TBK ▸ Madde 539

TBK 539. Madde

I. Komisyoncu, ücretinin ödenmesini kendisine verilen işi yapınca isteyebileceği gibi, işin yapılmaması vekâlet verene yükletilebilen bir sebepten kaynaklanması hâlinde de isteyebilir.

II. Komisyoncu, başka sebeplerle işin yapılamaması durumunda, ancak emeğinin yerel âdete göre belirlenecek karşılığını isteyebilir.

TBK 539. Madde Gerekçesi

Tasarının iki fıkradan oluşan 539 uncu maddesinde, komisyoncunun komisyon ücreti isteme hakkı düzenlenmektedir.

818 sayılı Borçlar Kanununun 423 üncü maddesinin kenar başlığında kullanılan “2. Komisyon ücreti / a) İstemek hakkı” şeklindeki ibareler, Tasarıda “2. Komisyon ücreti / a. İsteme hakkı” şekline dönüştürülmüştür.

818 sayılı Borçlar Kanununun 423 üncü maddesinin ikinci fıkrasında kullanılan “lâzım gelen tazminatı” şeklindeki ibare, Tasarıda “belirlenecek karşılığını” şeklinde değiştirilmiştir.

Metninde yapılan arılaştırma dışında, maddede 818 sayılı Borçlar Kanununa göre bir hüküm değişikliği yoktur.

Açıklama

Türk Borçlar Kanunu’nun 539. maddesi, komisyoncunun komisyon ücretine hak kazanma koşullarını düzenlemektedir. Maddenin birinci fıkrasına göre komisyoncu, ücretinin ödenmesini kendisine verilen işi yapınca isteyebileceği gibi, işin yapılmaması vekâlet verene yükletilebilen bir sebepten kaynaklanması hâlinde de isteyebilir. İkinci fıkrada ise başka sebeplerle işin yapılamaması durumunda komisyoncunun ancak emeğinin yerel âdete göre belirlenecek karşılığını isteyebileceği hükme bağlanmıştır. Düzenleme, 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 423. maddesinin karşılığıdır.

Birinci fıkranın ilk ihtimali, komisyon ücretine hak kazanmanın temel kuralını ortaya koyar: İşin yapılmış olması. Alım veya satım işleminin gerçekleştirilmesiyle birlikte komisyoncu ücretine hak kazanır. Bu kural, komisyon sözleşmesinin sonuç borcu doğuran yapısıyla örtüşür. Komisyoncunun emek sarf etmesi tek başına yeterli değildir; işlemin tamamlanması, yani alım hâlinde malın satın alınması, satım hâlinde malın satılması aranır. İşlemin ne zaman tamamlanmış sayılacağı sözleşmenin konusu ve ticari teamüle göre belirlenir; menkul kıymetlerde borsa işleminin gerçekleşmesi, taşınır mallarda satış sözleşmesinin kurulması genellikle yeterli kabul edilir.

Birinci fıkranın ikinci ihtimali, işin yapılamamasının vekâlet verene yükletilebilir bir sebepten kaynaklanması hâlini düzenler. Vekâlet verenin sözleşmeyi haksız biçimde feshetmesi, talimatını geri alması, malı komisyoncuya teslim etmemesi, vekâlet vermekten vazgeçmesi ya da kusurlu davranışıyla işlemin gerçekleştirilmesini engellemesi bu kapsamda değerlendirilir. Kanun koyucu bu durumda komisyoncuyu, işi fiilen yapmış gibi tam ücrete hak kazanmış sayarak korumakta; vekâlet verenin keyfi müdahalelerle komisyoncunun emeğinin karşılıksız kalmasına sebep olmasını engellemektedir. Buradaki ‘yükletilebilirlik’ kriteri geniş yorumlanır ve kusur koşulu aranmaz; vekâlet verenin egemenlik alanında kalan her türlü engel bu kapsamda değerlendirilebilir.

İkinci fıkra, işin yapılamamasının başka sebeplere dayanması hâlini düzenler. Burada işin gerçekleşmemesi ne komisyoncunun ne de vekâlet verenin kusurundan kaynaklanmaktadır; piyasa koşullarının değişmesi, alıcı bulunamaması, beklenen fiyat seviyesine ulaşılamaması, mücbir sebep gibi objektif nedenler söz konusudur. Bu durumda komisyoncu tam ücrete hak kazanamaz; ancak sarf ettiği emeğin yerel âdete göre belirlenecek karşılığını isteyebilir. Bu hüküm, komisyoncunun tamamen boş yere emek sarf etmesini önlemekle birlikte, işlem gerçekleşmediğinden tam ücret talebinin de yerinde olmayacağı dengesini gözetmektedir.

Yerel âdete göre belirlenecek karşılık ifadesi, hâkime somut olayın özelliklerini değerlendirme yetkisi tanır. Hâkim, komisyoncunun harcadığı zaman ve emek miktarını, sarf ettiği özeni, başvurduğu araçları, piyasadaki benzer işlemler için ödenen ücretleri ve bulunulan yerdeki teamülleri birlikte değerlendirerek uygun bir bedel takdir eder. Ticaret ve sanayi odalarının tarifeleri, meslek kuruluşlarının belirlediği ortalama ücretler ve bilirkişi raporları bu takdirde önemli başvuru kaynaklarıdır.

Uygulamada hüküm, özellikle borsa aracı kurumlarının müşterilerle ilişkilerinde, gayrimenkul dışı ticari komisyonculukta ve emtia piyasalarında sıklıkla gündeme gelmektedir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi kararları, işin yapılamamasının sebebinin kime yükletilebileceği konusunda sıkı bir inceleme yapmakta; ispat yükünün tam ücret talep eden komisyoncuda olduğunu vurgulamaktadır. Madde, komisyoncunun ekonomik güvencesi ile vekâlet verenin çıkarları arasında hassas bir denge kurmaktadır.

Kaynak: https://mehmettokar.av.tr/tbk-madde/madde-539/ — © Tokar Hukuk Danışmanlık