TMK ▸ Madde 311

TMK 311. Madde

(1) Aşağıdaki hâllerde ana ve babadan birinin rızası aranmaz:

1. Kim olduğu veya uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa veya ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa,

2. Küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa.

TMK 311. Madde Gerekçesi

Hükümde sınırlayıcı olarak sayılan hâllerden biri kendisi açısından gerçekleşmişolan ana ve ya babanın rızasının aranmayacağınıbelirten bu madde İsviçre Medenî Kanununun 265c maddesinden alınmıştır. Madde, esasen, yürürlükteki Kanunun 254a maddesinin kısmen yeniden kaleme alınmışşeklidir. Maddenin (II) numaralıbendindeki özen gösterme ihlâli, çocuğa karşıciddîözen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesidir. Özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilip getirilmediğini, takdir yetkisine dayanarak hâkim değerlendirir.

Açıklama

TMK Madde 311, küçüğün evlât edinilmesinde kural olarak aranan ana ve baba rızasının istisnaen aranmayacağı hâlleri sınırlayıcı biçimde sayar. Gerekçede açıklandığı üzere İsviçre Medenî Kanununun 265c maddesinden alınan ve eski Kanunun 254a maddesinin yeniden kaleme alınmış şekli olan hüküm, TMK 309’da düzenlenen rıza ilkesinin sınırını çizer. Maddeye göre rıza, ancak iki hâlde aranmaz: ana veya babanın kim olduğu ya da uzun süredir nerede oturduğu bilinmiyorsa yahut ayırt etme gücünden sürekli yoksunsa; veya küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa. Bu istisnalar, fiilî olarak ulaşılamayan ya da ebeveynlik görevini ihmal eden kişinin rızasını arayarak çocuğun yararına kavuşmasını engellememek amacıyla öngörülmüştür.

Uygulamada birinci bent, daha çok maddî bir imkânsızlığa dayanır: kayıp, kimliği belirsiz veya akıl hastalığı sebebiyle iradesini açıklayamayacak durumdaki ana-babanın rızası, niteliği gereği alınamayacağından aranmaz. İkinci bent ise değerlendirmeye açık bir ölçüt getirir; özen yükümlülüğünün yeterince yerine getirilmemesi, çocuğa karşı ciddî bakım, gözetim ve eğitim borcunun ihlâlidir. Gerekçede de vurgulandığı gibi bu ihlâlin gerçekleşip gerçekleşmediğini hâkim takdir yetkisine dayanarak değerlendirir; geçici veya önemsiz aksaklıklar değil, sürekli ve ağır ihmal aranır. Rızanın aranmamasına ilişkin saptamanın usulü TMK 312’de düzenlenmiş olup, özellikle ikinci bent uyarınca verilen karar ilgili ana veya babaya yazılı olarak bildirilir.

Maddedeki koşullar gerçekleşmeden ana-baba rızası atlanırsa evlât edinme esaslı bir eksiklikle malûl olur ve TMK 318 uyarınca iptal yaptırımıyla karşılaşabilir; bu nedenle istisnalar dar yorumlanır. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, özen yükümlülüğü ihlâline dayanılması hâlinde ebeveynin yıllarca süren ilgisizliğinin, nafaka ödememesinin ve fiilî bağ kurmamasının somut delillerle kanıtlanmasını aramakta, kısa süreli veya mücbir sebebe dayalı uzaklaşmayı yeterli görmemektedir. Somut bir örnekle: doğumdan sonra çocuğu terk edip yıllarca hiçbir iletişim kurmayan, nerede yaşadığı bilinmeyen bir baba bakımından mahkeme, TMK Madde 311 uyarınca onun rızasının aranmamasına karar verir ve evlât edinme süreci yalnızca diğer ebeveynin rızasıyla ilerleyebilir.