TMK ▸ Madde 957
Madde 956
MADDE 957

III. Emtiayı temsil eden senetlerde

Madde 958

TMK 957. Madde

(1) Emtiayı temsil eden kıymetli evrakın rehnedilmesiyle emtia üzerinde rehin hakkı doğar.

(2) Emtiayı temsil eden senetten başka özel bir rehin senedi (varant) düzenlenmişse, rehinli alacak miktarının ve muaccel olduğu tarihin senet üzerine yazılmış olması koşuluyla, rehin senedinin rehnedilmiş olması yeterlidir.

TMK 957. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 871 inci maddesini karşılamaktadır. Madde kaynak Kanunun 902 nci maddesine uygun olarak iki fıkra hâlinde düzenlenmiştir. Maddeyle emtiayıtemsil eden kıymetli evrakın rehninin, bunların temsil ettiği eşyanın rehni sonucunu doğuracağı düzenlenmektedir. Eş ya temsil eden senetlerden başka, bu taşınır eşyalarırehnedebilmek için özel bir rehin senedi (varant) düzenlenmiş ise, bu eşyaların rehni için, rehinle güvence altına alınan alacak miktarı ile muacceliyet tarihinin bu senet üzerine yazılması ve senedin rehin alana teslimi yeterli sayılmıştır. Bu sayede bu eşyaların mülkiyetinin eşyayıtemsil eden senetlerin devri ile bir şahsa, düzenlenen özel senedin (varant) devri ile diğer bir şahsa rehnedilmesi olanağısağlanmaktadır.

Açıklama

TMK Madde 957, emtiayı temsil eden kıymetli evrakın rehnedilmesi halinde, bu evrakın temsil ettiği eşya üzerinde de rehin hakkının doğacağını düzenlemektedir. Hüküm, kıymetli evrakta rehni düzenleyen TMK m.956 ile yakından bağlantılıdır ve alacak ile hakların rehnine ilişkin genel çerçeve (TMK m.954) içinde özel bir uygulama oluşturur. Emtiayı temsil eden senetler -makbuz senedi, taşıma senedi, konişmento gibi- Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen, üzerinde yazılı eşyanın mülkiyet ve zilyetliğini temsil eden belgelerdir. Maddenin ikinci fıkrasında geçen rehin senedi (varant), umumi mağazacılık mevzuatı çerçevesinde makbuz senedinden ayrı düzenlenebilen ve yalnızca rehin hakkını temsil eden senedi ifade eder.

Maddenin işleyişinde ilk fıkra, emtiayı temsil eden senedin usulüne uygun rehnedilmesiyle, ayrıca eşyanın fiziken teslimine gerek kalmaksızın eşya üzerinde rehin hakkının kurulmuş sayılacağını öngörür; senedin devri eşyanın zilyetliğinin devri yerine geçer. İkinci fıkra ise emtia senedinden ayrı bir varant düzenlenmiş hallere özgüdür. Bu durumda eşyanın rehni için, rehinle güvence altına alınan alacak miktarının ve alacağın muaccel olacağı tarihin varant üzerine yazılmış olması ve varantın rehin alana teslimi yeterlidir. Böylece eşyanın mülkiyeti makbuz senedinin devriyle bir kişiye geçerken, aynı eşya varantın devriyle bir başkasına rehnedilebilir. Senet sahibi ile rehin alacaklısı arasında eşya üzerindeki hak ayrışır.

Bu düzenlemenin pratik sonucu, ticari hayatta eşyayı fiziken hareket ettirmeden hem devir hem teminat işlemlerinin senetler üzerinden yürütülebilmesidir. Varant üzerine yazılması gereken alacak miktarı ve muacceliyet tarihi yazılmamışsa, varanta dayalı rehin hakkı bu eksiklik nedeniyle geçerli biçimde doğmaz. Yargıtay’ın ilgili Hukuk Dairesi, emtiayı temsil eden kıymetli evraka dayalı rehin uyuşmazlıklarında, senedin niteliği ile devir şekline ve varantta kanunen aranan kayıtların bulunup bulunmadığına bakılması gerektiğini benimsemektedir. Somut örnek olarak, umumi mağazaya depolanan pamuk için düzenlenen makbuz senedi devredilerek mülkiyet alıcıya bırakılırken, varantın bankaya cirosuyla aynı pamuk kredi teminatı olarak rehnedilebilir. Bu yapı, eşyanın depodan çıkarılmasına gerek kalmadan hem satışın hem de finansmanın eş zamanlı yürütülmesine imkân tanıyarak ticari hayatta likidite sağlar; alacaklı banka ise varant elinde olduğu sürece eşya üzerindeki rehin hakkına güvenle dayanabilir.

Madde 956
MADDE 957

III. Emtiayı temsil eden senetlerde

Madde 958