TTK 747. Madde
(1) Suretin, senet aslının kimin elinde bulunduğunu göstermesi gerekir. Senet aslını elinde tutan kişi, bunu, suretin yetkili hamiline teslim ile yükümlüdür.
(2) Teslimden kaçınılması hâlinde hamil; ancak istemine rağmen senet aslının kendisine teslim edilmediğini bir protesto ile tespit ettirdiği takdirde, suretin cirantalarına ve suret üzerine aval veren kişilere karşı başvurma haklarını kullanabilir.
(3) Senedin aslı, suretin düzenlenmesinden önce en son olarak aslına yazılmış olan cirodan sonra “buradan itibaren ancak suret üzerine yazılacak cirolar geçerlidir” kaydını veya buna benzer bir kaydı içerirse, bundan sonra senedin aslına yazılacak cirolar geçersizdir.
TTK 747. Madde Gerekçesi
Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 659 uncu maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.
Açıklama
Poliçenin suret yoluyla dolaşıma sokulması, kıymetli evrak hukukunun aslî nüsha ile sureti birbirinden ayıran düzenine dayanır. TTK Madde 747, suret üzerine yapılan işlemlerin geçerli bir başvuru zincirine bağlanabilmesi için aslî senedin nerede ve kimin elinde bulunduğunun şeffaf biçimde belli olmasını şart koşar. Hüküm, poliçeye ilişkin suret rejimini düzenleyen önceki maddelerle birlikte okunur ve aslı elinde tutan kişiye bir teslim borcu yükler. Böylece suret hamilinin yetkisi kâğıt üzerinde havada kalmaz; aslî senede ulaşma imkânı somut bir yükümlülükle güvence altına alınır. Düzenleme, 6762 sayılı eski Kanunun 659 uncu maddesinin dili güncellenerek aktarılmış hâlidir.
Uygulamada suretin üzerinde, senet aslının kimde olduğunu gösteren bir kayıt bulunur. Aslı elinde tutan kişi, suretin yetkili hamili kendisine başvurduğunda senedi teslim etmek zorundadır. Teslimden kaçınılırsa hamilin başvuru hakları kendiliğinden doğmaz; hamilin önce aslın kendisine verilmediğini protesto ile saptaması gerekir. Bu protesto tutulduğunda hamil, yalnızca suret üzerine ciro koyan cirantalara ve suret üzerine aval veren kişilere karşı başvurma hakkını kullanabilir. Maddenin üçüncü fıkrası ise bir geçiş kaydını düzenler: senedin aslına, suret düzenlenmeden önceki son cirodan sonra ‘buradan itibaren ancak suret üzerine yazılacak cirolar geçerlidir’ kaydı konulmuşsa, bu kayıttan sonra asla yazılan cirolar geçersizdir. Bu kayıt, dolaşımın suret üzerinden yürümesini hukuken kanalize eder.
Bu kuralların ihlali, hamili ciddî bir hak kaybıyla karşı karşıya bırakır. Protesto tutulmadan başvuru hakkı kullanılamayacağı için, aslî senet teslim edilmediğinde gerekli tespiti yaptırmayan hamil, suret cirantalarına ve aval verenlere rücu edemez. Aynı şekilde geçiş kaydından sonra asla yazılan ciroya güvenen kişi, hukuken korunmayan bir hak iddia etmiş olur. Örneğin bir poliçe sureti üzerinden tahsilat zinciri kuran bir hamil, aslını elinde tutan tacirin senedi vermemesine rağmen protesto çekmezse, vade gününde borçluya ve suret cirantalarına başvurduğunda istemi reddedilebilir. Bu nedenle suretle çalışan ticari işlemlerde, aslın teslim talebinin ve teslimden kaçınmanın protesto ile belgelenmesi pratik bir zorunluluktur; aksi hâlde TTK Madde 747 ile tanınan başvuru imkânı kullanılamaz hâle gelir.
