TMK 545. Madde
(1) Miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir.
(2) Sözleşmenin tarafları, arzularını resmî memura aynı zamanda bildirirler ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalarlar.
TMK 545. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 492 nci maddesini karşılamaktadır. Maddenin kenar başlığı “Miras mukavelesi” yerine “Miras sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir. Madde arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 545, miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için uyulması gereken şekil şartını düzenleyerek bu tasarrufu sıkı bir biçim kuralına bağlar. Birinci fıkraya göre miras sözleşmesinin geçerli olması için resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesi gerekir. İkinci fıkra ise bu şeklin somut uygulamasını gösterir: sözleşmenin tarafları arzularını resmî memura aynı zamanda bildirir ve düzenlenen sözleşmeyi memurun ve iki tanığın önünde imzalar. Maddenin gerekçesi, hükmün eski 743 sayılı Kanunun 492. maddesini karşıladığını, kenar başlığındaki ‘miras mukavelesi’ ifadesinin ‘miras sözleşmesi’ olarak değiştirildiğini ve maddenin arılaştırılarak yeniden kaleme alındığını, esasta bir hüküm değişikliği yapılmadığını belirtir. Hüküm, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesini gösteren TMK m.532 ve devamı ile doğrudan bağlantılıdır; çünkü miras sözleşmesi, resmî vasiyetnameye ilişkin şekil kurallarına tâbi kılınmıştır. Bu sıkı şekil, sözleşmenin bağlayıcılığı nedeniyle tarafların iradesini güvence altına almayı amaçlar.
Maddenin uygulanma mekanizması, resmî vasiyetnamenin düzenlenmesindeki usulü miras sözleşmesine uyarlar. Sözleşme, sulh hâkimi, noter veya kanunla yetkili kılınmış bir başka resmî memur önünde düzenlenir. Tek taraflı resmî vasiyetnameden farklı olarak miras sözleşmesi iki taraflı olduğundan, tarafların her ikisi de arzularını resmî memura aynı anda bildirmek zorundadır; bu eşzamanlılık, sözleşmenin karşılıklı ve aynı anda kurulan bir tasarruf olduğunu yansıtır. Memur, tarafların beyanlarına uygun olarak sözleşmeyi düzenler ve taraflar bu sözleşmeyi memurun ve iki tanığın huzurunda imzalar. Tanıkların ve memurun katılımı, sözleşmenin geçerliliğinin asli unsurlarıdır; bu kişilerin TMK m.536’da öngörülen yasaklılık hâllerine girmemesi gerekir. Şekle aykırılık, sözleşmenin geçerliliğini doğrudan etkiler. Resmî vasiyetname şekline uyulmadan, örneğin yalnızca adi yazılı biçimde yapılan bir miras sözleşmesi geçersizdir; bu nedenle taraflar sözleşmeyi mutlaka yetkili memur önünde düzenlemelidir.
Şekil şartına uyulmaması, miras sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurur ve bu geçersizlik, sözleşmeye bağlanan tüm kazandırmaları etkiler. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, miras sözleşmesinin resmî vasiyetname şeklinde düzenlenmesinin geçerlilik şartı olduğunu, bu şekle uyulmadan yapılan sözleşmelerin hüküm doğurmayacağını ve tarafların eşzamanlı beyanı ile tanık huzurunda imza unsurlarının aranması gerektiğini kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: bir kişi, kendisine ölünceye kadar bakacak yakınını miras sözleşmesiyle mirasçı atamak istiyorsa, bu sözleşmeyi yalnızca aralarında imzaladıkları adi bir yazıyla yapamaz. Tarafların birlikte notere giderek arzularını aynı anda notere bildirmesi, noterin sözleşmeyi düzenlemesi ve sözleşmenin noter ile iki tanığın önünde imzalanması gerekir. Bu usule uyulmadan yapılan bir miras sözleşmesi, içeriği ne olursa olsun geçersiz sayılır ve mirasçılık ataması hüküm ifade etmez.
