TMK ▸ Madde 841
Madde 840
MADDE 841

2. Kamu hukukuna ilişkin taşınmaz yükü

Madde 842

TMK 841. Madde

(1) Aksine hüküm yoksa, kamu hukukuna ilişkin taşınmaz yükünün tapu kütüğüne tescili gerekli değildir.

(2) Kanunun alacaklıya yalnızca taşınmaz yükünün kurulmasını isteme yetkisini tanıdığı hâllerde taşınmaz yükü ancak tescille doğar.

TMK 841. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 756 ncımaddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Madde kenar başlığıyla birlikte arılaştırılmak suretiyle kaleme alınmıştır.

Açıklama

TMK Madde 841, kamu hukukuna ilişkin taşınmaz yükünün doğumu bakımından özel bir tescil rejimi getirir. Kural olarak taşınmaz yükü, m.840 gereği tapu kütüğüne tescille kurulur; ancak bu madde, kamu hukukundan kaynaklanan taşınmaz yükleri için aksine hüküm bulunmadıkça tescilin gerekli olmadığını öngörerek genel kuraldan ayrılır. Eski Medeni Kanun’un 756. maddesini karşılayan düzenleme, kamusal nitelikli yükümlülüklerin çoğunlukla doğrudan kanundan veya idari işlemden doğduğu, dolayısıyla aleniyetinin tescile bağlı olmadığı anlayışına dayanır. İkinci fıkra ise bir istisna öngörür: kanun, alacaklıya yalnızca taşınmaz yükünün kurulmasını isteme yetkisi tanımışsa, bu hâlde yük ancak tescille doğar ve tescilden önce mevcut sayılmaz.

Bu ayrım, kamu hukukundan doğan yüklerin iki farklı işleyiş mekanizmasına tabi olmasını sağlar. Birinci grupta yer alan yükler, örneğin belirli imar, altyapı katılım payı veya kamusal hizmet karşılığı doğan külfetler, kanunun öngördüğü an itibarıyla kendiliğinden doğar ve tapuya işlenmesi kurucu değil yalnızca açıklayıcı bir işlev görür. İkinci grupta ise alacaklı durumundaki idarenin elinde doğrudan bir yük değil, yalnızca yükün kurulmasını talep etme hakkı bulunur; bu talep tapu siciline yansıtılıp tescil tamamlanmadıkça taşınmaz üzerinde aynî bir yük doğmaz. Böylece malik ve üçüncü kişiler, hangi yükümlülüğün sicile bakılmaksızın geçerli, hangisinin tescile bağlı olduğunu ayırt edebilir. Bu sistematik, özel hukuktan doğan taşınmaz yükünün her hâlde tescile bağlı kalması kuralıyla karşılaştırıldığında, kamusal yüklere tanınan ayrıcalıklı doğum biçimini ve istisnai tescil zorunluluğunu açıkça ortaya koyar.

Bu rejimin pratik sonucu, taşınmazı devralan kişinin kamu hukukuna dayalı bazı yüklerle tapuya kayıt bulunmasa dahi bağlı kalabilmesidir; zira bu yükler aleniyetini kanundan alır. Yargıtay’ın taşınmaz yükü ve kamusal külfetlere ilişkin içtihadında, kanundan doğan yükümlülüklerin sicile işlenmemiş olmasının iyiniyet iddiasını her zaman korumayacağı kabul edilir. Somut bir örnek olarak, bir belediyenin kanun gereği taşınmaz maliklerinden belirli bir altyapı katılım yükümü doğduğunda, bu yük tapuya tescil edilmese bile malik bakımından geçerli olur; buna karşılık idareye yalnızca yükün kurulmasını isteme yetkisi tanınan bir durumda, idare tescil talebinde bulunup işlemi tamamlamadıkça taşınmaz yük altına girmez. TMK Madde 841 bu iki olasılığı net biçimde birbirinden ayırır.

Madde 840
MADDE 841

2. Kamu hukukuna ilişkin taşınmaz yükü

Madde 842