TMK 314. Madde
(1) Ana ve babaya ait olan haklar ve yükümlülükler evlât edinene geçer.
(2) Evlâtlık, evlât edinenin mirasçısı olur.
(3) Evlâtlık küçük ise evlât edinenin soyadını alır. Evlât edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin olan evlâtlık, evlât edinilme sırasında dilerse evlât edinenin soyadını alabilir.
(4) (İptal fıkra: Anayasa Mahkemesi’nin 26/7/2023 tarihli ve E.: 2023/3, K.: 2023/139 sayılı Kararı ile.) (Yeniden Düzenleme:7/11/2024-7531/12 md.) Ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlât edinmede ana ve baba adı olarak evlât edinen eşlerin adları; tek başına evlât edinmede ise ana veya baba adı olarak evlât edinenin adı yazılır. Evlât edinilen diğer kişiler hakkında, talepleri halinde bu hüküm uygulanır.
(5) Evlâtlığın, miras ve başka haklarının zedelenmemesi, aile bağlarının devam etmesi için evlâtlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlât edinenin aile kütüğü arasında her türlü bağ kurulur. Ayrıca evlâtlıkla ilgili kesinleşmiş mahkeme kararı her iki nüfus kütüğüne işlenir.
(6) Evlât edinme ile ilgili kayıtlar, belgeler ve bilgiler mahkeme kararı olmadıkça veya evlâtlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.
TMK 314. Madde Gerekçesi
Evlâ t edinmenin hukukî sonuçlarınıdüzenleyen bu madde, yürürlükteki Kanunun 257 nci maddesini karşılamaktadır. Birinci fıkrada, ana ve baba ya ait hak ve yükümlülüklerin (velâ yetin ve velâ yetten doğan hak ve yükümlülüklerin) evlâ t edinmenin gerçekleşmesiyle birlikte evlâ t edinene geçeceği hükme bağlanmaktadır. İkinci fıkrada, evlâ t edinmenin mirasçılık üzerindeki etkileri düzenlenmiştir. Buna göre, evlâ tlık, evlâ t edinenin mirasçısıolur, ancak kendi ailesine karşıkan bağından doğan mirasçılığınıda korur. Üçüncüfıkrada, evlâ tlığın ergin olmamasıhâ linde evlâ t edinenin soyadınıalacağı; evlâ t edinenin isterse, ergin olmayan evlâ tlığa yeni bir ad verebileceği ve ergin olan evlâ tlığın ise, ancak evlâ t edinme sırasında o isterse, evlâ t edinenin soyadınıalabileceği hükme bağlanmaktadır. Böylece, evlâ tlık ergin ise, evlâ t edinenin soyadınıkendiliğinden almışolmaz; onun evlâ t edinenin soyadınıalıp almamasıtamamen kendi seçimine bağlıdır. Dördüncüfıkra, eşler tarafından evlâ t edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına ana ve baba adı olarak evlâ t edinen eşlerin adlarının yazılacağınıdüzenlemektedir. Nüfus idaresine hitap eden bir düzenleme hükmüolan beşinci fıkra ise, evlâ tlığın miras ve başka haklarının zedelenmemesi, a ile bağlarının kaybolmaması için alınmasıgerekli önlemleri göstermektedir. Maddenin son fıkrası, evlâ t edinme işleminin dokunduğu menfaatler göz önüne alınarak getirilen bir gizlilik kuralıdır.
Açıklama
TMK Madde 314, evlat edinmenin hukuki sonuçlarını düzenler ve 743 sayılı eski Kanun’un 257. maddesini karşılar. Birinci fıkraya göre ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer; ikinci fıkraya göre evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur; üçüncü fıkraya göre küçük evlatlık evlat edinenin soyadını alır ve evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Madde, evlat edinme kararını düzenleyen TMK Madde 315 ile birlikte uygulanır ve Anayasa Mahkemesi’nin 2023 tarihli iptal kararı ile 7531 sayılı Kanun’la getirilen yeniden düzenleme sonucu güncel hâlini almıştır; nüfus kaydına ilişkin sonuçlar 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu ile uyumlu biçimde işlenir.
Maddenin getirdiği sonuçlar, evlatlığı tam anlamıyla evlat edinenin ailesine bağlayan kapsamlı bir hukuki dönüşüm yaratır. Velayet ve velayetten doğan tüm hak ve yükümlülükler evlat edinene geçer; evlatlık evlat edinene mirasçı olur, ancak kendi biyolojik ailesine karşı kan bağından doğan mirasçılığını da korur, yani çifte mirasçılık söz konusudur. Küçük evlatlık evlat edinenin soyadını kendiliğinden alırken, ergin evlatlık ancak evlat edinme sırasında isterse bu soyadını alabilir. 7531 sayılı Kanun’la yeniden düzenlenen dördüncü fıkra uyarınca, ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede evlat edinen eşlerin adları, tek başına evlat edinmede ise evlat edinenin adı ana veya baba adı olarak yazılır; diğer evlat edinilenler hakkında bu hüküm talepleri hâlinde uygulanır.
Beşinci fıkra, evlatlığın miras ve diğer haklarının zedelenmemesi ve aile bağlarının sürmesi için iki aile kütüğü arasında her türlü bağın kurulmasını öngörürken, altıncı fıkra evlat edinmeyle ilgili kayıt ve bilgilerin mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe açıklanamayacağı yönünde sıkı bir gizlilik kuralı getirir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, evlat edinmenin mirasçılık sonuçlarında evlatlığın hem evlat edinene hem de biyolojik ailesine mirasçı olduğunu, ancak evlat edinenin evlatlığa mirasçı olamayacağını vurgular. Somut bir örnek: bir çocuğu evlat edinen kişi vefat ettiğinde, evlatlık tıpkı öz çocuk gibi yasal mirasçı sıfatıyla mirastan pay alır; aynı zamanda biyolojik annesi öldüğünde de ona mirasçı olmaya devam eder. Buna karşılık evlatlık vefat ederse, evlat edinen ona mirasçı olamaz.
