TBK 594. Madde
I. Asıl borçlu, anaparanın veya yarım yıllık döneme ait faizin ödenmesinde ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinde altı ay gecikirse, alacaklının durumu kefile bildirmesi gerekir. İstek hâlinde alacaklı, her zaman asıl borcun kapsamı hakkında kefile bilgi vermek zorundadır.
II. Asıl borçlunun iflasına karar verilmiş veya borçlu konkordato istemişse alacaklı, alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorundadır. Alacaklının, borçlunun iflas ettiğini veya borçluya konkordato mehli verildiğini öğrendiği anda, durumu kefile bildirmesi gerekir.
III. Alacaklı, yukarıdaki fıkralarda öngörülen gereklerden birini yerine getirmezse, bundan dolayı kefilin uğradığı zarar miktarınca ona karşı haklarını kaybeder.
TBK 594. Madde Gerekçesi
818 sayılı Borçlar Kanununun 502 nci maddesini kısmen karşılamaktadır.
Tasarının üç fıkradan oluşan 594 üncü maddesinde, alacaklının borçlunun borcu ödemekte gecikmesini bildirmesi ile iflâs ve konkordato durumlarında alacağını kaydettirme zorunluluğu düzenlenmektedir.
818 sayılı Borçlar Kanununun 502 nci maddesinin kenar başlığında kullanılan “4. Borçlunun iflâs masasına alacaklının müracaatı” şeklindeki ibare, Tasarıda, “f. Bildirim, iflâsta ve konkordatoda kayıt” şeklinde değiştirilmiştir.
Maddenin birinci fıkrasına göre, asıl borçlu, anaparanın veya yarım yıllık döneme ait faizin ödenmesinde ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinde altı ay gecikirse, alacaklı durumu kefile bildirmek zorundadır. Aynı fıkra uyarınca, istek hâlinde alacaklı, her zaman asıl borcun durumu hakkında kefile bilgi verecektir.
Maddenin ikinci fıkrasına göre, asıl borçlunun iflâsına karar verilmesi veya borçlunun konkordato istemesi durumunda alacaklı, alacağını kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak zorundadır. Bu durumda alacaklı, borçlunun iflâs ettiğini veya borçluya konkordato mehli verildiğini öğrendiği anda, durumu kefile bildirecektir.
Maddenin son fıkrasında ise, alacaklının, yukarıdaki fıkralarda öngörülen gereklerden birini yerine getirmemesi hâlinde, bundan dolayı kefilin uğradığı zarar miktarınca ona karşı haklarını kaybedeceği belirtilmiştir.
Maddenin düzenlenmesinde, kaynak İsviçre Borçlar Kanununun 505 inci maddesi göz önünde tutulmuştur.
Açıklama
Türk Borçlar Kanunu’nun 594. maddesi, alacaklının kefile karşı bilgi verme ve özen yükümlülüğünün somut görünümlerinden biri olan bildirim ödevini, asıl borçlunun iflası veya konkordato istemesi hallerinde alacağın kaydettirilmesi zorunluluğunu ve bu yükümlülüklere aykırılığın yaptırımını düzenlemektedir. Hüküm, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 502. maddesini kısmen karşılamakta olup kaynak İsviçre Borçlar Kanunu’nun 505. maddesi esas alınarak kaleme alınmıştır. Kefil, asıl borç ilişkisinin tarafı olmadığından borçlunun ödeme durumuna ilişkin güncel bilgiye kural olarak sahip değildir; bu bilgi asimetrisinin kefilin aleyhine sonuç doğurmasını önlemek amacıyla kanun koyucu alacaklıya aktif bir bildirim yükümlülüğü yüklemiştir. Birinci fıkra uyarınca asıl borçlu, anaparanın veya yarım yıllık döneme ait faizin ödenmesinde ya da yıldan yıla yapılması öngörülen anapara ödemelerinde altı ay gecikirse, alacaklı durumu kefile bildirmek zorundadır. Altı aylık süre sınırı, kısa süreli gecikmelerin her seferinde bildirimi gerektirerek bürokratik bir yük oluşturmasını engellerken, kronikleşen temerrüt durumlarında kefilin zamanında bilgilendirilmesini güvence altına alır. Aynı fıkra uyarınca alacaklı, kefilin istemi halinde her zaman asıl borcun kapsamı hakkında bilgi vermekle yükümlüdür; bu düzenleme, kefilin ikincil yükümlünün yapabileceği planlamalar ve rücu hakkının korunması için güncel bilgiye erişimini güvenceye alır. İkinci fıkra, asıl borçlunun iflasına karar verilmesi veya konkordato istemesi halinde alacaklıya iki ayrı yükümlülük yükler: birincisi alacağını iflas masasına veya konkordato komiserliğine kaydettirmek ve haklarının korunması için gerekeni yapmak, ikincisi ise iflas veya konkordato mehli verildiğini öğrendiği anda durumu kefile bildirmektir. Alacaklının alacağını kaydettirme yükümlülüğü, kefilin ödeme yaptıktan sonra halefiyet yoluyla iflas masasına karşı ileri süreceği hakların muhafazası için zorunludur; aksi halde kefil ödemeyi yapsa bile iflas prosedüründeki pay edinme imkânını yitirir. Üçüncü fıkra, alacaklının yukarıdaki fıkralarda öngörülen yükümlülüklerden birini yerine getirmemesi halinde, bundan dolayı kefilin uğradığı zarar miktarınca ona karşı haklarını kaybedeceğini hükme bağlar. Bu yaptırım mutlak bir borçtan kurtulma değil, kefilin ispat edeceği zarar kadar sorumluluğun azalması şeklindedir; kefilin bildirim yapılsaydı ödemeyi erken gerçekleştireceği, rehinden daha fazla yararlanacağı, iflas masasına zamanında müracaat ederek daha yüksek bir paya ulaşacağı gibi zararları gündeme gelebilir. Yargıtay 19. Hukuk Dairesi uygulamasında, alacaklının bildirim yükümlülüğünü ihlali nedeniyle kefilin uğradığı zararın somut olarak ispatlanması gerektiği, soyut bir iddianın sorumluluğun azalması için yeterli olmadığı kabul edilmektedir. Madde, kefalet ilişkisinin taraflar arasında güvene dayalı bir ilişki olduğu anlayışını teyit etmekte ve alacaklının sırf kendi menfaatini gözeten pasif bir tutumdan uzak durmasını gerekli kılmaktadır.
