altındaysa illiyet bağı kurmak zorlaşır. Ancak Şans Kaybı Doktrini‘ne göre, sağlık çalışanının kusurlu ihmali sonucu hastanın kurtulma veya iyileşme şansının elinden alınması veya önemli oranda azaltılması başlı başına tazmini gereken bir zarar kalemi olarak kabul edilebilir. Yargıtay Yaklaşımı: Yargıtay’ın ilgili kararlarında, geç başvurunun sonucun kaçınılmaz olduğunu gösterip göstermediği hususu dahi ayrıntılı bir bilirkişi raporuyla değerlendirilmelidir. Tıbbi eksiklik ve gecikme varsa, testis kaybının tamamen geç başvurudan kaynaklanıp kaynaklanmadığı incelenir.
Komplikasyon Yönetimi ve Bilgilendirme Eksikliği
Tıbbi müdahale, özen borcuna uygun yapılsa dahi, sonrasındaki yönetim kusurlu olabilir. Torsiyon açıldıktan sonra testisin canlılığının takip edilmesi, olası nüks riskine karşı gerekli önlemlerin alınması gibi komplikasyon sonrası yönetim süreçlerinin tıbbi standartlara uygun olmaması malpraktise sebep olacaktır. Hastanın ve/veya yakınının, olası komplikasyonlar, cerrahi riskler ve tedavi seçenekleri hakkında yeterli aydınlatılmaması, müdahalenin hukuka aykırılığını doğurur.
Danıştay Kararlarında Testis Torsiyonunda Yapılan Malpraktislerin İncelenmesi
Torsiyon tanısının gecikmeden koyulması halinde organ eksikliğinin oluşmayacağı ve bu gecikmeden idarenin sorumluluğun doğacağı:
…Askeri Yüksek İdare Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucu hazırlanan raporda, hastanın tanısının testis torsiyonu olduğu (muhtemelen anatomik nedenle), bu durumun doğrudan askerlikle ilişkili bir durum olmadığı, testis torsiyonunda en önemli durumun gecikmeden müdahale olduğu, torsiyonun ilk 4-6 saatinde yapılacak müdahalenin testis fonksiyonlarının korunması açısından çok önemli olduğu, erken tanı ve müdahale halinde testisin eski sağlığına kavuşturulduğu, özellikle gecikmiş hastalarda testisin yerinde bırakılması halinde immünolojik nedenlerden dolayı diğer sağlam testisin zarar görebildiği, bu nedenden dolayı gecikmiş vakalarda diğer testisi korumak için torsiyone testisin çıkarıldığı ve sağlam testisin skrotum duvarına fiske edildiği açıklamalarına yer verilmiştir. Uyuşmazlıkta, 08.00 civarında rahatsızlanan davacının önce Kol Komutanını yaklaşık 1-1,5 saat beklediği, ardından bu haliyle 1 saat yürümek zorunda kaldığı, rahatsızlığının başladığı andan 2,5 saat sonra üs bölgesine ulaştığı, sağlık subayı ve askeri tabip tarafından hava yoluyla tahliye edilmesine karar verildiği halde davacı için bir hava ulaşım aracı çağrılmadığı, davacının başka bir görev nedeniyle gelecek olan helikopteri yaklaşık 5 saat beklediği ve neticede davacının olaydan itibaren yaklaşık 11 saat sonra hastaneye ulaşabildiği görülmektedir. Öte yandan, askeri tabip, ifadesinde, Siirt Asker Hastanesi baştabibinin “üroloji uzmanı” olduğunu bilmediğini, hekim sıkıntısından dolayı daha önce de birçok hastayı telefon ile yönlendirmek zorunda kaldıklarını beyan etmiş, davacı da söz konusu hastanenin kapatılmış olduğu yönünde bilgisinin olduğunu ifade etmiştir. Bu durumda, bilirkişi raporunda belirtildiği üzere, davacının geçirdiği rahatsızlıkta en önemli durumun gecikmeden müdahale olduğu dikkate alındığında, davacının hastaneye ulaşmasının çok geç sağlanması nedeniyle organ kaybı yaşamasıyla sonuçlanan olayda, hizmetin iyi kurulmamış ve geç işletilmiş olmasından dolayı davalı idarenin hizmet kusuru bulunduğu sonucuna ulaşılmıştır. (Danıştay 10. Dairesi 2017/2963 E. 2022/1630 K.)
Acil servisinde torsiyon şüphesi bulunması sebebiyle üroloji doktoruna konsültasyon yapılmaması, acil müdahale gerçekleştirilmemesinden sorumluluk doğacağı:
…Dosyadaki bilgi ve belgeler ile hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinin 02/12/2015 tarihli raporundan, dava dışı hastanın 17/05/2008 tarihinde Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne başvurduğu, yapılan tetkikler sonucu evine gönderildiği, evde ağrılarının şiddetlenmesi üzerine 19/05/2008 tarihinde aynı hastanenin acil servisine başvurduğu, burada skrotal dopler USG istendiği, özel bir merkezde 20/05/2008’de yapılan skrotal dopler USG ile sağ testis torsiyonu saptandığı, Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne yatışının yapıldığı ve aynı tarihte orşiektomi uygulandığı, kişinin 17/05/2008 tarihinde şikayetleri üzerine başvurduğu; bu tarihte testis ağrısı şikayetinin de olduğu, klasik tıp bilgilerine göre testis ağrısı durumunda testis torsiyonu düşünülerek bu yönde değerlendirilmeler yapılıp, üroloji konsultasyonu istenmesi gerektiği, bu nedenle Dr. …’in uygulamasında eksiklik bulunduğu, ayrıca hastanın 19/05/2008 tarihli başvurusunda acil olarak değerlendirilip ameliyata alınmamasının da eksiklik olduğu, ancak testis torsiyonunun testis kaybı ile sonuçlanmasında kişinin ilk müracaatındaki eksiklikler yanında hastanın ağrılara rağmen iki gün sonra tekrar hastaneye müracaat edip, dopler USG’yi bir gün sonra yaptırmasının da etkisi bulunduğu anlaşılmaktadır. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2017/1475 E., 2020/860 K)
Testis ağrısına rağmen ilaç tedavisi uygulayarak hastanın testisini kaybetmesine sebebiyet verme, kasten yaralama eyleminin gerçekleşmesi:
…”mağdur …’nin testislerindeki ağrı şikayetiyle… Hastanesine başvurduğu, burada çocuk doktoru olduğunu söyleyen ancak ismi tespit edilemeyen bir doktor tarafından muayenesi yapıldıktan sonra reçete düzenlenerek gönderildiği, şikayetlerinin geçmemesi üzerine 20.09.2008 tarihinde tekrar aynı hastaneye başvurduklarında aynı doktor tarafından muayenesinin yapıldığı, bu aşamada genel cerrah olan sanık …’un da hastayı görüp tedaviye aynen devam kararı verilip ilaçları değiştirilerek evine gönderildiği, şikayetlerin devam etmesi üzerine 22.09.2008 tarihinde aynı hastaneye başvurulup üroloji uzmanı olan doktor tarafından muayene edildiğinde tedavide geç kalındığı, ameliyat edilmesi gerektiği belirtilip testisin torsiyon ve nekrotik olduğu görülerek orşiektomi yapıldığı olayda, testis torsiyonu vakasında ilk 8 saat içinde acil cerrahi uygulanması ile testisin kan dolaşımını bozan bu durumun testisin canlılığı kaybolmadan tedavi edilebilir olduğu, katılanlar…. ve tanık ..’in beyanlarına göre mağdurun hastaneye ilk getirildiği 18.09.2008 günü 23:50 sıraları çocuğun muayenesinin ismini bilmedikleri doktor tarafından yapıldığını, bu aşamada sanık doktor …’un çocuğu görmediğini ancak 20.09.2008 günü sanık … tarafından muayene edildiğini ve tedaviye devam kararı verdiğine ilişkin açık beyanları karşısında, sanığın müdahale edildiğinde olumlu sonuç alınması mümkün olan ilk 8 saatlik zaman diliminin aşılması nedeniyle sanığın, ismi tespit edilemeyen hekimin tedavi şeklinin devamı yolundaki görüşünün sonuç üzerinde etkili olamayacağı gözetilmeden beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi, (Yargıtay 12. CD 2014/11867 E. 2015/4549 K.)
Torsiyon tanısı ve detorsiyon tanısı sonrasında komplikasyon yönetiminde zaafiyet bulunduğundan sorumluluk doğacağı:
…dava konusu olay kapsamında düzenlenen ve yukarıda alıntısı yapılan … Üniversitesi Tıp Fakültesi Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının… tarih ve … sayılı raporunda; … Devlet Hastanesinde görev yapan ve davacıya tıbbi operasyonları gerçekleştiren Genel Cerrah Dr….’ın ortaya çıkan komplikasyonun yönetiminde ve uygun müdahalenin yapılmasında kusurlu olduğu belirtildiğinden davacının organ kaybına uğramasında hizmet kusurunun bulunduğu açıktır (Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2021/1534 E. , 2024/3763 K.)
