FSEK ▸ Madde 76

FSEK 76. Madde

(1) Bu Kanunun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın, görevli mahkeme Adalet Bakanlığı tarafından kurulacak ihtisas mahkemeleridir. İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetlerine başlayıncaya kadar, asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinden hangilerinin ihtisas mahkemesi olarak görevlendireceği ve bu mahkemelerin yargı çevreleri Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca belirlenir.

(2) Bu Kanun kapsamında açılacak hukuk davalarında mahkeme, davacının iddianın doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktar delil sunması hâlinde, korunmakta olan eserler, fonogramlar, icralar, filmler ve yayınları kullananların, bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldıklarına dair belgeleri veya tüm yararlanılan eser, fonogram, icra, film ve yayınların listelerini sunmasını isteyebilir. Belirtilen belge veya listelerin sunulamaması tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanılmakta olduğuna karine teşkil eder.

Açıklama

Fikrî mülkiyet uyuşmazlıkları, teknik niteliği ve özel bilgi gerektiren yapısı nedeniyle uzmanlaşmış yargı mercilerini gerekli kılar. FSEK Madde 76, bu Kanun’un düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan davalarda görevli mahkemenin, dava konusunun miktarına ve Kanunda gösterilen cezaya bakılmaksızın Adalet Bakanlığınca kurulacak ihtisas mahkemeleri olduğunu hükme bağlar. İhtisas mahkemeleri kurulup yargılama faaliyetine başlayıncaya kadar, hangi asliye hukuk ve asliye ceza mahkemelerinin bu davalara bakacağı ve bu mahkemelerin yargı çevreleri, Adalet Bakanlığının teklifi üzerine Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenir. Böylece fikrî haklara ilişkin davalarda görev kuralı, genel görev hükümlerinden ayrılarak özel ve emredici bir esasa bağlanmış; uzmanlık gerektiren bu alanda yeknesak içtihat oluşması amaçlanmıştır.

Maddenin ikinci fıkrası, ispat yükü bakımından davacı lehine önemli bir kolaylık getirir. Davacı, iddiasının doğruluğu hakkında kuvvetli kanaat oluşturmaya yeter miktarda delil sunduğunda mahkeme, korunan eser, fonogram, icra, film ve yayınları kullanan tarafın bu Kanunda öngörülen izin ve yetkileri aldığına dair belgeleri ya da yararlanılan tüm eserlerin listelerini sunmasını isteyebilir. Bu mekanizma, delillerin büyük ölçüde kullanan tarafın elinde bulunduğu fikrî hak ihlallerinde, davacının ispat güçlüğünü hafifletmeyi hedefler. Karşı tarafa, hukuka uygun kullanımını belgelendirme yükü geçer; böylece yargılamadaki bilgi asimetrisi giderilmeye çalışılır ve hak sahibinin, kullanımın her bir kalemini tek tek ispatlamak gibi aşırı bir yükle karşılaşması önlenir.

Düzenlemenin en güçlü pratik sonucu, belge veya listelerin sunulamamasının tüm eser, fonogram, icra, film ve yayınların haksız kullanıldığına karine teşkil etmesidir. Bu, ispat yükünü tersine çeviren güçlü bir hukuki karinedir; FSEK Madde 76 uyarınca kullanan taraf izinlerini ispatlayamazsa kullanımın haksız olduğu kabul edilir. Yargıtay’ın fikrî haklara ilişkin daire içtihadında, bu karinenin somut delillerle çürütülebilir nitelikte olduğu, ancak gerekli belge ibraz edilemediğinde mahkemenin haksız kullanım sonucuna varabileceği benimsenmektedir. Örneğin bir meslek birliğinin açtığı davada, eserleri umuma açık biçimde kullanan işletmenin lisans veya yetki belgesini sunamaması, tüm kullanımın izinsiz sayılmasına ve telif tazminatına hükmedilmesine yol açabilir. Böylece madde, hak sahiplerine etkili bir ispat aracı tanır.