TTK 307. Madde
(1) Bir komandit şirket sözleşmesine 213 üncü maddede gösterilen kayıtlardan başka komanditerlerin adları ve her birinin koydukları veya koymayı taahhüt ettikleri sermayenin cins ve miktarları yazılarak tescil ve ilan ettirilir.
(2) Bir komanditer kişisel emeğini ve ticari itibarını sermaye olarak koyamaz.
TTK 307. Madde Gerekçesi
Madde, 6762 sayılı Kanunun 246 ncı maddesinden dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.
TTK 307. Madde Açıklaması
TTK Madde 307, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun komandit şirketlere ilişkin düzenlemeleri kapsamında komanditerlerin sermaye koyma borcu meselesini hükme bağlamaktadır. Komandit şirket, komandite ve komanditer ortakların birbirinden farklı sorumluluk rejimine tabi olduğu karma yapılı bir ortaklık türü olup TTK m.304 vd. hükümleri bu ilişkinin temel çerçevesini oluşturmaktadır. TTK m.213 hükümleriyle birlikte değerlendirilmelidir. Söz konusu madde, komandit şirketin kendine özgü ikili ortaklık yapısından kaynaklanan hukuki gereklilikleri somutlaştırmakta; komandite ile komanditer ortak arasındaki yetki ve sorumluluk dengesinin nasıl kurulacağını ortaya koymaktadır. Bu yapı içinde hem ortaklık sözleşmesi hem de emredici kanun hükümleri eş zamanlı olarak uygulanmaktadır.
Uygulamada TTK Madde 307, komandit şirketin yönetimi ve temsil yapısının belirlenmesinde pratik önemi olan bir hükümdür. Komandite ortak ile komanditer ortak arasındaki görev ayrımı bu madde kapsamında somut biçim kazanmakta; özellikle komanditer ortağın yönetim işlemlerine müdahalesi ya da şirket adına dışarıya yönelik işlem yapması doğrudan TTK Madde 307 çerçevesinde değerlendirilmektedir. Bu durumda komanditerlik statüsünün sona ermesi ve şahsi sorumluluk gibi ağır hukuki sonuçlar gündeme gelebilmektedir. Şirket unvanında adı bulunan komanditer ortakların üçüncü kişilere karşı sorumluluğu da bu düzenlemeyle yakın ilişki içinde olup ortaklık sözleşmesi hazırlanırken bu hususun dikkatle ele alınması, ileri tarihte doğabilecek sorumluluk risklerini asgariye indirecektir.
TTK Madde 307 kapsamındaki yükümlülüklerin ihlali, komandit şirketin iç ve dış hukuki ilişkilerinde ciddi sonuçlar doğurmaktadır. Komanditer ortağın bu maddeye aykırı davranması, özellikle üçüncü kişilere karşı sınırsız sorumluluk riskini beraberinde getirmektedir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre komanditerin şirket adına dışarıya yönelik işlem yapması hâlinde komandite ortak gibi tüm malvarlığıyla sorumlu tutulabileceği kabul edilmektedir. Ticaret sicili nezdinde gerçekleştirilecek tescil ve ilan işlemlerinde de TTK Madde 307’nin gerekliliklerinin yerine getirilip getirilmediği denetlenmekte; eksikliklerin tamamlanması için ek süre tanınmakta ya da gerektiğinde tescil reddedilebilmektedir. Bu nedenle komandit şirket sözleşmesinin hazırlanması ve sicile tescil aşamalarında avukat veya ticaret hukuku uzmanından profesyonel destek alınması, ileride doğabilecek sorumluluk risklerini asgariye indirmek bakımından büyük önem taşımaktadır.
