TMK 924. Madde
(1) İpotekli borç senedindeki veya irat senedindeki alacağın devri, rehin senedinin teslim edilmesine bağlıdır.
(2) Rehin senedinin nama yazılı olması hâlinde devralanın adı ve devir işlemi senet üzerine yazılır.
TMK 924. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 838 inci maddesini karşılamaktadır. Maddeyle ipotekli borç ve irat senedinden doğan alacağın devri, rehin senedinin alacağıdevir alana teslimi şartına bağlanmıştır. Nama yazılıolanlarda ayrıca devir hususu ve devir alanın adının senet üzerine yazılmasızorunlu sayılmıştır.
Açıklama
TMK Madde 924, ipotekli borç senedi ve irat senedindeki alacağın bir başkasına devredilmesinin hangi şekle bağlı olduğunu düzenler ve bu devri, rehin senedinin fiilen teslimi koşuluna bağlar. Hüküm, 743 sayılı eski Medenî Kanun’un 838. maddesini karşılamaktadır. Madde, kıymetli evrak hukukunun temel mantığını taşınmaz rehnine taşır: bu senetlerde alacak hakkı senede bağlanmış olduğundan, alacağın devri de senet üzerindeki zilyetliğin geçirilmesini gerektirir. Bu yönüyle hüküm, TMK m.923’teki “hakkın ileri sürülmesinin senet zilyetliğine bağlı olması” ilkesinin doğal bir uzantısıdır. Alacağın yazılı devir sözleşmesiyle el değiştirdiği adi alacak temlikinden farklı olarak, burada senet teslim edilmedikçe devir hüküm ifade etmez; senet, alacağın taşıyıcısı konumundadır ve onsuz alacak el değiştiremez.
Maddenin işleyişinde belirleyici olan ayrım, senedin hamile yazılı mı yoksa nama yazılı mı düzenlendiğidir. Her iki türde de devrin geçerliliği için rehin senedinin devralana teslimi şarttır; bu, birinci fıkranın getirdiği genel kuraldır. İkinci fıkra ise nama yazılı senetler için ek bir biçim koşulu öngörür: senet nama yazılıysa, salt teslim yeterli olmaz, ayrıca devralanın adının ve devir işleminin senet üzerine yazılması zorunludur. Böylece nama yazılı senette alacaklı silsilesi belge üzerinden izlenebilir hâle gelir ve her devir senet üzerinde görünür kayıt altına alınır. Hamile yazılı senette ise senedin teslimi tek başına devri sağlamaya yeterlidir; ayrı bir isim yazımı aranmaz. Bu koşullara uyulmadan yapılan devir, alacağın geçerli biçimde el değiştirmesini sağlamaz.
Şekle uyulmamasının sonucu, devrin geçerli olmaması ve devralanın alacaklı sıfatını kazanamamasıdır; senet teslim edilmemiş veya nama yazılı senette gerekli yazım yapılmamışsa, devralan borçludan ifa talep edemez. Yargıtay’ın taşınmaz rehnine ilişkin uygulamasında, senet zilyetliği geçmeden alacağın devredilmiş sayılamayacağı ve borçlunun yalnızca senedi ibraz eden meşru hamile ödeme yapmakla borcundan kurtulacağı kabul edilir. Somut örnek olarak: bir alacaklı, elindeki nama yazılı ipotekli borç senedindeki alacağını bir bankaya devretmek istediğinde, hem senedi fiziken bankaya teslim etmeli hem de senet üzerine bankanın adını ve devir işlemini yazdırmalıdır. Yalnız yazılı bir temlik sözleşmesi imzalanır ama senet teslim edilmezse, banka alacaklı sıfatını kazanamaz ve borçludan ödeme isteyemez. Hamile yazılı bir senette ise bankaya yapılan teslim, devrin tamamlanması için yeterli olacaktır.
