TMK 818. Madde
(1) Bir orman üzerinde intifa hakkına sahip olan kimse, ondan özel kanun hükümlerine uygun bir işletme plânı çerçevesinde yararlanabilir.
(2) Malik ile intifa hakkı sahibi, işletme plânı yapılırken kendi haklarının gözetilmesini isteyebilirler.
(3) Fırtına, kar, yangın, sel, zararlı böcek akını veya diğer sebepler yüzünden olağan yararlanma önemli ölçüde aşılmışsa orman, bu kaybı giderek azaltacak şekilde işletilir veya işletme plânı yeni duruma uygun hâle getirilir. Aşırı yararlanma dolayısıyla elde edilen bedel, faiz getirecek şekilde yatırılır ve verim noksanını gidermeye ayrılır.
TMK 818. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 742 nci maddesini karşılamaktadır. Burada ormanlar üzerindeki intifa hakkıdüzenlenmiştir. Maddede, intifa hakkısahibinin ormandan yararlanabilmesinin ancak bir işletme plâ nıçerçevesinde olabileceği esasıvurgulanmıştır. Ayrıca, Ülkemizde ormanların kamu karakterli kanunlarla düzenlendiği göz önüne alınarak, bu işletme plâ nının özel kanun hükümlerine uygun olarak hazırlanmasıgereği, kaynak İsviçre Medenî Kanununun 770 inci maddesinden farklı olarak belirtilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 818, bir orman üzerinde kurulan intifa hakkının özel rejimini düzenler ve ormandan yararlanmayı sürdürülebilirlik esasına bağlar. Taşınmazlar üzerindeki intifaya ilişkin genel hükümler (TMK m.816 vd.) ormanlar bakımından bu özel düzenlemeyle tamamlanır. Maddenin temel ilkesi, intifa hakkı sahibinin ormandan ancak özel kanun hükümlerine uygun bir işletme planı çerçevesinde yararlanabilmesidir. Kaynak İsviçre Medeni Kanunu’nun 770. maddesinden farklı olarak, ülkemizde ormanların kamu karakterli kanunlarla (özellikle Orman Kanunu) düzenlendiği gözetilerek, işletme planının özel kanun hükümlerine uygun hazırlanması gereği özellikle vurgulanmıştır. Böylece orman intifaı, hem özel hukuk hem de orman mevzuatının ortak süzgecinden geçer ve ormanın korunması kamusal bir öncelik olarak öne çıkar.
Maddenin uygulama mekanizması, planlı işletme ve hak dengesi üzerine kuruludur. İntifa hakkı sahibi ormandan yararlanırken bir işletme planına bağlıdır; bu plan, ormanın verimliliğini ve devamlılığını koruyacak biçimde, ne kadar ve nasıl kesim yapılabileceğini belirler. İşletme planı yapılırken hem malik hem de intifa hakkı sahibi, kendi haklarının gözetilmesini isteyebilir; böylece planlama sürecine her iki tarafın da menfaati yansıtılır. Fırtına, kar, yangın, sel, zararlı böcek akını veya benzeri olağanüstü sebepler yüzünden olağan yararlanma önemli ölçüde aşılmışsa, orman bu kaybı giderek azaltacak şekilde işletilir veya işletme planı yeni duruma uyarlanır. Bu mekanizma, doğal afetler sonrası ormanın hızla tükenmesini önleyerek kaynağın uzun vadeli korunmasını amaçlar.
Aşırı yararlanmanın mali sonucu da düzenlenmiştir: Olağan ölçüyü aşan yararlanma dolayısıyla elde edilen bedel doğrudan harcanamaz; faiz getirecek şekilde yatırılır ve ormandaki verim noksanını gidermeye ayrılır. Böylece intifa hakkı sahibi, aşırı kesimden elde ettiği geliri serbestçe kullanamaz ve bu gelir ormanın yeniden verimli hâle gelmesine tahsis edilir. Yargıtay’ın orman ve taşınmaz intifaına ilişkin yaklaşımında, kaynağın özünün korunması ve verimliliğin sürdürülmesi esası gözetilmektedir. Somut bir örnekte, özel bir orman üzerinde intifa hakkına sahip kişi, ancak orman idaresince onaylı işletme planına göre yıllık kesim yapabilir; büyük bir orman yangını sonrası olağandışı miktarda devrilen ağaç satıldığında, bu satıştan elde edilen bedel intifa hakkı sahibinin cebine girmez, faiziyle birlikte ağaçlandırma ve verim kaybını telafi için ayrılır.
