TTK ▸ Madde 713

TTK 713. Madde

(1) Vadede poliçe ödenmemişse hamil, cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş olan diğer kişilere başvurabilir.

(2) Hamil;

a) Kabulden tamamen veya kısmen kaçınılmış,

b) Poliçeyi kabul etmiş olsun olmasın, muhatap iflas etmiş veya bir ilamla ispatlanmamış olsa da sadece ödemelerini tatil etmiş veya aleyhindeki herhangi bir icra takibi semeresiz kalmış

c) Kabul için arz edilmesi menedilen bir poliçenin düzenleyeni iflas etmiş, olursa vadenin gelmesinden önce de aynı başvurma hakkını haizdir.

TTK 713. Madde Gerekçesi

6762 sayılı Kanunun 625 inci maddesinden dili güncelleştirilerek ve ikinci fıkrada şıklar, (a), (b) ve (c) altında yazılarak Tasarıya alınan bu maddenin kaynağı CBA’nın 43 üncü maddesidir. İsv. BK’nın 1033 (2)/2 nci hükmün Fransızcasında ödemelerin tatil edildiğinin bir mahkeme kararıyla belirlenmiş olmasından sözedilmiştir. Hükmün Almanca metninde bulunmayan bu şartın Türk sistemine uymadığı, çünkü ödemelerin tatilinin karara bağlanacağı bir davanın veya başka bir usulün bulunmadığı belirlenerek mevcut metin değişiklik yapılmadan Tasarıya yansıtılmıştır.

Açıklama

Poliçenin vadesinde ödenmemesi veya kabulden kaçınılması, hamile senet üzerinde imzası bulunan diğer borçlulara yönelme imkânı tanır. TTK Madde 713, hamilin başvurma (müracaat) hakkının genel çerçevesini çizerek bu hakkın kime karşı ve hangi koşullarda kullanılacağını belirler. Hüküm, kaynağını 6762 sayılı Kanunun 625 inci maddesi ile Cenevre Birliği Anlaşmasının 43 üncü maddesinden alır. Müracaat borçlularının teselsülünü düzenleyen TTK m. 724 ve protesto hükümleriyle birlikte uygulanması gereken bu kural, kambiyo senetlerindeki güvence işlevinin temelini oluşturur. Gerekçede, kaynak metnin Fransızcasında aranan mahkeme kararı şartının Türk sistemine uymadığı, zira ödemelerin tatilinin karara bağlanacağı bir usulün bulunmadığı belirtilerek metnin uyarlandığı açıklanmıştır.

İşleyiş bakımından hamil, vadede poliçe ödenmemişse cirantalara, düzenleyene ve poliçe dolayısıyla taahhüt altına girmiş diğer kişilere başvurabilir. İkinci fıkra ise vadeden önce başvuru imkânı tanıyan istisnaî hâlleri sayar: kabulden tamamen veya kısmen kaçınılması; muhatabın iflas etmesi, ödemelerini tatil etmesi ya da aleyhindeki icra takibinin semeresiz kalması; kabul için arzı yasaklanmış poliçenin düzenleyeninin iflas etmesi. Bu hâllerde hamilin alacağını tehlikede gören kanun koyucu, vadeyi beklemeden müracaat hakkı tanır. Hamilin yükümlülüğü, bu koşulları protesto veya iflas kararı gibi belgelerle ispatlayarak başvuruda bulunmaktır. Böylece alacağın güvencesi, borçlunun mali çöküşü belirginleştiği anda devreye girer.

TTK Madde 713 ile tanınan müracaat hakkı, poliçenin teminat fonksiyonunu hayata geçiren mekanizmadır; ödememe veya kabulden kaçınma kanıtlandığında hamil, tek bir borçluya değil zincirdeki tüm imza sahiplerine yönelebilir. Gerekçede de belirtildiği üzere, ödemelerin tatili Türk sisteminde ayrı bir mahkeme kararına bağlanmamış, muhatabın fiilen ödemelerini durdurması yeterli görülmüştür. Örneğin muhatabın iflasının açılması hâlinde hamil, vadeyi beklemeksizin cirantalara başvurarak alacağını güvenceye alabilir. Yargıtay uygulaması, vadeden önce başvuru için aranan koşulların belgeyle ispatlanmasını ve süresinde protesto çekilmesini, müracaat hakkının korunmasının ön şartı olarak kabul etmektedir. Bu yönüyle hüküm, hamile hem zamanında hem de seçimlik biçimde hareket etme serbestisi tanıyan güçlü bir koruma sağlar.