TBK ▸ Madde 501
Madde 500
MADDE 501

Sipariş üzerine yayım sözleşmesi

Madde 502

TBK 501. Madde

I. Bir veya birkaç kişi, yayımcının belirlediği plana göre bir eser meydana getirmeyi üstlenirlerse, sadece sözleşmeyle kararlaştırılan ücrete hak kazanırlar.

II. Bu durumda, sözleşme konusu mali haklar yayımcıya ait olur.

TBK 501. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 501 inci maddesinde, yayımcının plânına göre eser meydana getirilmesinin sonuçları düzenlenmektedir. 818 sayılı Borçlar Kanununun 385 inci maddesinin kenar başlığında kullanılan “D. Naşirin planı dairesinde eser telifi” şeklindeki ibare, Tasarıda “E. Yayımcının plânına göre eser meydana getirilmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

DOKUZUNCU BÖLÜM

Vekâlet İlişkileri

818 sayılı Borçlar Kanununda “On Üçüncü Bap / Alelıtlak vekâlet” şeklindeki üst başlık, Tasarıda “Dokuzuncu Bölüm / Vekâlet İlişkileri” şeklinde değiştirilmiştir.

BİRİNCİ AYIRIM

Vekâlet Sözleşmesi

818 sayılı Borçlar Kanununun 386 ncı maddesiyle başlayan “Birinci Fasıl / Vekâlet” şeklindeki alt başlık, Tasarıda “Birinci Ayırım / Vekâlet Sözleşmesi” şeklinde değiştirilmiştir.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 501. maddesi, yayım sözleşmesinin alışıldık tipinden farklı özel bir biçimini düzenler: Yayımcının belirlediği plana göre eser meydana getirilmesi. İki fıkradan oluşan madde, "sipariş üzerine yayım" olarak da anılan bu özel yayım biçiminde hak ve ücret dengesini farklı bir şekilde kurar.

Birinci fıkra, bir veya birkaç kişinin yayımcının belirlediği plana göre bir eser meydana getirmeyi üstlenmeleri hâlinde, sadece sözleşmeyle kararlaştırılan ücrete hak kazanacaklarını düzenler. Bu hüküm, klasik yayım sözleşmesinden iki kritik noktada ayrılır.

Klasik yayım sözleşmesinde (TBK m.487 vd.) eser sahibi, kendi inisiyatifi ve yaratıcılığıyla oluşturduğu eseri yayımcıya sunar; yayımcı bunu kabul eder ve yayımlama süreciyle ilgilenir. Bu ilişkide eser sahibi fikir ve sanat eserinin "yaratıcısı" olarak haklarına tam sahiptir.

Sipariş üzerine yayım sözleşmesinde ise süreç tersten işler. Yayımcı önce eserin planını belirler: Konu, kapsam, hacim, yaklaşım, hedef kitle, dili gibi unsurları yayımcı tespit eder. Daha sonra bu plana uygun eser oluşturmak üzere bir veya birkaç kişiyle anlaşır. Anlaşanlar (yazarlar, araştırmacılar, katkıcılar) belirlenen plana göre eseri üretir.

Bu yapıda eser aslında yayımcının projesi niteliğindedir; katkıcılar bu projenin belirli yönlerini yerine getirenlerdir. Bu nedenle onlar "eser sahibi" sıfatıyla değil; "ücret karşılığı katkı sağlayan kişi" sıfatıyla hareket ederler.

"Sadece sözleşmeyle kararlaştırılan ücrete hak kazanırlar" ifadesi önemlidir. Bu kişiler: – Klasik yayım sözleşmesindeki gibi satış hacmine bağlı telif ücreti almazlar (aksi sözleşmede kararlaştırılmadıkça). – Eser üzerinde mülkiyet haklarını kullanma yetkisine sahip değildirler. – Sözleşmede kararlaştırılan sabit ücreti veya ödeme planını alırlar; bu kadardır.

İkinci fıkra, bu durumda sözleşme konusu mali hakların yayımcıya ait olacağını düzenler. Bu hüküm, katkıcıların fikri mülkiyet haklarının kapsamına yönelik kritik bir düzenlemedir.

Mali haklar kavramı FSEK m.21-25 kapsamında belirlenmiştir: Çoğaltma hakkı, yayma hakkı, umuma iletim hakkı, işleme hakkı gibi ekonomik değeri olan haklar. Bu haklar, sipariş üzerine yayım sözleşmesinde kural olarak yayımcıya geçer. Katkıcılar mali haklardan yararlanma yetkisine sahip olmazlar; yayımcı tek başına bu hakları kullanır.

Ancak manevi haklar (FSEK m.14-17) kural olarak katkıcılarda kalır. Manevi haklar devredilemez niteliktedir; eser üzerinde isminin belirtilmesi, bütünlüğünün korunması, topluma sunulma zamanının belirlenmesi gibi haklar eser sahibinin şahsına bağlıdır. Sipariş üzerine yayımda bile, katkıcının isminin belirtilmesi manevi hak olarak korunur; ancak bu sözleşmeyle özel olarak düzenlenebilir.

Sipariş üzerine yayım sözleşmesinin tipik örnekleri:

(1) Ansiklopedi çalışmaları: Yayımcı ansiklopedinin konu başlıklarını, hacmini, standartlarını belirler; çeşitli akademisyenler kendi uzmanlık alanlarındaki maddeleri yazar.

(2) Ders kitapları: Yayımcı müfredat ve pedagojik yaklaşımı belirler; eğitimciler bölümleri yazar.

(3) Referans eserleri: Sözlükler, el kitapları, mesleki rehberler gibi eserlerde yayımcı yapıyı kurar, katkıcılar içeriği sağlar.

(4) Dizi yayınlar: Belirli bir dizi için yayımcı konsepti belirler; farklı yazarlar dizi kitaplarını üretir.

(5) Akademik derleme kitaplar: Yayımcı veya editör temayı belirler; farklı yazarlar makaleleri katkıda bulunur.

Bu yapı birçok pratik avantaj sağlar: Yayımcı açısından öngörülebilir maliyet (sabit ücret), haklar üzerinde tam kontrol, zamansal planlama imkânı. Katkıcılar açısından ise eser satış riskinden bağımsız garanti ücret, araştırma projesine katılım imkânı, mesleki prestij kazanma.

Bununla birlikte katkıcılar için dezavantajlar da vardır: Eser başarılı olursa satış gelirinden pay alamama, mali haklardan mahrum olma, eser içeriği üzerinde belirleyici etkiye sahip olmama.

Sözleşme şeklinde FSEK m.52 paralelinde yazılı şekil şartı uygulanır ve mali hakların açıkça belirtilmesi gerekir. Modern sipariş sözleşmelerinde genellikle "work for hire" benzeri bir yapı benimsenir; hakların yayımcıya geçişi detaylı biçimde düzenlenir.

Uygulamada akademik yayıncılık, ders kitabı üretimi, referans eser hazırlama, kurumsal yayın projelerinde bu madde sıkça uygulanır. Türkiye’de TÜBİTAK, Diyanet, üniversite yayınevleri gibi kurumların sipariş yayım sözleşmeleri bu kapsamda değerlendirilir.

Madde 500
MADDE 501

Sipariş üzerine yayım sözleşmesi

Madde 502