İfadeye Katılma Neden Önemlidir?
Soruşturma aşamasında ifadeye katılma, şüphelinin müdafi huzurunda beyanda bulunma hakkının kullanılmasıdır. İlk ifade, dosyanın geri kalanını büyük ölçüde belirlediği için bu aşama belirleyicidir.
Şüphelinin susma hakkı vardır ve susması aleyhine yorumlanamaz. İfadeye katılma sırasında soruların yönlendirici olup olmadığı ve tutanağın beyana uygunluğu da denetlenir. Ayrıntılı bilgi için Ceza Muhakemesi Kanunu metni kaynak alınabilir. Ayrıntı için Ceza Hukuku sayfasına ve Savunma Oluşturma başlığına bakılabilir.
CMK 149/3 – Şüphelinin veya Sanığın Müdafi Seçimi
Soruşturma ve kovuşturma evrelerinin her aşamasında avukatın, şüpheli veya sanıkla görüşme, ifade alma veya sorgu süresince yanında olma ve hukukî yardımda bulunma hakkı engellenemez, kısıtlanamaz.
İfade Nasıl Alınır?
Soruşturma aşamasında ifadenin nasıl alınacağı CMK 147’de anlatılmıştır. Bu düzenlemeye göre ifadenin şu şekilde alınması gerekmektedir:- Şüpheli veya sanığın kimliği saptanır. Kişinin bu hususlara doğru cevap vermesi zorunludur.
- Suç anlatılır.
- Müdafi seçme ve ifade esnasında hazır bulundurma hakkı hatırlatılır.
- Müdafi seçemiyorsa kendisine baro tarafından avukat atanır.
- Yakalanan kişinin yakınlarına haber vermesi sağlanır.
- Susma hakkı olduğu hatırlatılır.
- Suçtan kurtulmak için delil toplanmasını isteyebileceği hatırlatılır.
- Kişinin kişisel ve ekonomik durumu hakkında bilgi alınır.
Geçersiz İfade Halleri
Kanun, bazı hallerde ifadenin geçersiz olabileceğini ifade etmiştir. Bu durumlar şu şekildedir:- İfade, ifadesi alınan kişinin özgür iradesine dayanmıyorsa
- İradeyi engelleyici nitelikte (kötü davranma, işkence, ilâç verme, yorma, aldatma, cebir veya tehditte bulunma) hallerde verilen ifadeler
- Kanuna aykırı vaatlerle alınan ifadeler
