TTK 877. Madde
(1) Taşıyıcı, taşıma aracındaki arızaya, taşıtı kiraladığı kişinin onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna dayanarak sorumluluktan kurtulamaz.
TTK 877. Madde Gerekçesi
Bu hükmün kaynağı CMR’nin 17 (3). maddesi hükmüdür. Madde taşıyıcının sorumluluktan kurtulamayacağı iki hali hükme bağlamıştır. Bunlardan birincisi taşıma aracındaki arızadır. Ziya, hasar veya gecikme, araç arızasından doğmuşsa, sorumlu olan taşıyıcıdır. Taşıyıcı araç arızasını kendisinin riziko alanı dışında sayamaz. Bunun sebebi 863 üncü maddede yer alan taşıyıcılık işletmesinin sahip olması gerekli ve önlemlerini almakla yükümlü bulunduğu taşıma güvenliği (“işletme güvenliği”) ilkesidir. Güvenli taşımaya elverişli bir araçla taşımayı gerçekleştirmek, taşıyıcının yükümlülüğüdür. Bu güvenlik, taşıtın sadece kendisine özgülenemez. Tüm teknik tesisatlar, yağ pompası, amortisör, araç kutusu gibi bütünleyici parçalar (TMK m. 684) ile eklentiler (TMK m. 686) de kavrama dahildir. Taşıma aracının uygun olup olmadığı ve buna bağlı olarak arıza da sözleşmeye göre belirlenmelidir. Sözleşmede öngörülmemişse veya taşımanın niteliği doğal olarak 878 inci maddenin birinci fıkrasının (d) bendi hükmü dolayısıyla gerektirmiyorsa, soğutma, ısıtma ile ısıya ve neme karşı özel tesisatlar hükmün uygulama alanı içinde değildir. İspat yükü taşıyıcıdadır. İkinci olarak taşıyıcı, aracı kiraladığı kişinin veya onun çalışanlarının kusuruna dayanarak da sorumluluktan kurtulamaz. Yabancı ve yerli öğretide “kiralayan” işletme sahibi, araç malikini, malik olmayan zilyedi kapsayacak şekilde geniş yorumlanır. Önceki taşıyıcının da bu maddenin kapsamında olup olmadığı, yargı kararları ile öğreti tarafından belirlenecektir. Hükümdeki “çalışanlar” (servant/Bediensteten) kaynağın Almanca metninde bulunmayan, İngilizcesinde ise “agents” şeklinde ifade edilen “temsilciler” de hükme eklenmiştir.
Açıklama
TTK Madde 877, taşıyıcının sorumluluktan kurtulamayacağı belirli hâlleri düzenleyerek, taşıma aracındaki arıza ile aracı kiraladığı kişinin kusuruna dayanılarak sorumluluğun bertaraf edilmesini engeller. Kaynağını CMR’nin 17. maddesinin üçüncü fıkrasından alan hüküm, taşıyıcının zıya, hasar veya gecikmeyi araç arızasına ya da taşıtı kiraladığı kişinin, onun temsilcilerinin veya çalışanlarının kusuruna bağlayarak sorumluluğundan sıyrılamayacağını kesin biçimde öngörür. Bu kural, 863. maddede ifadesini bulan ve taşıyıcılık işletmesinin sağlamakla yükümlü olduğu taşıma güvenliği ilkesinin doğrudan bir uzantısıdır; güvenli taşımaya elverişli bir araçla taşımayı gerçekleştirmek taşıyıcının asli yükümlülüğüdür.
Hükmün işleyişinde araç güvenliği geniş yorumlanır. Taşıma aracının elverişliliği yalnızca aracın gövdesiyle sınırlı değildir; teknik tesisat, yağ pompası, amortisör, fren düzeni gibi bütünleyici parçalar (TMK m. 684) ile eklentiler (TMK m. 686) de bu kavrama dahildir. Aracın uygunluğu ve dolayısıyla arızanın varlığı sözleşmeye göre belirlenir; sözleşmede özel olarak öngörülmemiş ve taşımanın niteliği gerektirmiyorsa, soğutma, ısıtma veya neme karşı özel tesisatlar bu hükmün kapsamı dışında kalır. Aracı kiraladığı kişi bakımından da kanun geniş bir çevreyi sorumluluk alanına sokar; öğretide kiralayan kavramı işletme sahibini, araç malikini ve malik olmayan zilyedi kapsayacak şekilde anlaşılır. Önceki taşıyıcının da bu kapsamda olup olmadığı, yargı kararları ve öğreti tarafından belirlenecek bir mesele olarak bırakılmıştır. Hükümde geçen çalışanlar ifadesi, kaynağın İngilizce metnindeki temsilcileri de içerecek şekilde genişletilmiştir. Bu hâllerin varlığına ilişkin ispat yükü taşıyıcıya aittir.
Bu düzenlemenin sonucu, taşıyıcının kendi egemenlik alanındaki teknik ve insani unsurları kendi riziko alanı dışında sayarak sorumluluktan kaçmasının önüne geçilmesidir. Taşıyıcı, aracın arızasını veya kiraladığı kişinin kusurunu üçüncü kişiye yükleyerek zarardan kurtulamaz; bu unsurlar onun işletme güvenliği yükümlülüğünün içindedir. Örneğin fren sisteminin arızalanması nedeniyle yükün hasar görmesi hâlinde taşıyıcı, arızanın kiraladığı araçtan kaynaklandığını ileri sürerek sorumluluğunu reddedemez. Yargıtay’ın taşıma sorumluluğuna ilişkin kararlarında, TTK Madde 877 kapsamında araç ayıplarının ve kiralanan araca bağlı kusurların taşıyıcının riziko alanında sayıldığı ve bunların sorumluluktan kurtulma sebebi oluşturmadığı kabul edilmektedir.
