TMK 305. Madde
(1) Bir küçüğün evlât edinilmesi, evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır.
(2) Evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunması ve evlât edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı bir biçimde zedelenmemesi de gerekir.
TMK 305. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 253 üncü maddesini karşılamaktadır. Maddede, İsviçre Medenî Kanununun 264 üncü maddesi örnek alınmıştır. Madde, henüz ergin olmayanların evlâ t edinilmelerini, onların evlâ t edinen tarafından iki yıl süreyle bakılmış ve eğitilmişolmalarıkoşuluna bağlamaktadır. Böylece, bir kimsenin bakmadığı ve eğitimine hiçbir katkısıolmadığıherhangi bir küçüğüevlâ t edinmesi engellenmekte ve bir çeşit deneme süresiyle, tarafların birbirlerini tanımalarına da olanak sağlanmaktadır. Maddenin ikinci fıkrasında, evlâ t edinme işleminin olmazsa olmaz bir koşulu olarak, bu işlemin küçüğün yararına olmasıgerektiği belirtilmekte ve ayrıca evlâ t edinme işleminin evlâ t edinenin diğer çocuklarının yararlarınıhakkaniyete aykırıbir şekilde zedelememesi koşulu öngörülmektedir. Hâ kime takdir yetkisi tanıyan bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 253 üncü maddesinde aranan, evlâ t edinenin (düzgün soybağlı) altsoyunun bulunmamasışartını, küçüklerin evlâ t edinilmesi açısından ortadan kaldırmaktadır.
Açıklama
TMK Madde 305, bir küçüğün evlât edinilebilmesinin genel koşullarını düzenleyerek evlât edinme kurumunun çekirdeğini oluşturur. Gerekçesinde belirtildiği gibi İsviçre Medenî Kanununun 264. maddesi örnek alınarak kaleme alınan hüküm, eski Kanunun 253. maddesini karşılar; ancak küçüklerin evlât edinilmesi bakımından evlât edinenin altsoyunun bulunmaması şartını kaldırmıştır. Maddeye göre küçüğün evlât edinilmesi, öncelikle evlât edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. Bu bir yıllık bakım süresi, bir tür deneme dönemi işlevi görerek tarafların birbirini tanımasını sağlar ve hiç ilgilenilmemiş bir çocuğun aniden evlât edinilmesinin önüne geçer. Hüküm, evlât edinmenin diğer koşullarını düzenleyen TMK 306 ve devamı maddelerle bir bütün oluşturur.
Hükmün uygulanmasında iki temel ölçüt birlikte aranır. Birincisi, evlât edinen tarafından küçüğün bir yıl süreyle fiilen bakılıp eğitilmiş olmasıdır; bu süre, salt biçimsel bir bekleme değil, gerçek bir bakım ve gözetim ilişkisinin kurulmuş olmasını gerektirir. İkincisi ve en önemlisi, evlât edinmenin her hâlde küçüğün yararına bulunmasıdır; çocuğun üstün yararı, kurumun temel ölçütü ve hâkimin denetiminin merkezindedir. Ayrıca evlât edinenin varsa diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi de gerekir; böylece yeni kurulan evlâtlık ilişkisinin mevcut çocukların hukukî ve ekonomik konumunu ölçüsüzce sarsması engellenir. Gerekçede vurgulandığı üzere bu değerlendirmelerde hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmıştır.
Bir yıllık bakım koşulunun sağlanmaması ya da evlât edinmenin küçüğün yararına olmadığının anlaşılması hâlinde talep reddedilir; koşullara aykırı kurulmuş ilişki ise TMK 318 uyarınca iptal yaptırımına tâbidir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, küçüğün yararının somut olarak araştırılmasını, sosyal inceleme raporu alınmasını ve evlât edinenin diğer çocuklarının menfaatlerinin gözetilmesini istikrarla aramaktadır. Somut bir örnekle: bir buçuk yıldır koruyucu aile sıfatıyla bir küçüğe bakan ve onu eğiten bir çift, bu çocuğu evlât edinmek istediğinde, bir yıllık bakım koşulu fazlasıyla sağlandığından ve sosyal inceleme çocuğun yararına olduğunu ortaya koyduğundan, mahkeme TMK Madde 305 uyarınca evlât edinmeye karar verebilir.
