Tazminat Hukuku Avukatı – İstanbul
Tazminat hukuku, hukuka aykırı bir eylem veya sözleşmeye aykırılık sonucunda ortaya çıkan zararların giderilmesini amaçlayan hukuk dalıdır. Maddi ve manevi kayıplarınızın karşılığını alabilmeniz için hukuki sürecin doğru yönetilmesi ve tazminat taleplerinin usulüne uygun şekilde ileri sürülmesi büyük önem taşımaktadır.
Av. Mehmet Tokar olarak İstanbul’da tazminat hukuku alanında bireysel ve kurumsal müvekkillerimize kapsamlı hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktayız. Trafik kazası, iş kazası, tıbbi malpraktis ve diğer haksız fiillerden kaynaklanan tazminat davalarında haklarınızı en etkin şekilde savunmak için yanınızdayız.
Maddi Tazminat
Maddi tazminat, zarar görenin malvarlığında meydana gelen eksilmenin giderilmesini amaçlar. Tedavi giderleri, çalışma gücü kaybı, kazanç kaybı ve yıpranma gibi kalemler maddi tazminat kapsamında değerlendirilmektedir.
Maddi Tazminat Hesaplama Yöntemi
Maddi tazminat hesaplamasında zarar görenin yaşı, mesleği, geliri, maluliyet oranı ve kusur durumu gibi faktörler dikkate alınmaktadır. Yargıtay içtihatları doğrultusunda genellikle progresif rant yöntemi veya kapitalizasyon yöntemi kullanılarak hesaplama yapılmaktadır. Bilirkişi raporları, tazminat miktarının belirlenmesinde kritik role sahiptir.
Tazminat hesaplamasının doğru yapılması, hak kaybının önlenmesi açısından son derece önemlidir. Bu nedenle hesaplama sürecinde uzman bir avukattan destek almanız tavsiye edilmektedir.
Manevi Tazminat
Manevi tazminat, hukuka aykırı bir eylem sonucunda kişinin duyduğu acı, elem ve üzüntünün karşılığı olarak hükmedilen tazminattır. Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi uyarınca bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde, 58. maddesi uyarınca ise kişilik haklarına saldırı halinde manevi tazminat talep edilebilmektedir.
Manevi tazminat miktarının belirlenmesinde olayın ağırlığı, tarafların ekonomik durumu, kusur oranı ve hakkaniyet ilkesi göz önünde bulundurulmaktadır. Manevi tazminat, zarar görenin acısını tam olarak gidermese de yaşanan mağduriyetin bir nebze olsun telafi edilmesini sağlamaktadır.
Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Destekten yoksun kalma tazminatı, bir kişinin ölümü nedeniyle onun desteğinden yoksun kalanların uğradığı zararın giderilmesini amaçlar. Eş, çocuklar, anne-baba ve ölenin düzenli olarak destek sağladığı diğer kişiler bu tazminatı talep edebilmektedir.
Destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında ölenin yaşı, geliri, mesleği, desteklenen kişilerin yaşları ve destek süreleri gibi unsurlar dikkate alınmaktadır. Bu tazminat türü özellikle trafik kazası ve iş kazası sonucu ölüm hallerinde sıklıkla gündeme gelmektedir.
İş Kazası Tazminatı
İş kazası sonucunda yaralanan veya hayatını kaybeden işçinin kendisi ya da yakınları, işverenden maddi ve manevi tazminat talep edebilmektedir. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında işverenin iş güvenliği önlemlerini alma yükümlülüğü bulunmakta olup bu yükümlülüğün ihlali halinde işverenin tazminat sorumluluğu doğmaktadır.
İş kazası tazminat davalarında kusur tespiti, maluliyet oranının belirlenmesi ve SGK tarafından yapılan ödemelerin mahsubu gibi teknik konularda uzman hukuki destek sunmaktayız.
Trafik Kazası Tazminatı
Trafik kazalarında zarar gören kişiler, kusurlu sürücüden ve sigorta şirketinden maddi ve manevi tazminat talep edebilmektedir. Trafik kazası tazminat davalarında kusur oranının belirlenmesi, hasar tespiti ve tazminat hesaplaması önemli aşamalar olarak öne çıkmaktadır.
Trafik kazası sonucu bedensel yaralanma, sürekli maluliyet veya ölüm hallerinde tazminat taleplerinin eksiksiz ileri sürülmesi, hak kaybının önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Sigorta şirketine başvuru, Sigorta Tahkim Komisyonu süreci ve dava aşamalarında müvekkillerimize kapsamlı hukuki destek sağlamaktayız.
Haksız Fiilden Doğan Tazminat
Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Haksız fiil sorumluluğunun doğması için hukuka aykırı fiil, kusur, zarar ve illiyet bağı unsurlarının bir arada bulunması gerekmektedir.
Sözleşmeye Aykırılıktan Doğan Tazminat
Sözleşmeden doğan yükümlülüklerin yerine getirilmemesi veya gereği gibi ifa edilmemesi halinde, zarar gören taraf sözleşmeye aykırılık nedeniyle tazminat talep edebilmektedir. Sözleşmeye aykırılık halinde müspet zarar (ifa menfaati) veya menfi zarar (güven zararı) talep edilebilmekte olup hangi zarar türünün istenebileceği somut olayın koşullarına göre belirlenmektedir.
Zamanaşımı Süreleri
Tazminat davalarında zamanaşımı sürelerine dikkat edilmesi, hak kaybının önlenmesi açısından hayati önem taşımaktadır. Haksız fiilden doğan tazminat davalarında genel zamanaşımı süresi, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren iki yıl ve her halde fiilin işlendiği tarihten itibaren on yıldır. Sözleşmeye aykırılıktan doğan tazminat davalarında ise genel zamanaşımı süresi on yıldır.
Ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, tazminat davası için de bu süre geçerli olmaktadır.
Görevli Mahkeme
Tazminat davalarında görevli mahkeme, uyuşmazlığın niteliğine göre değişmektedir. Genel olarak asliye hukuk mahkemeleri görevli olmakla birlikte, iş kazasından kaynaklanan tazminat davalarında iş mahkemeleri, tüketici işlemlerinden kaynaklanan davalarda ise tüketici mahkemeleri görevlidir.
Tazminat Hukuku Alanında Hukuki Destek Alın
Tazminat hakkınızın korunması ve hak ettiğiniz tazminatı alabilmeniz için uzman hukuki desteğe ihtiyacınız bulunmaktadır. Tazminat hukuku alanındaki deneyimimizle, davanızın her aşamasında yanınızda olarak haklarınızı en etkin şekilde savunuyoruz.
Bizimle iletişime geçin ve tazminat hukuku alanındaki hukuki ihtiyaçlarınız için randevu alın.
