TMK 363. Madde
I. Ana ve baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludurlar.
II. Dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine sadece aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlüdürler.
III. Kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulmazlar.
TMK 363. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 288 inci maddesini karşılamaktadır. Madde, İsviçre Medenî Kanununun 327 nci maddesinden alınmıştır; 1984 tarihli Öntasarının 278 inci maddesi de, anılan kaynak maddeden esinlenmiştir. Yürürlükteki metnin birinci fıkrasından farklı olarak, ana ve baba çocuk mallarının geri verilmesinde “intifa hakkısahibi gibi” değil, “vekil gibi” sorumludur. İkinci fıkra, esasen, içerik açısından, yürürlükteki metnin birinci fıkrasındaki cümlenin ikinci bölümünün aynıolmakla birlikte, daha açık bir dille kaleme alınmıştır. Üçüncüfıkrada ise, ana ve babanın çocuk mallarından yaptıkları ve tazminatla yükümlütutulamayacaklarıharcamaların çerçevesi, yürürlükteki metne nazaran genişletilmiş ve bu harcamalar içine a ile için yapılanlar da eklenmiştir. Yürürlükteki metnin üçüncüfıkrasının sözü ise, yalnızca çocuk için yapılan harcamalarıkapsamaktadır.
Açıklama
TMK Madde 363, velayet kapsamında çocuğun mallarını yöneten ana babanın, bu malların geri verilmesindeki sorumluluğunu düzenler. İlk fıkraya göre ana baba, çocuk mallarının geri verilmesinde vekil gibi sorumludur. İkinci fıkra, dürüstlük kuralına uygun olarak başkasına devrettikleri malların yerine yalnızca aldıkları karşılığı geri vermekle yükümlü olduklarını belirtir. Üçüncü fıkra ise kanuna uygun olarak çocuk veya aile için yaptıkları harcamalardan dolayı tazminatla yükümlü tutulamayacaklarını öngörür. Gerekçede, hükmün 743 sayılı Kanunun 288. maddesini karşıladığı, İsviçre Medenî Kanununun 327. maddesinden alındığı ve önceki metinden farklı olarak ana babanın artık ‘intifa hakkı sahibi gibi’ değil ‘vekil gibi’ sorumlu tutulduğu, ayrıca tazminatsız harcamalar kapsamına çocuk yanında aile için yapılanların da eklendiği açıklanmıştır. Madde, velayetin malvarlığına ilişkin boyutunu kapatan ve çocuğun ergin olması ya da velayetin sona ermesiyle yapılacak hesap verme ilişkisini düzenleyen bir hükümdür.
Hükmün işleyişinde sorumluluğun ölçütü ‘vekil gibi’ sorumluluk olarak belirlenmiştir; bu da ana babanın çocuğun mallarını TBK’daki vekâlet hükümlerine benzer bir özen ve hesap verme yükümlülüğüyle yönetip iade etmesi anlamına gelir. Velayet sona erdiğinde veya çocuk ergin olduğunda, ana baba yönettiği malları kural olarak olduğu gibi geri vermekle yükümlüdür. Ancak ikinci fıkra bir kolaylık tanır: ana baba bir malı dürüstlük kuralına uygun biçimde, yani çocuğun yararına ve iyiniyetle elden çıkarmışsa, malın aynen iadesi yerine yalnızca onun karşılığında aldıkları değeri geri vermekle yükümlüdürler. Böylece iyiniyetle ve usulüne uygun yapılan tasarruflar nedeniyle ana baba malın sonraki değer artışından sorumlu tutulmaz. Üçüncü fıkra ise daha da koruyucudur: ana babanın çocuğun veya ailenin ihtiyaçları için kanuna uygun olarak yaptığı harcamalar, geri verilmesi gereken bir borç oluşturmaz; bu harcamalar velayetin doğal sonucu sayılır ve ana babadan geri istenemez.
Sorumluluğun sınırları bakımından, ana baba malları kötüye kullanmış, savurmuş ya da dürüstlük kuralına aykırı biçimde elden çıkarmışsa vekil gibi sorumluluk uyarınca tazminatla yükümlü olur; buna karşılık kanuna ve çocuğun yararına uygun harcamalardan ötürü hesap vermek zorunda kalmaz. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, çocuk mallarının yönetimi ve iadesine ilişkin uyuşmazlıklarda ana babanın tasarruflarının dürüstlük kuralına ve çocuğun menfaatine uygun olup olmadığının araştırılmasını esas almaktadır. Somut bir örnek vermek gerekirse, çocuğa miras kalan bir taşınmazı velayet süresince yöneten anne, bu taşınmazı çocuğun eğitim masraflarını karşılamak için rayiç bedelle ve dürüstlük kuralına uygun biçimde sattıysa, çocuk ergin olduğunda taşınmazın aynen iadesini değil yalnızca satıştan elde edilen karşılığı isteyebilir; üstelik bu paranın çocuğun eğitimi ve ailenin meşru ihtiyaçları için harcanan kısmından TMK Madde 363 uyarınca anne tazminatla sorumlu tutulamaz. Buna karşılık malları gereksiz yere savurmuşsa vekil gibi sorumluluk gündeme gelir.
