TMK ▸ Madde 887

TMK 887. Madde

(1) İpotekli taşınmazın maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme isteminin ona karşı etkili olması, bu istemin hem borçluya, hem kendisine karşı yapılmış olmasına bağlıdır.

TMK 887. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 802 nci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle rehinli taşınmaz maliki borçtan şahsen sorumlu değilse, alacaklının ödeme ihbarlarının borçlu ile birlikte ona da yapılmasızorunlu kılınmaktadır. Aksi takdirde ihbara bağlanacak alacağın muacceliyeti sonucu gerçekleşmeyecektir.

Açıklama

TMK Madde 887, ipotekli taşınmaz maliki ile borçlunun aynı kişi olmadığı durumlarda alacaklının ödeme isteminin (muacceliyet ihbarının) kime yöneltilmesi gerektiğini düzenler ve mülga 743 sayılı Kanun’un 802. maddesini karşılar. Hüküm, üçüncü kişinin malikiyetindeki bir taşınmazın başkasının borcuna teminat gösterildiği, malikin borçtan şahsen sorumlu olmadığı tipik ipotek ilişkilerine ışık tutar. Bu yapı, TMK m. 881’in ipoteğe konu taşınmazın borçlunun mülkiyetinde bulunmasının zorunlu olmadığını öngören kuralıyla doğrudan bağlantılıdır. Maddeye göre alacaklının ödeme isteminin malike karşı hüküm ifade edebilmesi, bu istemin hem asıl borçluya hem de teminat veren malike yöneltilmiş olmasına bağlıdır.

Uygulama mekanizması, ihbarın çift yönlü olması zorunluluğuna dayanır. Alacaklı muacceliyet için sözleşmede ödeme isteminin (ihbarın) kararlaştırıldığı hâllerde, ihbarı yalnızca borçluya yapmakla yetinemez; teminat veren malike de ayrıca tebliğ etmek zorundadır. İhbar yalnızca borçluya yöneltilip malik dışarıda bırakılırsa, ihbara bağlanan alacağın muaccel hâle gelmesi malik bakımından gerçekleşmez ve alacaklı, ipotekli taşınmaz üzerinde paraya çevirme takibine geçemez. Gerekçede de vurgulandığı gibi, ihbarın borçluyla birlikte malike de yapılması zorunlu kılınmıştır; aksi takdirde ihbara bağlanacak alacağın muacceliyet sonucu doğmayacaktır. Bu kural, kendi malını başkasının borcu için teminat gösteren malikin haberdar edilme ve savunma menfaatini korur.

Hükmün yaptırımı niteliğindeki sonuç, eksik ihbarın muacceliyeti doğurmaması ve dolayısıyla rehnin paraya çevrilmesi yolundaki icra takibinin malik yönünden dayanaksız kalmasıdır. Malik, kendisine ödeme istemi tebliğ edilmeden başlatılan takibe karşı bu eksikliği ileri sürerek takibin iptalini isteyebilir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin ipoteğin paraya çevrilmesine ilişkin içtihadı, borçtan şahsen sorumlu olmayan malike ödeme ihtarının tebliğ edilmesini takibin geçerlilik koşulu sayar. Somut örnek: (A) kardeşi (B)’nin banka kredisi için kendi arsasını ipotek etmiş; banka kredi borcunu muaccel kılmak için yalnızca borçlu (B)’ye ihtar göndermiş, malik (A)’ya ihbar yapmamışsa, alacak (A) yönünden muaccel olmayacağından banka (A)’nın arsasını sattıramaz.