TMK 179. Madde
(1) Mal rejiminin tasfiyesinde eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır.
TMK 179. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 146 ncı maddesini karşılamaktadır. Madde yürürlükteki hüküm yerine daha kısa ve öz bir ifadeyle boşanma hâ linde eşler arasındaki mal rejimi ne ise bu rejimin tasfiyesine ilişkin hükme yoll ama yapmak suretiyle mal rejiminin tasfiyesi sorununu çözümlemiştir. Maddenin ikinci fıkrası 181 inci maddede hükme bağlanmıştır.
Açıklama
TMK Madde 179, boşanma hâlinde eşler arasındaki mal rejiminin nasıl tasfiye edileceği sorusunu, kısa ve yollama yapan bir ifadeyle çözer. Hükme göre mal rejiminin tasfiyesinde, eşlerin bağlı olduğu rejime ilişkin hükümler uygulanır. Bu düzenleme, boşanmanın mal rejimini kendiliğinden sona erdirdiği (TMK m.225) gerçeğinden hareketle, tasfiyenin bağımsız bir boşanma kuralıyla değil, eşlerin tabi olduğu rejimin kendi tasfiye hükümleriyle yapılacağını gösterir. Eşler bir mal rejimi sözleşmesi yapmamışsa yasal rejim olan edinilmiş mallara katılma rejimi (TMK m.218 ve devamı) geçerli olur ve tasfiye katılma alacağı esasına göre yürür. Gerekçe, bu maddenin yürürlükten kalkan eski düzenlemeyi daha öz bir yollamayla karşıladığını ve mirasla ilgili ikinci fıkranın TMK m.181’de düzenlendiğini belirtir.
Uygulamada bu hüküm, boşanma davasından ayrı görülebilen bir mal rejimi tasfiyesi davasının dayanağıdır. Tasfiye, eşlerin hangi rejime tabi olduğunun belirlenmesiyle başlar: yasal rejim varsa kişisel mallar ile edinilmiş mallar ayrıştırılır, her eşin edinilmiş mallarındaki artık değer hesaplanır ve diğer eş katılma alacağı (TMK m.236) ile değer artış payı (TMK m.227) talep edebilir. Sözleşmeyle paylaşmalı mal ayrılığı veya mal ortaklığı seçilmişse, o rejimin kendine özgü tasfiye kuralları işler. Tasfiyenin ön koşulu, boşanma kararının kesinleşerek mal rejiminin sona erdiği anın belirlenmesidir; çünkü değerlendirme tarihi ve mal grubu tespiti bu ana göre yapılır. Eşlerin elbirliği ile değil, alacak ilişkisi temelinde hak sahibi olması, tasfiyenin ayni değil kişisel talep niteliğini ortaya koyar.
Tasfiyenin sonucu, eşler arasında para alacağı doğuran bir denkleştirmedir; taraflardan biri diğerine katılma alacağı veya pay borcu öder ve böylece evlilik boyunca biriken değer hakkaniyetle bölüşülür. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, mal rejimi tasfiyesi davasının boşanmanın kesinleşmesinden sonra açılabileceğini ve katılma alacağının evlenme tarihiyle mal rejiminin sona erme tarihi arasındaki edinimlere göre hesaplanacağını istikrarla kabul eder. Somut bir örnek: yasal rejime tabi çift boşandığında, evlilik içinde kocanın geliriyle alınan konutun tasfiyede artık değer olarak hesaplanması ve kadının bu değerin yarısı oranında katılma alacağına hak kazanması TMK Madde 179’un yollama yaptığı edinilmiş mallara katılma hükümleriyle sağlanır. Böylece tasfiye, boşanmanın mali sonuçlarının adil biçimde tamamlanmasını mümkün kılar.
