TMK ▸ Madde 324

TMK 324. Madde

(1) Ana ve babadan her biri, diğerinin çocuk ile kişisel ilişkisini zedelemekten, çocuğun eğitilmesi ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmakla yükümlüdür.

(2) Kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzuru tehlikeye girer veya ana ve baba bu haklarını birinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanırlar veya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmezler ya da diğer önemli sebepler varsa, kişisel ilişki kurma hakkı reddedilebilir veya kendilerinden alınabilir.

(3) (Ek üçüncü fıkra:24/11/2021-7343/38 md.) Velayet kendisine bırakılan ana veya baba, kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerini yerine getirmezse çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayet değiştirilebilir. Bu husus kişisel ilişki kurulmasına dair kararda taraflara ihtar edilir.

TMK 324. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunda bulunmayan ve İsviçre Medenî Kanununun 274 üncü maddesinin ilk iki fıkrasınıörnek alan bu maddede, ana ve babanın çocuk ile bir önceki madde gereğince kurabilecekleri kişisel ilişkilerinin sınırlarıbelirlenmiştir. Birinci fıkra ya göre, ana ve babadan her biri çocuğun diğeri ile kişisel ilişkisini zedelemekten ve çocuğun eğitilmesini ve yetiştirilmesini engellemekten kaçınmak zorundadır. İkinci fıkrada ise, ana ve babanın çocuk ile kişisel ilişki kurma taleplerinin reddedilebileceği ve ya bu hakkın ellerinden alınabileceği hâ ller sayılmaktadır. Buna göre, kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, ana ve babanın bu haklarınıbirinci fıkrada öngörülen yükümlülüklerine aykırı olarak kullanmalarıve ya çocuk ile ciddî olarak ilgilenmemeleri yahut başka önemli sebeplerin varlığıhâ linde, kişisel ilişki kurma talebi reddedilebilir ya da kişisel ilişki kurma hakkıana ve babadan alınabilir.

Açıklama

TMK Madde 324, kişisel ilişki kurma hakkının sınırlarını belirler ve TMK Madde 323 ile tanınan hakkın kötüye kullanılmasını önlemeyi amaçlar. İsviçre Medeni Kanunu’nun 274. maddesinin ilk iki fıkrasından alınan hüküm, ana ve babaya hem birbirlerinin çocukla ilişkisine saygı gösterme yükümlülüğü yükler hem de bu ilişkinin reddedilebileceği veya geri alınabileceği hâlleri sayar. 7343 sayılı Kanunla eklenen üçüncü fıkra ise velayeti elinde bulunduran ebeveynin kişisel ilişkinin gereklerini yerine getirmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceği yaptırımını getirmiştir. Madde, velayetin düzenlendiği TMK Madde 335 ve devamı ile boşanmada kişisel ilişkiyi düzenleyen TMK Madde 182 ile doğrudan bağlantılıdır ve çocuğun üstün yararını koruma amacı taşır.

Birinci fıkra, velayet kendisinde olmayan ebeveynle çocuğun ilişkisini zedelememe ve çocuğun eğitim ile yetiştirilmesini engellememe yükümlülüğünü düzenler; bu, sadakat ve işbirliği yükümlülüğüdür. İkinci fıkra, ilişkinin reddi veya geri alınması için belirli koşullar arar: kişisel ilişki sebebiyle çocuğun huzurunun tehlikeye girmesi, hakkın birinci fıkradaki yükümlülüklere aykırı kullanılması, çocukla ciddi biçimde ilgilenilmemesi ya da başka önemli sebeplerin bulunması. Eklenen üçüncü fıkrayla, velayet sahibinin kararla belirlenen görüşme düzenini fiilen baltalaması durumunda, çocuğun menfaatine aykırı olmamak kaydıyla velayetin diğer ebeveyne devredilebileceği öngörülmüş; bu sonucun uygulanabilmesi için ilgili ihtarın kişisel ilişki kararında taraflara yapılmış olması zorunlu kılınmıştır.

Bu maddenin yaptırımları çift yönlüdür: bir yandan kötü niyetli ebeveyn kişisel ilişki hakkını kaybedebilir, diğer yandan görüşmeyi engelleyen velayet sahibi velayeti kaybedebilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, kişisel ilişkinin sınırlandırılması veya kaldırılması için somut ve çocuğun huzurunu fiilen tehdit eden olguların ispatını arar; soyut iddialar yeterli görülmez ve uzman raporu alınması gerekir. Somut bir örnek: boşanma sonrası velayeti annede olan çocuğun babasıyla görüşmesi mahkemece düzenlenmişken, annenin her görüşme gününde çocuğu başka yere götürerek ilişkiyi sürekli engellemesi hâlinde, kararda ihtar yapılmış olması koşuluyla baba TMK Madde 324/3 uyarınca velayetin değiştirilmesini talep edebilir; mahkeme çocuğun yararını değerlendirerek velayeti babaya verebilir. Buna karşılık baba çocuğa şiddet uyguluyorsa, ikinci fıkra gereği kişisel ilişki hakkı tümüyle ondan alınabilir.