TMK 643. Madde
(1) Mirasın açıldığı tarihte, mirasçı olabilecek bir cenin varsa paylaşma doğumuna kadar ertelenir.
(2) Ana muhtaç ise, doğuma kadar geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilir.
TMK 643. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 584 üncü maddesini karşılamaktadır. Kenar başlığı, madde içeriğini kapsayacak biçimde “Cenin nedeniyle erteleme” olarak değiştirilmiştir. Maddenin İsviçre Medenî Kanununun 605 inci maddesindeki aslında “ana rahmine düşmüşçocuk”tan söz edilmemiştir. Yürürlükteki metinde de “mirasçılar arasında cenin varsa” ifadesi kullanılmıştır. Bu ifadeler isabetlidir. Zira tıp alanında, çocuğun ana rahminde olmasızorunluluğunu ortadan kaldıran, henüz ana rahminde olmayıp da ana rahmine yerleştirilecek biçimde embriyo durumunda belirli yerlerde ve belirli yöntemlerle saklandığı gibi gelişmeler olmuştur. Madde kaynak Kanuna uygun olarak iki fıkra hâ line getirilmiştir. İkinci fıkrada “nafaka ya muhtaç ise” sözleri yerine amaca daha uygun olarak “muhtaç ise” deyimi kullanılmıştır. Zira burada bir nafaka istemi ve bakım yükümlülüğünden bağımsız olarak “ananın muhtaçolması” ölçüsügeçerlidir. Maddede hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 643, paylaşmanın zamanlamasını henüz doğmamış bir mirasçı adayının menfaatine göre düzenleyen özel bir erteleme hükmüdür ve paylaşmayı isteme hakkını tanıyan TMK m.642 ile sağ doğmak kaydıyla cenine hak ehliyeti tanıyan TMK m.28 ile birlikte okunmalıdır. Hükme göre, mirasın açıldığı tarihte mirasçı olabilecek bir cenin varsa paylaşma doğumuna kadar ertelenir. Cenin, sağ ve tam doğmak koşuluyla ana rahmine düştüğü andan başlayarak hak ehliyetine sahip kabul edildiğinden, mirasta da pay sahibi olma ihtimali taşır; bu ihtimal kesinleşmeden paylaşmanın yapılması, doğacak çocuğun hakkını ihlal ederdi. Kenar başlığı madde içeriğini kapsayacak biçimde değiştirilmiş ve hüküm kaynak İsviçre Medeni Kanunu m.605’e uygun olarak iki fıkra hâline getirilmiştir.
Hükmün işleyişinde belirleyici olan, erteleme süresinin doğum olayına kadar uzamasıdır. Paylaşma, ceninin doğumuyla birlikte hak durumu kesinleşene kadar askıda kalır; çocuk sağ doğarsa mirasçı sıfatıyla paylaşmaya katılır, ölü doğarsa hiç mirasçı olmamış sayılır ve paylaşma kalan mirasçılar arasında yapılır. İkinci fıkra ise erteleme döneminde annenin durumunu gözeten tamamlayıcı bir koruma getirir: ana muhtaç ise, doğuma kadar geçim giderlerinin terekeden sağlanmasını isteyebilir. Burada bilinçli bir tercihle eski metindeki nafaka kavramından uzaklaşılmış, bir nafaka istemi ve bakım yükümlülüğünden bağımsız olarak yalnızca ananın muhtaç olması ölçütü esas alınmıştır. Böylece annenin doğuma kadarki dönemde maddi sıkıntıya düşmesi önlenmek istenmiştir.
Hükmün sonuçsal etkisi, paylaşmanın doğacak çocuğun payı belirsizken yapılıp sonradan bozulması riskini ortadan kaldırmasıdır; erteleme, hem doğacak mirasçıyı hem de diğer mirasçıları sonradan denkleştirme zorunluluğundan korur. Yargıtay içtihadı, mirasın açıldığı anda var olan ceninin paylaşmayı erteleyeceğini, sağ doğum gerçekleştiğinde çocuğun mirasbırakanın ölümü anından itibaren mirasçı sayılacağını kabul etmektedir. Somut bir örnek vermek gerekirse: mirasbırakanın ölümünde eşi hamileyse, diğer mirasçılar paylaşmayı çocuğun doğumuna kadar erteleyemez biçimde hemen talep edemezler; doğum gerçekleşene kadar paylaşma bekletilir ve bu süre içinde maddi olanaktan yoksun anne, doğuma kadarki geçim giderlerini terekeden isteyebilir. Çocuk sağ doğarsa eşit pay sahibi olur, ölü doğarsa paylaşma mevcut mirasçılarla tamamlanır.
