TMK 980. Madde
(1) Bir taşıyıcıya veya umumî mağazaya bırakılmış emtiayı temsil eden kıymetli evrakın teslimi, emtianın teslimi gibi sonuç doğurur.
(2) Kıymetli evrakı iyiniyetle teslim alan kimse ile emtiayı iyiniyetle teslim alan kimse arasında uyuşmazlık çıkarsa emtiayı teslim alan tercih olunur.
TMK 980. Madde Gerekçesi
Yürürlükteki Kanunun 893 üncümaddesini karşılamaktadır. Birinci fıkra, yürürlükteki metinde kullanılan “antrepo” deyimi ile “umumîmağazalar”ın kastedildiği dikkate alınarak düzenlenmiştir. İkinci fıkrada ise “iktisap eden” sözü ile “teslim alan”ın ifade edilmek istendiği göz önünde tutularak fıkranın ifadesi buna göre düzeltilmiştir.
Açıklama
TMK Madde 980, emtiayı temsil eden kıymetli evrakın tesliminin, temsil edilen malın teslimiyle aynı sonucu doğuracağını düzenleyerek zilyetliğin teslimsiz devrine ilişkin özel bir hâli ortaya koyar. Bir taşıyıcıya veya umumî mağazaya bırakılmış emtiayı temsil eden senedin (örneğin makbuz senedi, taşıma senedi, varant) teslimi, malın bizzat elden teslimi gibi zilyetliği geçirir. Hüküm, zilyetliğin devir biçimlerini düzenleyen TMK m. 977 ile m. 979 arasındaki hükümlerle bütünlük içinde okunmalı ve emtia senetlerine ilişkin Türk Ticaret Kanunu hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Böylece fiziksel taşınması güç olan büyük hacimli malların hukuki dolaşımı, senet üzerinden hızlı ve güvenli biçimde sağlanır ve ticaretin akıcılığı korunur.
Uygulamada bu mekanizma, malların depo veya taşıma sürecindeyken senet ciro edilerek el değiştirmesini mümkün kılar; senedi devralan kişi, malı fiziken teslim almasa dahi zilyet sıfatını kazanır. Bu sayede bir tacir, ambardaki veya yoldaki malı görmeden, yalnızca senet aracılığıyla satabilir ya da teminat olarak gösterebilir. Hükmün ikinci fıkrası ise olası bir çatışmayı çözüme bağlar: emtiayı temsil eden kıymetli evrakı iyiniyetle teslim alan kişi ile emtiayı doğrudan iyiniyetle teslim alan kişi arasında uyuşmazlık çıkarsa, emtiayı bizzat teslim alan kişi tercih olunur. Bu kural, fiilî hâkimiyetin somut gerçekliğine üstünlük tanıyarak çelişen iddialar arasında öngörülebilir ve dengeli bir çözüm getirir.
Uyuşmazlığın sonucu olarak, senet hamili ile malı eline geçiren kişi karşı karşıya geldiğinde malı fiilen teslim alan korunur; senet hamili ise zararını devreden kişiye veya ciro zincirindeki sorumlulara karşı talep yoluyla giderir. Yargıtay’ın ilgili hukuk dairesi, emtia senetlerinin devrinde iyiniyet ve fiilî hâkimiyet ölçütlerinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini benimsemektedir. Örneğin, umumî mağazada depolanan tahıl için düzenlenen makbuz senedini iyiniyetle devralan bir tacir ile aynı tahılı mağazadan iyiniyetle teslim alıp götüren başka bir alıcı çatıştığında, TMK Madde 980 uyarınca malı fiilen teslim alan tacir korunur; senet hamili alacağını ciro zincirindeki kişilere yönelterek zararını telafi eder.
