TMK ▸ Madde 973

TMK 973. Madde

(1) Bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir.

(2) Taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması zilyetlik sayılır.

TMK 973. Madde Gerekçesi

Yürürlükteki Kanunun 887 nci maddesini karşılamaktadır. Hüküm değişikliği yoktur. Zilyetlik kavramıdüzeltilmiştir.

Açıklama

TMK Madde 973, zilyetlik kavramını tanımlayarak zilyetliğe ilişkin tüm hükümlerin dayandığı temeli oluşturur. Maddeye göre bir şey üzerinde fiilî hâkimiyeti bulunan kimse onun zilyedidir; ayrıca taşınmaz üzerindeki irtifak haklarında ve taşınmaz yüklerinde hakkın fiilen kullanılması da zilyetlik sayılır. Bu tanım, zilyetliğin türlerini düzenleyen TMK m. 974 ile m. 975, devrini düzenleyen m. 977 ve devamı ve korunmasını düzenleyen m. 981 ve devamı hükümlerinin tamamı için çıkış noktasıdır. Zilyetlik, mülkiyetten farklı olarak bir hak değil, hukukun belirli sonuçlar bağladığı fiilî bir durumdur; bu yönüyle aynî hakların kazanılması ve korunmasında bir köprü işlevi görerek hukukî güvenliğe katkı sunar.

Uygulamada zilyetliğin varlığı için belirleyici ölçüt, kişinin şey üzerinde iradi biçimde fiilî hâkimiyet kurmuş olmasıdır. Bu hâkimiyet, malın fiilen elde bulundurulması, kullanılması veya tasarruf edilebilecek durumda olması biçiminde ortaya çıkabilir. İkinci fıkra, soyut nitelikteki bazı hakların kullanımını da zilyetlik kapsamına alarak korumayı genişletir: taşınmaz üzerindeki geçit, kaynak gibi irtifak haklarının ve taşınmaz yüklerinin fiilen kullanılması da zilyetlik sayılır. Böylece bu hakların sahipleri, fiziksel bir mala doğrudan hâkim olmasalar bile zilyetliğe bağlı koruma yollarından yararlanabilir; bu da hak kullanımının fiilî gerçekliğini güvence altına alarak müdahalelere karşı caydırıcılık sağlar.

Bu tanımın sonucu, zilyet sıfatını taşıyan herkesin zilyetliğin korunmasına ilişkin dava ve savunma yollarına başvurabilmesidir; zilyetlik aynı zamanda iyiniyetli kazanım ve kazandırıcı zamanaşımı gibi kurumların da ön koşuludur. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, zilyetliğin tespitinde fiilî hâkimiyetin gerçekten kurulup kurulmadığını somut delillerle araştırmaktadır. Örneğin, tapuda kayıtlı olmasa dahi bir taşınmazı fiilen ekip biçen, üzerinde tasarrufta bulunan kişi TMK Madde 973 uyarınca zilyet sayılır ve bu zilyetliğine yönelik haksız müdahalelere karşı korunur. Hükmün geçit hakkına ilişkin fıkrası ise, geçidini fiilen kullanan hak sahibinin de zilyetlik davalarına başvurabilmesini ve hakkını koruyabilmesini sağlar. Böylece fiilî hâkimiyet, hem maddi eşyalar hem de taşınmaz üzerindeki belirli hakların kullanımı bakımından korumanın ortak ölçütü hâline gelir.