TMK ▸ Madde 854

TMK 854. Madde

(1) Rehin kurulurken, konusu olan taşınmazın belirtilmesi gerekir.

(2) Bölünen taşınmazın parselleri tapu kütüğüne ayrı ayrı kaydedilmedikçe rehne konu olamaz.

TMK 854. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 769 uncu maddesini karşılamaktadır. İsviçre Medenî Kanununun 797 nci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Hüküm değişikliği yoktur. Maddede “parsel” deyiminin kullanılış amaç ve nedeni 792 nci maddenin gerekçesinde açıklandığından burada tekrara gerek duyulmamıştır.

Açıklama

TMK Madde 854, taşınmaz rehninin konusu bakımından belirlilik ilkesini somutlaştırır ve rehin kurulurken hangi taşınmazın yükümlü kılındığının açıkça gösterilmesini zorunlu tutar. Bu hüküm, aynî hakların belirli bir eşya üzerinde kurulabileceği esasının taşınmaz rehnine yansımasıdır ve TMK m.856’daki tescil zorunluluğu ile m.851’deki alacağın belirlenmesi kuralıyla birlikte rehnin sınırlarını netleştirir. Rehnin paraya çevrilmesi, ancak hangi taşınmazın satışa konu olacağı baştan bilindiğinde mümkün olduğundan, taşınmazın belirtilmesi yalnızca şekli bir gereklilik değil, rehnin işlevini mümkün kılan kurucu bir öğedir. Belirsiz veya birden çok taşınmazı kapsadığı açık olmayan bir rehin tesisi, bu nedenle kabul edilemez.

Maddenin ikinci fıkrası, bölünen taşınmazların rehne konu olabilmesi için her parselin tapu kütüğüne ayrı ayrı kaydedilmiş olmasını arar. Bir taşınmaz ifraz edilip parsellere ayrıldığında, bu parseller bağımsız tapu kaydına sahip olmadıkça rehne konu edilemez; çünkü tapuda ayrı bir sayfası bulunmayan bir kısım, üzerinde aynî hak kurulabilecek belirli bir taşınmaz niteliği taşımaz. Uygulamada bu, malikin önce ifraz işlemini tamamlayıp her parsel için ayrı tapu kaydı oluşturmasını, ardından dilediği parsel üzerinde rehin tesis edebilmesini gerektirir. Böylece bir taşınmazın yalnızca fiilen ayrılmış ama tapuda hâlâ tek kayıt altında görünen bir bölümünün rehnedilmesi önlenmiş, rehin yükünün tam olarak hangi gayrimenkule oturduğu sicilde açıkça görünür kılınmıştır.

Belirlilik koşuluna uyulmaması rehnin tescil edilememesine, edilmişse yolsuz tescil olarak düzeltilmesine yol açar; tapu memuru, konusu belirli olmayan ya da ayrı parsele kaydedilmemiş bir taşınmaz için rehin talebini reddeder. Yargıtay, taşınmaz rehninde rehne konu taşınmazın açıkça belirlenmesi gereğini ve tapuda bağımsız kaydı bulunmayan kısımların rehne elverişsizliğini benimsemektedir. Somut bir örnek olarak: Bir çiftçi, sahip olduğu büyük tarlanın yola yakın yarısını bankaya ipotek vermek istediğinde, bu yarı henüz ifraz edilip ayrı parsel olarak tapuya kaydedilmemişse rehin kurulamaz; çiftçinin önce kadastro müdürlüğünde ifraz işlemini yaptırıp söz konusu kısma ayrı bir parsel numarası ve tapu sayfası açtırması, ancak ondan sonra bu parsel üzerinde geçerli bir rehin tesis ettirmesi gerekir.