TMK ▸ Madde 335

TMK 335. Madde

I. Ergin olmayan çocuk, ana ve babasının velâyeti altındadır. Yasal sebep olmadıkça velâyet ana ve babadan alınamaz.

II. Hâkim vasi atanmasına gerek görmedikçe, kısıtlanan ergin çocuklar da ana ve babanın velâyeti altında kalırlar.

TMK 335. Madde Gerekçesi

Ergin olmayan çocuğun velâ yet hakkının ana ve baba ya ait olduğunu, yasal sebep olmadıkça velâ yetin ana ve babadan alınamayacağını ve hâ kim vasi atanmasına gerek görmedikçe yani kural olarak kısıtlanan ergin çocukların b ile ana ve babanın velâ yeti altında olacağınıdüzenleyen bu hüküm, yürürlükteki Kanunun 262 nci maddesinden sadeleştirilmek suretiyle alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

TMK Madde 335, velâyet kurumunun kapsamını ve hangi koşullarda doğacağını belirleyerek ana ve baba ile çocuk arasındaki ilişkinin hukuki çerçevesini çizer. Hüküm, ergin olmayan çocuğun ana ve babasının velâyeti altında bulunduğunu, yasal bir sebep olmadıkça velâyetin onlardan alınamayacağını düzenler ve eski Medenî Kanun’un 262. maddesinden sadeleştirilerek alınmıştır; gerekçeye göre hüküm değişikliği yoktur. Velâyetin yasal sebep olmadıkça kaldırılamaması, ebeveyn-çocuk ilişkisinin anayasal aile korumasıyla (Anayasa m. 41) örtüşen güvenceli bir niteliğe sahip olduğunu gösterir. Madde, velâyetin alınmasına ilişkin TMK 348 vd. ile birlikte okunduğunda, velâyet hakkının ancak çocuğun menfaatini tehlikeye düşüren ağır sebeplerle sınırlanabileceği anlaşılır.

Maddenin işleyişi bakımından iki temel durum öne çıkar. Birinci fıkra, ergin olmayan, yani kural olarak on sekiz yaşını doldurmamış çocuğun doğrudan ana ve babanın velâyeti altında bulunduğunu öngörür; bu velâyet, çocuğun şahsına, eğitimine, temsiline ve malvarlığının yönetimine ilişkin yetki ve ödevleri kapsar. İkinci fıkra ise daha özel bir durumu düzenler: ergin olduğu hâlde kısıtlanan çocuklar, hâkim ayrıca bir vasi atanmasına gerek görmedikçe, ana ve babanın velâyeti altında kalmaya devam ederler. Bu, akıl hastalığı, akıl zayıflığı veya benzeri sebeplerle TMK 405 vd. uyarınca kısıtlanan ergin çocuklarda velâyetin uzatılması anlamına gelir ve onlara vesayet yerine ebeveyn korumasının sürmesini sağlar.

Velâyetin yasal sebep olmadıkça alınamaması kuralı, idarenin veya üçüncü kişilerin keyfî müdahalelerine karşı bir koruma işlevi görür; velâyetin kaldırılması ancak TMK 348. maddede sayılan deneyim eksikliği, hastalık, başka yerde bulunma, özen göstermeme gibi ağır sebeplerin varlığında mümkündür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, kısıtlanan ergin çocuk bakımından velâyetin uzatılmasına mı yoksa vasi atanmasına mı karar verileceğinin çocuğun durumu ve menfaati gözetilerek değerlendirilmesi gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek: doğuştan zihinsel engeli bulunan ve on sekiz yaşını dolduran bir çocuk TMK 405 uyarınca kısıtlandığında, hâkim TMK Madde 335/II uyarınca ayrıca vasi atamaya gerek görmezse, çocuk ana ve babasının velâyeti altında kalmaya devam eder; böylece bakımı bilfiil sürdüren ebeveyn, yeniden vesayet süreci işletilmeksizin çocuğun temsil ve korunmasını üstlenir.