TTK ▸ Madde 406
Madde 405
MADDE 406

I) Topluluk ilişkileri için özel denetçi denetimi

Madde 407

TTK 406. Madde

(1)

a) Denetçi, şirketin hâkim şirketle veya topluluk şirketleriyle ilişkileriyle ilgili olarak sınırlı olumlu görüş veya kaçınma yazısı yazmışsa

b) Yönetim kurulu, şirketin topluluk tarafından, bazı belirli hukuki işlemler veya uygulanan önlemler dolayısıyla kayba uğratıldığını ve bunlar dolayısıyla denkleştirme yapılmadığını açıklamışsa, herhangi bir pay sahibinin istemi üzerine, şirketin merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesi tarafından şirketin, hâkim şirketle veya hâkim şirkete bağlı şirketlerden biriyle olan ilişkisini incelemek üzere özel denetçi atanabilir.

TTK 406. Madde Gerekçesi

Hüküm bir taraftan Tasarının 403 üncü, diğer taraftan da 199 uncu maddesi ile ilgilidir. Denetçinin sınırlı olumlu görüş veya kaçınma yazısı yazmasına şirketin hakim şirketle veya topluluk şirketlerinden biri ile ilişkileri sebep oluşturabilir. Söz konusu ilişkiler kanunlara aykırı bulunabilir; bu ilişkilerden şirket kayba uğradığı halde bu paysahiplerinden saklanmış olabilir veya yönetim kurulu kayba işaret edip denkleştirme tazminatının ödenmediğini ifade etmiş olabilir. Durumun açıklığa kavuşturulması için her paysahibine özel denetçi atanması hakkını tanıyan bu hüküm yeni ve güçlü bir bireysel hakkı öngörmüştür. Genel kurulun talebi reddetmesi mümkün değildir. Öğreti ve mahkeme hukuku bu hakkın niteliğini ortaya koyacaktır. Özel denetçiye ilişkin 438 ve devamındaki madde hükümlerinin kıyas yolu ile buraya da uygulanması uygundur.

Açıklama

TTK Madde 406, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun bağımsız denetim ve denetçilere ilişkin sistematik düzenlemeleri çerçevesinde topluluk ilişkileri için özel denetçi denetimi konusunu ele almaktadır. Anonim şirket denetim rejimiyle ortaya çıkan denetçi bağımsızlığı, hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleri bu hükmün normatif temelini oluşturmaktadır. 1/6/1989 tarihli 3568 sayılı Serbest Muhasebeci Mali Müşavirlik ve Yeminli Mali Müşavirlik Kanunu ile Kamu Gözetimi Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu düzenlemeleri de bu maddenin yorumlanmasında belirleyici bir işlev görmektedir.

Uygulamada TTK Madde 406, anonim şirketlerin denetim sürecinde denetçinin görev ve sorumluluklarını somutlaştırmaktadır. Denetçinin bağımsızlığını tehlikeye atan durumlarda görevden alınması, denetim raporlarının içeriği ve zamanında hazırlanması ile şirket bilgilerine erişim hakkı bu çerçevede değerlendirilen başlıca konulardır. Bağımsız denetim kuruluşları ile denetçi gerçek kişilerin görev sürelerine ilişkin rotasyon kuralları ve denetim sözleşmesinin feshi, uygulamada sık karşılaşılan hukuki sorunlar yaratmaktadır. Öte yandan denetçinin sır saklama yükümlülüğü ile bilgi paylaşım yükümlülüğü arasındaki çatışmalar da bu madde hükmünün kapsamında ele alınmaktadır. Küçük ve orta büyüklükteki şirketlerin bağımsız denetim kapsamına alınmasıyla birlikte denetçi ilişkilerinin yönetimi önem kazanmış; denetçi atama ve görevden alma prosedürleri şirket yönetişiminde belirleyici bir yer edinmiştir.

TTK Madde 406’ye aykırı davranan denetçiler hem hukuki hem de disiplin sorumluluğuyla karşı karşıya kalmaktadır. Denetim raporunun gerçeğe aykırı ya da eksik hazırlanması, şirkete, pay sahiplerine ve üçüncü kişilere verilen zararı kapsar nitelikte tazminat yükümlülüğü doğurabilmektedir. Kamu Gözetimi Kurumu’nun denetçiler hakkında yaptırım uygulama yetkisi, bu sorumluluğu kamusal bir boyuta taşımaktadır. Yargıtay, denetçinin sır saklama yükümlülüğünü yorumlarken kamuoyunu aydınlatma yükümlülüğünü de gözetmekte; her iki yükümlülük arasındaki dengenin somut olayın koşullarına göre kurulması gerektiğini vurgulamaktadır. Denetçinin bağımsızlığını zedelediği saptanan ilişki ve çıkar bağları derhal bildirilmeli; bu yükümlülüğün yerine getirilmemesi hem KGK disiplin cezasına hem de şirkete karşı tazminat davasına zemin hazırlamaktadır.

Madde 405
MADDE 406

I) Topluluk ilişkileri için özel denetçi denetimi

Madde 407