TTK ▸ Madde 834

TTK 834. Madde

(1) Umumi mağazalara tevdi edilen mal ve hububat karşılığında verilen makbuz senedinin aşağıda yazılı kayıtları içermesi gereklidir:

a) Tevdi edenin adı, mesleği, yerleşim yeri.

b) Tevdinin yapıldığı umumi mağazanın ticaret unvanı ile merkezi.

c) Tevdi olunan malların cins ve miktarı ile nitelik ve değerinin bilinmesi için açıklanması gereken hususlar.

d) Tevdi olunan malların tabi olması gereken, resim, harç ve vergilerin ödenip ödenmediği ve sigorta edilip edilmediği.

e) Ödenmiş veya ödenecek ücretler, giderler.

f) Senedin kimin adına veya emrine düzenleneceğini gösteren bir ibare.

g) Umumi mağaza sahibinin imzası.

TTK 834. Madde Gerekçesi

Bu madde, 6762 sayılı Kanunun 746 ncı maddesinden, dili güncelleştirilerek aynen alınmıştır.

TTK 834. Madde Açıklaması

TTK Madde 834, makbuz senedi ve varant hukuku alanında makbuz senedi konusunu düzenlemektedir. Söz konusu hüküm, TTK kapsamında makbuz senedi ve varant belgelerine ilişkin makbuz senedi meselesini düzenlemektedir. Bu belgeler, özellikle tarım ürünleri ve sanayi mallarının depolanarak finansmana konu edilmesinde kullanılan kıymetli evrak niteliğindedir. Madde, 6762 sayılı eski TTK ile benzer bir yaklaşım sergilemekte; depo işletmecisi, mevdi sahibi ve kredi veren kuruluş arasındaki üçlü hukuki ilişkiyi dengeli biçimde düzenlemektedir. Makbuz senedi ve varantın birlikte ya da ayrı ayrı kullanılabilmesi, bu belgelere özgü ticari esnekliğin hukuki temelidir. Lisanslı depoculuk uygulamalarının yaygınlaşmasıyla birlikte bu maddenin uygulama alanı önemli ölçüde genişlemiş; finans sektörüyle tarım hukukunun kesişim noktasında kritik bir rol üstlenmiştir.

Uygulamada TTK Madde 834 kapsamında öne çıkan başlıca sorun, makbuz senedi ile varantın ayrılması hâlinde alacaklının haklarının korunmasındaki güçlüklerdir. Varantı elinde bulunduran alacaklı ile makbuz senedi hamilinin çıkarları zaman zaman çatışabilmektedir. Depo işletmecisinin her iki belge hamilini birbirinden bağımsız biçimde tanımak zorunda olması, özellikle iflâs ve haciz durumlarında ciddi pratik sorunlara neden olmaktadır. Uygulamada özellikle rehin hakkının kurulması ve satışının gerçekleştirilmesi aşamalarında makbuz senedi ilkesine sıkı sıkıya uyulması, tarafların haklarını güvence altına almak açısından zorunludur.

TTK Madde 834 kapsamındaki yükümlülüklere aykırılık, senet hamilinin depo edilmiş mal üzerindeki haklarını yitirmesi ya da rehin alacaklısının satış hakkının engellenmesi gibi ağır sonuçlar doğurabilmektedir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi, makbuz senedi ve varant uyuşmazlıklarında belgelerin devir zincirini ve depo sözleşmesinin koşullarını birlikte incelemektedir. Bu madde kapsamındaki güvence mekanizmaları, özellikle tarım sektöründe uygulanan lisanslı depoculuk sisteminin hukuki altyapısını pekiştirmektedir. Finansman aracı olarak makbuz senedi ve varantın etkin kullanımı, ancak ilgili TTK hükümlerine tam uyum sağlandığında mümkün olmaktadır. Tarafların uzman hukuki danışmanlık alması, risklerin önceden yönetilmesi bakımından kaçınılmazdır. Uygulamada bu maddenin gereği gibi yorumlanabilmesi için TTK’nın sistematik bütünlüğü içinde ilgili emredici hükümlerin birlikte değerlendirilmesi zorunludur.

Açıklama

TTK Madde 834, umumi mağazalara tevdi edilen mal ve hububat karşılığında düzenlenen makbuz senedinin zorunlu içeriğini sayan şekle ilişkin bir hükümdür. Madde, senedin kıymetli evrak niteliği kazanabilmesi için taşıması gereken kayıtları yedi bent hâlinde belirler: tevdi edenin adı, mesleği ve yerleşim yeri; mağazanın ticaret unvanı ile merkezi; malların cins, miktar, nitelik ve değerinin anlaşılması için gerekli açıklamalar; resim, harç ve vergilerin ödenip ödenmediği ile sigorta durumu; ödenmiş veya ödenecek ücret ve giderler; senedin kimin adına ya da emrine düzenlendiğini gösteren ibare ve nihayet mağaza sahibinin imzası. Bu kayıtlar, senedin temsil ettiği malın kimliğini ve hukuki durumunu belirginleştirir.

Makbuz senedi, depoda saklanan malın mülkiyetini temsil eden bir kıymetli evrak olduğundan, sayılan unsurların eksiksiz yer alması senedin dolaşım ve teminat işlevinin önkoşuludur. Mağaza işleticisi, her tevdi işleminde senedi bizzat imzalayarak ve özellikle malın cinsini, miktarını ve değerini açık biçimde yazarak düzenlemekle yükümlüdür; vergi ve sigorta durumuna ilişkin kaydın bulunması, senedi devralacak kişinin mal üzerindeki yükleri öngörebilmesini sağlar. Senedin emre yazılı düzenlenmesi hâlinde ciro yoluyla devri mümkün olur ve makbuz senedi, varantla birlikte ele alındığında malın hem mülkiyetinin hem de rehin değerinin senetler üzerinden tedavülünü mümkün kılar.

Maddede öngörülen kayıtların eksikliği, senedin hukuki değerini doğrudan etkiler; TTK Madde 833 ile birlikte değerlendirildiğinde, şekil şartlarına uymayan bir makbuz senedi kıymetli evrak sayılmaz ve yalnızca teslim alma makbuzu hükmünde kalır. Örneğin malların değerini veya mağaza sahibinin imzasını içermeyen bir senet, ciro edilse dahi devralana senede dayalı mülkiyet sağlamaz; uyuşmazlık hâlinde hamil ancak temin edebildiği genel ispat araçlarıyla hak iddia edebilir. Yargıtay, makbuz senedine ilişkin uyuşmazlıklarda senedin zorunlu unsurlarını taşıyıp taşımadığını öncelikle inceleyerek, eksik senedin kıymetli evraka bağlanan sonuçları doğuramayacağını kabul etmektedir. Bu nedenle malları tevdi eden tacir, senedin her bendinin eksiksiz doldurulmasını talep etmekte hukuki yarara sahiptir.