TMK 431. Madde
(1) Vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır.
(2) Kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin karar, ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilân olunur.
TMK 431. Madde Gerekçesi
yürürlükteki Kanunun 381 inci maddesini karşılamaktadır. Yürürlükteki metinde sadece kayyımın atanmasından söz edildiği hâ lde maddede buna “yasal danışman” da eklenmiştir.
Açıklama
TMK Madde 431, kayyım ve yasal danışman atanmasında izlenecek usulü düzenler. Birinci fıkraya göre vasinin atanması usulüne ilişkin kurallar, kayyım ve yasal danışmanın atanmasında da uygulanır; böylece her bir koruma kurumu için ayrı bir usul ihdas etmek yerine, vasi atamasına ilişkin yerleşik düzenlemelere atıf yapılarak yeknesaklık sağlanmıştır. İkinci fıkra ise kayyım veya yasal danışman atanmasına ilişkin kararın, ancak vesayet makamının gerekli görmesi hâlinde ilân olunacağını öngörür. Bu hüküm, TMK m.426 ve devamındaki temsil ve yönetim kayyımlığı ile TMK m.429’daki yasal danışmanlık düzenlemelerinin usulî tamamlayıcısıdır. Gerekçeye göre madde, yürürlükten kalkan 743 sayılı Kanun’un 381. maddesini karşılamakta olup, eski metinden farklı olarak yasal danışman atanması da kapsama eklenmiştir.
Uygulamada bu yöntem birliği önemli sonuçlar doğurur. Vasi atamasına ilişkin kurallar arasında yer alan ehliyet araştırması, atanacak kişinin uygunluğunun değerlendirilmesi, vesayet makamının kararı ile göreve başlama işlemleri (TMK m.425) kayyım ve yasal danışman bakımından da geçerli olur. İlân konusundaki ayrım ise isabetlidir: vasi atamasında kişinin fiil ehliyeti bütünüyle etkilendiğinden ilân kural iken, kayyımlıkta ehliyet yalnızca belirli işler bakımından sınırlandığından, kararın aleniyeti her zaman zorunlu görülmemiş, takdir vesayet makamına bırakılmıştır. Örneğin yalnızca tek bir taşınmazın satışı için temsil kayyımı atanan bir kişide üçüncü kişileri korumak adına ilân gerekli görülmeyebilirken, malvarlığının tümünü yöneten bir yönetim kayyımlığında işlem güvenliği için ilâna karar verilebilir.
Usule aykırı yapılan atama, kararın kanun yolu denetiminde bozulmasına ve atanan kişinin yaptığı işlemlerin geçerliliği yönünden tartışmalara yol açabilir; özellikle ilân gerektiği hâlde yapılmamışsa iyiniyetli üçüncü kişilerin korunması gündeme gelir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, kayyım ve yasal danışman atamalarında vasi atamasına ilişkin usul güvencelerine uyulması gerektiğini ve ilgilinin menfaatlerinin korunmasının esas olduğunu vurgular. Somut bir örnek: ileri yaşı nedeniyle malvarlığını yönetmekte güçlük çeken ancak kısıtlanması gerekmeyen bir kişiye TMK Madde 431 uyarınca, vasi atamasındaki usul izlenerek yönetim kayyımı atanır; vesayet makamı işlem güvenliği bakımından gerekli görürse bu kararı ilân ederek üçüncü kişilerin durumdan haberdar olmasını sağlar.
