TTK ▸ Madde 1306

TTK 1306. Madde

(1) Kurtarma ücretinin borçluları, kurtarılan aracın ve diğer eşyanın kurtarma faaliyetinin tamamlandığı andaki malikleridir.

(2) Kurtarma ücreti, kurtarılan aracın maliki ve diğer eşyanın malikleri arasında kurtarılan değerler oranında paylaşılır. Kurtarma ücretinin borçluları arasında teselsül yoktur.

TTK 1306. Madde Gerekçesi

1989 Sözleşmesinin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinden alınmıştır. Sözleşme hükmünün ikinci cümlesinde, borçluların arasında teselsül karinesinin kabul edilip edilmemesi hususu millî hukuklara bırakılmıştır. Alm. TK.’da 1972 yılında yapılan değişiklik sırasında 750 nci paragrafa eklenen ve 6762 sayılı Kanunun 7 nci maddesi uyarınca Türk hukuku için de geçerli olabilecek teselsül karinesi, Tasarıya alınmamıştır. Nitekim, 1989 Sözleşmesinin Alm. TK.’ya işlenmesi amacıyla 2001 yılında yapılan değişiklikte, 742 nci maddenin üçüncü fıkrasında da bu ilke terk edilmiştir. Kurtaran, gemi ve yük üzerinde hapis hakkını haiz olduğuna ve bu rehin hakkı, tüm alacaklara takaddüm ettiğine göre, ayrıca bir de borçluların arasında teselsülün kabulüne gerek görülmemiştir.

TTK 1306. Madde Açıklaması

TTK Madde 1306, TTK’nın dördüncü kitabında yer alan deniz ticaret hukukunun kurtarma faaliyetlerine ilişkin hükümleri içinde borçlular konusunu düzenlemektedir. Kurtarma hukuku, tehlike altındaki gemi, yük veya diğer deniz aracını kurtaran kişiye faydalı sonuç ilkesi temelinde adil bir ücret güvencesi tanıyan, aynı zamanda çevre zararlarının önlenmesini de teşvik eden özel bir hukuki rejimdir. 6102 sayılı TTK kurtarma hükümlerini 1989 tarihli Uluslararası Kurtarma Sözleşmesi’yle uyumlu biçimde düzenlemiş; çevre zararı tehdidine yönelik özel tazminat mekanizmasını da iç hukukumuza taşımıştır.

Uygulamada TTK Madde 1306, kurtarma operasyonunun başlatılmasından kurtarma ücretinin güvence altına alınmasına kadar uzanan tüm süreçte belirleyici bir işlev üstlenmektedir. kurtarma şirketleri, gemi maliklerini ve yük sahipleri arasında ortaya çıkan kurtarma ücretine ilişkin uyuşmazlıklarda bu madde doğrudan uygulanmaktadır. Kurtarma ücretinin hesaplanmasında faydalı sonuç ilkesi esas olmakla birlikte; tehlikenin derecesi, kurtarılan değerlerin miktarı, kurtaranın başarısı ve kurtarma operasyonu boyunca gösterilen risk, TTK Madde 1306’nin öngördüğü ölçütler çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirilmektedir. Çevre kirliliği riski yaratan araçların kurtarılmasında ise kurtarana özel tazminat verilmesi imkânı tanınmış; bu yolla çevrenin korunmasına yönelik kurtarma operasyonları ayrıca teşvik edilmiştir.

TTK Madde 1306 kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali ya da kurtaranın ağır kusuru, kurtarma ücreti alacağının tamamen sona ermesine veya esaslı biçimde azaltılmasına neden olabilmektedir. Kanun koyucunun gerekçesinde de belirtildiği üzere, “1989 Sözleşmesinin 13 üncü maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinden alınmıştır.” Faydalı sonuç gerçekleşmeden ücret talep edilemeyeceği kuralı emredici nitelikte öngörülmüş; kurtarılan araç ve yük üzerindeki rehin hakları ile avans mekanizması da bu bölümde ayrıntılı biçimde düzenlenmiştir. Yargıtay uygulamasında kurtarma ücreti hesaplamasında dikkate alınan ölçütlerin somutlaştırılması, birden fazla kurtaranın bulunması hâlinde paylaşım esasları ve kurtarma sözleşmesinin iptali halleri bu madde sistematığı içinde değerlendirilmektedir. Kurtarma alacaklarına ilişkin iki yıllık zamanaşımı süresinin titizlikle takip edilmesi hak kayıplarının önlenmesi bakımından zorunludur.