TBK 569. Madde
Birden çok kişi, haklarını korumak üzere, hukuki durumu çekişmeli veya belirsiz olan şeyi, bir güvenilirkişiye bırakırlarsa, bu kişi, saklatanların tamamının rızası veya hâkimin kararı olmadıkça, onu hiçbirine geri veremez.
TBK 569. Madde Gerekçesi
Tasarının tek fıkradan oluşan 569 uncu maddesinde, güvenilirkişiye bırakma düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 471 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “IV. Yediemine tevdi” şeklindeki ibare, Tasarıda, “IV. Güvenilirkişiye bırakma” şeklinde değiştirilmiştir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 471 inci maddesinde kullanılan “müstevdi” veya “yediadil” sözcükleri, Tasarıda “güvenilirkişi” olarak belirtilmiştir.
Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 569. maddesi, uygulamada yediemine tevdi adıyla bilinen özel bir saklama türünü düzenlemektedir. Hüküm, 818 sayılı mülga Borçlar Kanunu’nun 471. maddesinin karşılığı olup Yediemine tevdi kenar başlığı Güvenilirkişiye bırakma biçimine, müstevdi ve yediadil sözcükleri ise güvenilirkişi kavramına dönüştürülmüştür. Hukuki esas aynen korunmuş; yalnızca dil sadeleştirilmiş ve kavram birliği sağlanmıştır. Güvenilirkişi terimi, yeni kanunun genelinde tercih edilen teknik bir ifade hâline gelmiştir.
Maddeye göre birden çok kişi, haklarını korumak üzere, hukuki durumu çekişmeli veya belirsiz olan bir şeyi bir güvenilirkişiye bırakırlarsa, bu kişi, saklatanların tamamının rızası veya hâkimin kararı olmadıkça, onu hiçbirine geri veremez. Bu düzenleme, iradi tevdiin özel bir görünüm biçimi olarak karşımıza çıkar ve Türk Medeni Kanunu’ndaki vesayet ya da kayyımlık kurumlarından farklı olarak tamamen tarafların anlaşmasına dayanır. Güvenilirkişi, tarafların iradeleriyle atanmış, bağımsız ve tarafsız bir saklama aracısıdır.
Hükmün uygulama alanı, üzerinde anlaşmazlık ya da hukuki belirsizlik bulunan eşya, belge ya da değerlerin tarafsız bir kişiye emanet edilmesini kapsar. Bu belirsizlik mülkiyet, rehin, intifa gibi ayni hak üzerinde olabileceği gibi sözleşmesel bir alacak ya da paylaşım iddiası şeklinde de olabilir. Sözleşmeye taraf olan birden çok kişinin hakları karşılıklı olarak çatıştığında, eşyanın herhangi birinde kalması diğerlerinin hakkını tehlikeye düşürecektir. İşte bu riski bertaraf etmek için taraflar, eşyayı anlaşarak belirledikleri tarafsız ve güvenilir bir üçüncü kişiye teslim ederler. Güvenilirkişi gerçek kişi olabileceği gibi tüzel kişi, banka, noter, avukat veya baro da olabilir. Seçim tarafların ortak iradesiyle yapılır ve güvenilirkişinin göreve başlaması için onun da rıza vermesi gerekir.
Güvenilirkişinin temel borcu, teslim aldığı şeyi tüm saklatanların rızası ya da hâkimin kararı olmaksızın hiçbirine geri vermemektir. Bu çifte emniyet mekanizması, güvenilirkişinin özellikle baskı altında kalarak veya bir tarafın ikna etmesiyle eşyayı taraflardan birine vermesini engeller. Hâkim kararıyla teslim, çoğunlukla taraflar arasındaki esas uyuşmazlığın çözüldüğü ve eşyanın hangi tarafa ait olduğunun belirlendiği kararlara dayanır. Bu karar maddi hukuk sorununu çözen bir hüküm olabileceği gibi çekişmesiz yargı yoluyla verilen bir tespit kararı da olabilir. Güvenilirkişi, saklama sözleşmesinin genel hükümlerine tâbi olmakla birlikte konumunun özelliği nedeniyle bağımsızlık ve tarafsızlık yükümlülüğü altında olup, taraflardan herhangi biriyle olağanın ötesinde iletişim kurmaktan kaçınmalıdır. Bu nitelik, özellikle avukat ve noter gibi mesleki güven taşıyan kişilerin bu göreve daha uygun olmasının nedenini açıklar.
Uygulamada güvenilirkişiye bırakma, özellikle boşanma davalarında tarafların ziynet eşyasının muhafazasında, şirket hisselerinin devri için kurulan escrow anlaşmalarında, gayrimenkul satış bedelinin tapu devrine kadar tarafsız bir kuruluşta tutulmasında, miras paylaşımı süreçlerinde çekişmeli malların korunmasında, birleşme ve devralma işlemlerinde fiyat ayarlamasını güvence altına almak için bırakılan tutarlarda sıkça başvurulan bir yoldur. Modern ticaret hayatında escrow agent adıyla bilinen kurum, 569. maddenin tipik bir yansımasıdır. Güvenilirkişi, görevini kötüye kullanarak eşyayı taraflardan birine kendiliğinden teslim ederse, diğer saklatanlara karşı hem sözleşmeye aykırılıktan hem de haksız fiilden sorumlu olur; ayrıca mesleki sorumluluğu devreye girer. Yargıtay, güvenilirkişiye bırakılan malın iadesi talebini, tüm tarafların rızası aranması zorunluluğu çerçevesinde sıkı biçimde değerlendirmekte ve tek taraflı istemleri kabul etmemektedir. Bu tutum, güvenilirkişi kurumunun amacı olan güvenin korunmasına hizmet eder.
