TBK ▸ Madde 495

TBK 495. Madde

Çeviri hakkının yayımcıya geçebilmesi, bunun sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına bağlıdır.

TBK 495. Madde Gerekçesi

Tasarının tek fıkradan oluşan 495 inci maddesinde, çeviri hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 379 uncu maddesinin kenar başlığında kullanılan “VII. Tercüme hakkı” şeklindeki ibare, Tasarıda “VII. Çeviri hakkı” şeklinde değiştirilmiştir

818 sayılı Borçlar Kanununun 379 uncu maddesinin “Hilâfı şart edilmedikçe, tercüme hakkı müellifte veya halefinde mahfuz kalır.” şeklindeki olumsuz ifadeli metni, Tasarıda “Çeviri hakkının yayımcıya geçebilmesi, bunun sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına bağlıdır.” şeklinde ve olumlu ifadeye dönüştürülmüştür.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 495. maddesi, yayım sözleşmesinde çeviri hakkının yayımcıya geçebilmesi için açık bir sözleşme hükmü aranmasını düzenler. Tek fıkradan oluşan bu kısa ama kritik hüküm, eser sahibinin fikri mülkiyet haklarının korunmasının somutlaşmış bir örneğidir.

Madde, "Çeviri hakkının yayımcıya geçebilmesi, bunun sözleşmede açıkça belirtilmiş olmasına bağlıdır." şeklinde kaleme alınmıştır. Bu hüküm, yayım sözleşmesinin kural olarak sadece orijinal dildeki yayını kapsadığını; başka dillere çeviri hakkının ayrıca açık olarak düzenlenmediği sürece yayımcıya geçmeyeceğini ifade eder.

Bu kural, yayımlatma hakkının geçişinin "sözleşmenin ifasının gerektirdiği ölçü ve süreyle" sınırlı olmasını düzenleyen TBK m.489/I ilkesinin çeviri hakkı özelinde kanunlaştırılmış biçimidir. Ayrıca FSEK m.52’deki "hakların ayrı ayrı gösterilmesi" şartıyla uyumludur.

Çeviri hakkının özellikleri:

Çeviri, eserin başka bir dile aktarılmasıdır ve FSEK m.6/1-I uyarınca "işleme eser" kategorisinde yer alır. Çeviri sadece mekanik bir kelime değişimi değil; dilsel, kültürel ve sanatsal bir yeniden yaratım sürecidir. Bu nedenle çeviri hakkı, orijinal yayın hakkından bağımsız ve ekonomik olarak önemli bir haktır.

Çeviri hakkının ayrı olarak değerlendirilmesinin gerekçeleri: (1) Farklı dil pazarları, farklı ekonomik değerlere sahiptir. Türkçe bir eserin İngilizce, Çince, Fransızca, Arapça çevirileri ayrı pazarlar oluşturur. (2) Çeviri kalitesi, eserin başarısını doğrudan etkiler; yanlış yapılmış çeviri eser sahibinin itibarını zedeleyebilir. (3) Her dil için farklı yayımcıyla anlaşma yapma imkânı, eser sahibinin ekonomik çıkarını maksimize eder.

"Açıkça belirtilmiş olması" şartının anlamı: Sözleşmede çeviri hakkına ilişkin hüküm mutlaka bulunmalıdır. Genel ifadelerle ("tüm haklar devredilir", "her türlü yayım hakkı yayımcıya aittir") çeviri hakkı yayımcıya geçmez. Çeviri hakkının kapsamı (hangi dillere, hangi süreyle, hangi bölgeler için) sözleşmede ayrıntılı olarak düzenlenmelidir.

Yazılı şekil şartı da burada geçerlidir (TBK m.488 ve FSEK m.52). Çeviri hakkı devri yazılı olmalı ve devredilen hakların kapsamı açıkça belirtilmelidir.

Çeviri hakkının kapsamı düzenlenmesinde dikkat edilecek hususlar:

(1) Hangi dillere çeviri: "İngilizce", "Almanca, Fransızca, İspanyolca", "tüm Avrupa dilleri", "tüm diller" gibi tanımlamalar kullanılabilir. Genel ifadeler uygulamada daraltıcı yorumlanabileceği için spesifik listeleme daha güvenlidir.

(2) Çeviri hakkının süresi: Orijinal yayım süresi ile aynı veya farklı olabilir. Bazı durumlarda orijinal yayım 5 yıl, çeviri hakkı 10 yıl gibi farklı süreler kararlaştırılabilir.

(3) Alt lisans hakkı: Yayımcı kendisi çeviri yapmayabilir; çeviri yetkisini başka yayımcılara devredebilir mi? Bu konu açıkça düzenlenmelidir.

(4) Çevirmen seçimi: Eser sahibinin çevirmen seçimine katılım hakkı veya veto hakkı olup olmayacağı belirtilir.

(5) Çeviri kalitesi: Çevirinin orijinal eserin niteliğini koruyacak biçimde yapılması, kalite standartları, gözden geçirme süreçleri düzenlenir.

(6) Telif ücreti: Çeviri satışlarından elde edilecek gelirin eser sahibi ile yayımcı arasındaki paylaşımı ayrıca kararlaştırılır.

Çeviri hakkı sözleşmede açıkça düzenlenmemişse bu hak eser sahibinde kalır. Eser sahibi, yayımcıyla ilişkisinden bağımsız olarak çevirmenlerle veya başka yayımcılarla çeviri sözleşmesi yapabilir. Yayımcının bu konuda itirazı, yasal dayanaktan yoksundur.

Ancak bazı durumlarda hakların genel yorumu üzerinden çeviri hakkının dolaylı devri tartışma konusu olabilir. Örneğin "eserin tüm fikri mülkiyet haklarıyla birlikte devredildiği" ifade edilmişse, bazı yargısal görüşler bu kapsamda çeviri hakkının da dahil olduğunu ileri sürebilir. Ancak Yargıtay uygulaması, eser sahibinin korunması amacıyla çeviri hakkının açık düzenleme olmaksızın geçmediğini kabul etmektedir.

Uygulamada uluslararası yayıncılık pazarında çeviri hakları büyük bir değere sahiptir. Best-seller bir kitabın çeviri hakları, orijinal yayın ücretinden daha yüksek gelir sağlayabilir. Edebi ajanlar, çeviri haklarının pazarlanması ve lisanslanması konusunda önemli rol oynar. Yazarlar ve yayıncılar, çeviri hakları konusunda dikkatli sözleşme yapma gerekliliği konusunda bilinçlidirler; modern yayın sözleşmeleri çeviri haklarını detaylı biçimde düzenler.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-495/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık