TMK 720. Madde
(1) Her arazi maliki, komşusunun istemi üzerine belli olmayan sınırların belirlenmesi için tapu plânlarının düzeltilmesine veya arz üzerine sınır işaretleri konulmasına katkıda bulunmakla yükümlüdür.
TMK 720. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 646 ncı maddesini karşılamaktadır. Arılaştırılmak suretiyle yeniden kaleme alınmıştır. Hüküm değişikliği yoktur.
Açıklama
TMK Madde 720, taşınmaz sınırlarının belirsiz kaldığı durumlarda komşular arasında bir işbirliği yükümlülüğü kurarak, m.719’daki sınır belirleme esaslarının fiilen hayata geçirilmesini sağlar. Hükme göre her arazi maliki, komşusunun istemi üzerine, belli olmayan sınırların belirlenmesi için tapu planlarının düzeltilmesine veya arz üzerine sınır işaretleri konulmasına katkıda bulunmakla yükümlüdür. Bu düzenleme, m.719’daki ‘sınırların tapu planları ve arz üzerindeki işaretlerle belirleneceği’ kuralıyla, m.721’deki sınırlıklar üzerindeki paylı mülkiyet karinesiyle ve genel olarak komşuluk hukukunun karşılıklı saygı ilkesiyle birlikte değerlendirilmelidir. Gerekçede belirtildiği üzere madde, eski 743 sayılı Kanunun 646. maddesini karşılamakta olup yalnızca dilde sadeleştirme yapılmış, hükmün özünde herhangi bir değişikliğe gidilmemiştir; dolayısıyla yerleşik uygulama geçerliliğini sürdürmektedir.
Maddenin getirdiği yükümlülük, pasif bir katlanma değil, aktif bir katkı borcudur; arazi maliki, komşusunun talebi karşısında sınır belirleme işlemine fiilen iştirak etmek, gerekli belgeleri sunmak, keşif ve ölçüm çalışmalarına izin vermek ve sınır işaretlerinin yerleştirilmesine katlanmak zorundadır. Yükümlülüğün doğması için sınırların ‘belli olmaması’, yani tapu planları ile arz üzerindeki durumun çelişmesi veya işaretlerin silinmiş, kaybolmuş ya da hiç konulmamış olması gerekir; sınırların açık ve tartışmasız olduğu hâllerde bu hüküm uygulanmaz. Katkı yükümlülüğü iki ayrı yöntemi kapsar: bir yandan tapu planlarındaki yanlışlık veya eksikliğin düzeltilmesi, diğer yandan arazi üzerine fiilî sınır işaretlerinin konulması. Belirleme çalışmasının giderleri kural olarak ilgili maliklerce paylaşılır; çünkü sınırın netleştirilmesinden her iki komşu da yararlanır ve külfetin tek tarafa yüklenmesi hakkaniyete aykırı düşer.
Hükmün pratik sonucu, komşusu işbirliğinden kaçınan malikin bu yükümlülüğünü dava yoluyla yerine getirmeye zorlanabilmesidir; talep eden malik, sınırın belirlenmesi davası açarak mahkeme eliyle planın düzeltilmesini veya sınır işaretlerinin konulmasını sağlayabilir. Yargıtay içtihadında, sınır uyuşmazlıklarında mahallinde keşif yapılması, kadastro paftası ile fiilî durumun bilirkişi marifetiyle karşılaştırılması ve sınırın tapu kaydına ve teknik verilere göre kesin biçimde belirlenmesi istikrarlı biçimde aranır. Somut bir örnek: bitişik iki tarlanın sınır taşları zamanla kaybolduğunda, maliklerden biri sınırın yeniden belirlenmesini istediği hâlde komşusu ölçüm çalışmasına izin vermezse, talep eden malik dava açarak komşusunu sınır belirleme işlemine katkıda bulunmaya zorlayabilir ve mahkeme kararıyla sınır işaretleri yeniden tesis edilir.
