TTK ▸ Madde 329

TTK 329. Madde

(1) Anonim şirket, sermayesi belirli ve paylara bölünmüş olan, borçlarından dolayı yalnız malvarlığıyla sorumlu bulunan şirkettir.

(2) Pay sahipleri, sadece taahhüt etmiş oldukları sermaye payları ile ve şirkete karşı sorumludur.

TTK 329. Madde Gerekçesi

Birinci fıkra: Tasarının bu hükmünün birinci fıkrası, 6762 sayılı Kanunun 269 uncu maddesinin birinci fıkrasının küçük değişikliklerle tekrarıdır. Tanım hem evrensel anonim şirket kavramına uymaktadır, hem de halka açık olan ve olmayan anonim şirketleri kapsamaktadır. Aynı biçimde kamu sektörü ile özel sektörde çalışan ve özel hükümlere tâbi bulunan anonim şirketleri de içerecek esnekliktedir. 6762 sayılı Kanunun 269 uncu maddesinde yer alan “bir unvana sahip” ibaresi bir tanım unsuru olmadığı ve 45 ile 47 nci maddelerin tekrarı niteliğini taşıdığı için metinden çıkarılmıştır. İkinci fıkra: İkinci fıkra, paysahiplerinin sermaye koyma borcundan doğan sorumluluklarının sadece şirkete karşı olduğunu belirtmektedir. 6762 sayılı Kanunda açık bir şekilde öngörülmemiş bulunan bu temel ilkenin vurgulanmasında, sadece teorik değil, aynı zamanda uygulama açısından da zorunluluk vardır.

TTK 329. Madde Açıklaması

TTK Madde 329, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun anonim şirketlere ilişkin sistematik düzenlemeleri içinde tanım konusunu hükme bağlamaktadır. Anonim şirket hukukunun kurucu ilkeleri olan sermayenin korunması, pay sahiplerinin eşit muamele hakkı ve kurumsal yönetimde şeffaflık, söz konusu maddenin yorumlanmasında belirleyici işlev görmektedir. Hüküm, Türk Borçlar Kanunu’nun genel hükümlerine ek olarak anonim şirket yapısına özgü emredici niteliktedir; esas sözleşmeyle dahi aksi kararlaştırılamaz. Bu emredici karakteri, özellikle küçük pay sahiplerinin ve şirket alacaklılarının korunması bakımından belirleyici bir işlev üstlenmektedir.

Uygulamada TTK Madde 329, anonim şirketlerin kuruluş, yönetim ve işleyiş süreçlerinin her aşamasında başvurulan temel bir hükümdür. Pay sahipleri, yönetim kurulu üyeleri ve şirket alacaklıları arasındaki ilişkilerin bu madde ışığında yorumlanması; özellikle sermaye artırımı, kuruluş işlemleri, yönetim kurulunun devredilemez görev ve yetkileri ile pay geri alımı konularında somut uygulama alanı bulmaktadır. Şirket esas sözleşmesi hazırlanırken TTK Madde 329 kapsamındaki emredici hükümlere tam uygunluğun sağlanması zorunludur; aksi hâlde tescil aşamasında ticaret sicili müdürlüğü re’sen itirazda bulunabilmekte, tescil reddedilebilmekte ya da sonradan açılacak iptal davalarına konu olabilmektedir.

TTK Madde 329’nin ihlali, anonim şirket hukukunda birden fazla düzeyde yaptırıma konu olabilmektedir. Emredici hükümlere aykırı şekilde alınan yönetim kurulu veya genel kurul kararları butlan müeyyidesiyle karşılaşmakta; bu kararların iptali için ilgili kararın alındığı tarihten itibaren belirlenmiş hak düşürücü süreler içinde dava açılması gerekmektedir. Yönetim kurulu üyelerinin özen ve bağlılık yükümlülüğünü ihlal etmesi hâlinde hem şirkete hem de pay sahiplerine karşı tazminat sorumluluğu doğmaktadır. Yargıtay’ın anonim şirket hukukuna ilişkin kararlarında TTK Madde 329 kapsamındaki usulsüzlüklerin ticaret sicili kayıtlarına yansımasından kaynaklanan sorunlar ve üçüncü kişilerin iyiniyetinin korunması meselesi titizlikle değerlendirilmektedir. Bu nedenle şirket esas sözleşmelerinin hazırlanmasında, yönetim kurulu kararlarının alınmasında ve sermaye işlemlerinde söz konusu hükme tam uygunluğun her aşamada denetlenmesi zorunludur.