TTK 1240. Madde
(1) 1229 uncu maddenin birinci fıkrasının (l) bendi uyarınca navlunun gönderilen tarafından ödeneceğine veya yükleme limanında gerçekleşip gönderilen tarafından ödenecek olan sürastarya parasına ilişkin bir kaydı içermeyen konişmento, gönderilenin navlun veya sürastarya parası ödemekle yükümlü olmadığına karine oluşturur. Bu karinenin aksi, navlun veya sürastarya parası hakkında böyle bir kayıt içermeyen konişmentoyu, gönderilen de dâhil olmak üzere, devralan üçüncü kişiye karşı ispatlanamaz.
(2) Navlun eşyanın ölçüsüne, sayısına veya tartısına göre kararlaştırılmış ve bunlar da konişmentoda gösterilmiş olursa, konişmentoda aksine bir şart olmadıkça, navlun buna göre belirlenir. 1239 uncu maddenin birinci fıkrası uyarınca yazılan şerh konişmentoda aksine bir şart sayılmaz.
(3) Navlun için taşıma sözleşmesine yollama yapılırsa, bu yollamanın kapsamına boşaltma süresi, sürastarya süresi ve sürastarya parası hakkındaki hükümler girmez.
TTK 1240. Madde Gerekçesi
Maddenin birinci fıkrası, navlunun ve sürastarya parasının gönderilen tarafından ödeneceğine dair bir kayıt içermeyen konişmentonun, gönderilenin navlun veya sürastarya parası ödemekle yükümlü olmadığı hakkında karine teşkil edeceğini düzenleyen 1978 tarihli Hamburg Kurallarının 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasından; ikinci ve üçüncü fıkraları ise, 6762 sayılı Kanunun 1111 inci maddesinden dili güncelleştirilerek alınmıştır.
Açıklama
TTK Madde 1240, deniz yoluyla taşımada konişmentonun navlun ve sürastarya parası bakımından taşıdığı ispat işlevini düzenler. Navlun, taşıma ücreti; sürastarya parası ise yükleme veya boşaltmanın kararlaştırılan süreyi aşması hâlinde ödenen bedeldir. Hüküm, konişmentonun içeriğine bağlı bir karine sistemi kurarak gönderilenin ödeme yükümlülüğünün sınırını belirler. Gerekçeye göre birinci fıkra, 1978 tarihli Hamburg Kuralları’nın 16 ncı maddesinin dördüncü fıkrasından alınmış; ikinci ve üçüncü fıkralar ise 6762 sayılı eski Kanun’un 1111 inci maddesinden dili güncelleştirilerek aktarılmıştır. Düzenleme, 1229 uncu maddenin birinci fıkrasının (l) bendinde öngörülen navlun kaydına atıf yaparak, konişmentonun bu yönden taşıdığı belgeleyici gücü uluslararası taşıma hukukuyla uyumlu hâle getirir.
{TTK} Madde {1240} uyarınca konişmento, navlunun gönderilen tarafından ödeneceğine veya yükleme limanında doğup gönderilence ödenecek sürastarya parasına dair bir kayıt içermiyorsa, gönderilenin bu bedelleri ödemekle yükümlü olmadığına karine oluşturur. Bu karinenin aksi, böyle bir kayıt taşımayan konişmentoyu devralan iyiniyetli üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez; dolayısıyla senedi devralan gönderilen, kayıt yoksa ödeme yükümlülüğüyle karşılaşmaz. İkinci fıkra navlunun hesaplanmasına ilişkindir: navlun eşyanın ölçüsüne, sayısına ya da tartısına göre kararlaştırılmış ve bunlar konişmentoda gösterilmişse, aksine şart bulunmadıkça navlun buna göre belirlenir. 1239 uncu madde uyarınca konulan çekince şerhi, aksine bir şart sayılmaz. Üçüncü fıkraya göre navlun için taşıma sözleşmesine yapılan yollama, boşaltma süresi, sürastarya süresi ve sürastarya parasına ilişkin hükümleri kapsamaz.
Bu karine sisteminin temel sonucu, gönderilenin ödeme yükümlülüğünün senedin açık içeriğiyle sınırlanması ve senedi tedavül yoluyla devralan üçüncü kişinin korunmasıdır. Konişmentoda navlun veya sürastarya kaydı yoksa, taşıyan bu bedelleri devralan gönderilenden talep edemez; çünkü üçüncü kişi yalnızca senette yazılı olana güvenmek durumundadır. Örneğin satış bedeline navlunun dahil edildiği bir işlemde, konişmentoda gönderilenin navlun ödeyeceğine ilişkin kayıt bulunmuyorsa, senedi devralan alıcı taşıyana ayrıca navlun ödemekle yükümlü tutulamaz. Buna karşılık navlunun eşyanın tartısına göre belirlendiği ve bu verinin senette gösterildiği hâllerde, hesaplama doğrudan konişmentodaki ölçüye dayanır. Yargıtay’ın deniz ticaretine ilişkin uygulaması, konişmentonun ispat fonksiyonunu titizlikle gözeterek senet metniyle bağdaşmayan navlun taleplerini, özellikle iyiniyetli devralanlar yönünden reddeder. Böylece hüküm, taşıma ücreti uyuşmazlıklarında öngörülebilirliği ve senede duyulan güveni korur.
