TMK 1025. Madde
(1) Bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş veya bir tescil yolsuz olarak terkin olunmuş ya da değiştirilmiş ise, bu yüzden aynî hakkı zedelenen kimse tapu sicilinin düzeltilmesini dava edebilir.
(2) İyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile dayanarak kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklıdır.
TMK 1025. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 933 üncümaddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Ancak kaynak Kanunun 975 inci maddesi dikkate alınarak madde iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. İkinci fıkrada iyiniyetli üçüncükişilerin saklıolan haklarının aynîhaklar olduğu konusuna açıklık getirilmiştir.
Açıklama
Türk Medeni Kanunu’nun 1025 inci maddesi, yolsuz tescil hâlinde tapu sicilinin düzeltilmesi davasını düzenler. Tapu sicili gerçek hak durumunu yansıttığı sürece güven kaynağıdır; ancak bir aynî hak yolsuz olarak tescil edilmiş, var olan bir tescil yolsuz olarak terkin edilmiş ya da değiştirilmişse, sicil ile gerçek hukuki durum arasında bir uyumsuzluk doğar. TMK Madde 1025, bu uyumsuzluk nedeniyle aynî hakkı zedelenen kişiye, sicilin gerçek duruma uygun hâle getirilmesini talep etme hakkı tanır. Hüküm, 1024 üncü maddedeki iyiniyetli olmayan üçüncü kişilere karşı korumayla ve 1023 üncü maddedeki iyiniyet korumasıyla birlikte, tapu sicilinin maddi doğruluğunu sağlamaya yönelik bütüncül bir koruma sisteminin parçasıdır.
Maddenin işleyişi, hakkı zedelenen kimsenin tapu sicilinin düzeltilmesi davası açmasıyla harekete geçer. Bu dava, mülkiyet hakkına dayanan ve kural olarak zamanaşımına tabi olmayan ayni nitelikte bir taleptir. Davacı, tescilin yolsuzluğunu, yani geçerli bir hukuki sebebe dayanmadığını ispat etmekle yükümlüdür; örneğin geçersiz bir satış sözleşmesine ya da sahteciliğe dayanan bir tescil yolsuz sayılır. İkinci fıkra ise önemli bir sınır çizer: iyiniyetli üçüncü kişilerin bu tescile güvenerek kazandıkları aynî haklar ve her türlü tazminat istemi saklı tutulur. Böylece düzeltme davası, sicile güvenerek hak kazanmış iyiniyetli kişilerin durumunu sarsmadan, yalnızca yolsuzluğu bilen veya bilmesi gereken kişilere karşı sonuç doğurur.
Davanın kabulü hâlinde sicildeki yolsuz kayıt düzeltilir ve gerçek hak sahibinin durumu sicile yansıtılır. Ancak yolsuz tescile iyiniyetle dayanarak hak kazanmış üçüncü kişi varsa, gerçek hak sahibinin yolu düzeltme değil, kusurlu kişiden tazminat talep etmek olur. Örneğin sahte vekaletnameyle adına tescil yaptıran kişiden taşınmazı satın alan iyiniyetli alıcı korunur; gerçek malik ise zararını sahtekârdan veya kusurlu memurdan isteyebilir. Yargıtay içtihatlarında, tapu kaydının düzeltilmesi davalarında iyiniyetin TMK’nın 1023 üncü maddesi çerçevesinde değerlendirildiği ve iyiniyetin bulunmadığının ispatı hâlinde düzeltmenin üçüncü kişiye karşı da istenebileceği vurgulanır. TMK Madde 1025 böylece gerçek hak sahibinin korunması ile işlem güvenliği arasında özenli bir denge kurar.
