TMK 629. Madde
(1) Alacaklarını süresi içinde yazdırmayan alacaklılara karşı mirasçı, kendi kişisel mallarıyla sorumlu olmadığı gibi; terekeden kendisine geçen mallarla da sorumlu tutulamaz.
(2) Ancak, alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı veya bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı, zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır.
(3) Alacakları, tereke mallarıyla güvence altına alınmış olan alacaklılar deftere geçirilmemiş olsa bile bu haklarını güvenceden alabilirler.
TMK 629. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 569 uncu maddesini karşılamaktadır. Madde İsviçre Medenî Kanununun 590 ıncı maddesindeki aslına uygun olarak üçfıkra hâ linde düzenlenmiş, kenar başlığı ile birlikte arılaştırılmak suretiyle daha anlaşılır hâ le getirilmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında, yürürlükteki metinden farklı olarak, mirasçıların deftere yazılmayan borçlardan sorumluluklarında “mirastan kendisine düşen miktar ile sorumlu” olmalarıesası yerine “zenginleşmeleri ölçüsünde sorumlu” olmalarıesasıkabul edilmiştir. Bu yolla, mirasçının iyiniyetli olup olmaması, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre göz önünde tutularak karara bağlanacaktır. Çünküyürürlükteki mirasçıları, iyiniyetli olup olmamalarına bakmaksızın sorumlulukları bakımından eşdeğerde tutmaktadır. Yürürlükteki metinde yer alan “rehin ve ya teminat” ifadesi yerine, bu tür teminatlar dışında kalan teminatlarıda içerecek şekilde “güvence” sözcüğükullanılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 629, resmî defter tutulması hâlinde deftere yazdırılmayan alacaklardan mirasçının sorumluluğunu düzenleyerek hem mirasçıyı hem ihmalkâr olmayan alacaklıyı koruyan dengeli bir rejim kurar. Hüküm, deftere yazılan borçlardan sorumluluğu düzenleyen TMK m.628’i tamamlar ve resmî defter usulüne ilişkin TMK m.619 ve devamı hükümlerine dayanır. Gerekçeye göre madde eski Kanun’un 569. maddesini karşılamakta olup İsviçre Medenî Kanunu’nun 590. maddesine uygun olarak üç fıkraya getirilmiştir. En önemli yenilik, mirasçının deftere yazılmayan borçlardan “mirastan kendisine düşen miktarla” değil, “zenginleşmesi ölçüsünde” sorumlu olması esasının benimsenmesidir; böylece sebepsiz zenginleşmeye ilişkin Türk Borçlar Kanunu hükümleri devreye girer.
Maddenin uygulanmasında kural olarak, alacağını ilân edilen süre içinde deftere yazdırmayan alacaklıya karşı mirasçı sorumlu olmaz; ne kişisel mallarıyla ne de terekeden kendisine geçen mallarla sorumlu tutulamaz. Bu kural, alacaklıları alacaklarını zamanında bildirmeye yöneltir ve mirasçıya hukuki güvenlik sağlar. Ancak ikinci fıkra önemli bir istisna getirir: alacaklının kusuru olmadan deftere yazdıramadığı veya bildirdiği hâlde deftere yazılmamış alacakları için mirasçı, zenginleşmesi ölçüsünde sorumlu kalır. Burada mirasçının iyiniyetli olup olmaması, sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Üçüncü fıkra ise ayni teminatlı alacaklıları korur: alacakları tereke mallarıyla güvence altına alınmış olan alacaklılar, deftere geçirilmemiş olsalar bile bu haklarını güvenceden alabilirler. Buradaki “güvence” ifadesi, rehin ve teminat dışındaki teminat türlerini de kapsayacak biçimde geniş yorumlanır.
Bu rejim sonucunda süresinde alacağını bildirmeyen kusurlu alacaklı çoğu kez alacağını kaybeder; kusursuz alacaklı ise yalnızca mirasçının zenginleşmesi kadar talep edebilir, ayni teminatlı alacaklı ise teminata her hâlde başvurabilir. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi içtihatlarında, deftere yazdırılmayan alacaklarda mirasçının kural olarak sorumlu olmadığı, ancak kusursuz alacaklı bakımından zenginleşme ölçüsünde sorumluluğun doğacağı kabul edilir. Somut bir örnek: yurt dışında bulunması nedeniyle ilânı kusuru olmadan kaçıran bir alacaklı, 50.000 TL alacağını süresinde yazdıramamışsa, mirasçı bu alacaktan ancak terekeden edindiği değerlerle zenginleştiği ölçüde, örneğin 30.000 TL’ye kadar sorumlu olur. Tereke malını ipotekle güvenceye almış bir alacaklı ise deftere yazılmasa bile ipoteğe başvurabilir. TMK Madde 629 böylece menfaat dengesini titizlikle kurar.
